Me Consultancy Kurucusu Murat Erdör ile e-ticaret ve e-ihracatı konuştuk

Günümüzde e-ticaret hepimizin hayatına girmiş durumda. İnternetten yaptığımız alışverişler ile ilgili hem tüketici olan bizlerin hem de üreticilerin bilmesi gereken önemli noktalar var. Me Consultancy Kurucusu Murat Erdör, Egehaber.com Genel Yayın Yönetmeni Cumhur Küçükkahveci ile keyifli, bir o kadar bilgilendirici özel bir röportaj gerçekleştirdi. İşte çağın en büyük katkısı oturduğun yerden istediğini al, istediğini sat sloganıyla yola çıkan e-ticaret hakkında bilmeniz gerekenler.

EKONOMİ 11.10.2019, 10:31 11.10.2019, 11:11
Me Consultancy Kurucusu Murat Erdör ile e-ticaret ve e-ihracatı konuştuk

Ekonomideki dalgalanmalar ile birlikte  son dönemin popüler konusu olan e-ihracat gündemden düşmüyor. Her firma ürünlerini yurtdışına satmak ve farklı pazarlar yaratmak istiyor ama neye nereden başlayacağını bilmiyor. e-tcaret uluslaraarası ticaret arenasını da içinde barındırdığı için son yıllarda oldukça fazla rağbet görüyor. Hepimiz aklımızdan geçen ne kadar ürün ve hizmet varsa e- ticaret ayrıcalığıyla üreticiysek satabiliyor, tüketiciysek internetten ihtiyacımız olana cevap veren bir ürünü satın alıp hayatımıza katabiliyoruz. İşte burada söz e-ticaret denince ülkemizde adı çok geçen bir isme,  Me Consultancy Kurucusu Murat Erdör'e düşüyor. Egehaber.com Genel Yayın Yönetmeni Cumhur Küçükkahveci'nin  Me Consultancy Kurucusu Murat Erdör ile yaptığı özel röportajımıza haberimizin detayında yer veriyoruz.

- Murat Erdör Kimdir? Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

Aslen Ankaralıyım, TED Ankara Koleji ve Bilkent Üniversitesi mezunuyum. 20 senelik kurumsal hayatım boyunca yerli ve yabancı şirketlerde çalıştıktan sonra Me Consultancy adlı firmamı kurup eğitim, etkinlik ve danışmanlık konularında hizmet vermeye başladım.

- Dijital çağda yaşıyoruz. Futuristler geleceğin geldiğini söylüyor. Halen savaşlar petrol üzerine yapılırken, gerçekten dijital çağa geçtik mi?

Artık yeni petrol data, elindeki datayı iyi yönetebilen, buna göre aksiyon alabilen ön plana çıkacak. Etrafınıza bakın, sabahları artık taksi durağından değil cep telefonunuzdaki bir aplikasyondan taksi çağırıyorsanız, akşam köşedeki bakkal Ahmet abiden sipariş vermek yerine bir aplikasyondan sipariş veriyorsanız, şehir içi ulaşımda kullanılan scooter'lar ile alakalı her işlemi telefonunuzdaki uygulamadan yapıyorsanız sanırım bir şeylerin değişmiş olduğuna kanaat getirmiş olursunuz.

- Türkiye'de dijital ticaretin geleceği hakkında neler söyleyebilirsiniz? Üreticilere neler tavsiye edersiniz?

İnsanlar artık ürünlerini online kanallardan satmaya başladı. Kimisi Instagram, kimisi web sayfası kimisi ise pazar yeri diye tabir edilen yerlerden ürettiklerini sattığı gibi başkasının malını satanlarda var. Son 5 senede %35 büyüme oranları ile giden e-ticaret sektöründe perakendenin e-ticaretteki payı %5'ler civarında olduğunu düşünürsek hala çok potansiyel var. Üretici firmalar yeni gelen kuşaklara hitap edebilmek istiyorlarda dijital kanallarda olmalı ve  ürünlerini online kanallarda da satmaları gerekiyor, aksi takdirde uzun vadede kaybolup giderler.

- Türkiye için e-ihracatın önemini biliyoruz. Bu konuda üreticiler nelere dikkat etmeli?

Üreticilerin öncelikle şunu anlaması lazım, her ürün illa her ülkeden talep görecek diye bir şey yok. Üretici firmalarla yaptığımız sohbetlerde genellikle ürünlerin Türklerin çok yaşadıkları yerler olan Almanya, Hollanda gibi ülkelere göndermek istediklerine şahit oluyoruz, bu da bence yanlış bir düşünce. Hangi ülkede ürünleri için potansiyel var, vergi mevzuatları nasıl, yurtdışındaki pazarlama faaliyetleri nasıl olacak bunları da düşünmelerinde fayda var.

- Türk ürünleri e-ihracat açısından dünya pazarına açılmayı hakediyor mu? Hangi standartlarda üretilmiş ürünler e-ihracat için uygun?

Ülkemizde çok iyi kalitede üretilen ürünler var, çoğu firmanında yurtdışına e-ihracat yaptığını biliyoruz, mesela Denizli'deki bir sürü havlu üreticisi mallarını Amazon'da çok güzel satıyor, tekstil firmaları farklı ülkelere e-ihracat yapıyor. Standartlardan ziyade yurtdışına uygun fiyatlarla satabileceğiniz ürünler e-ihracat için uygun diyebiliriz. 

- E-ihracat'ta Çin ve Hindistan açık ara önde gidiyor. Türkiye olarak devletin bu konuyu desteklediğini de biliyoruz. Ama henüz çok başarılı satış yapan üreticileri duymuyoruz. Bireysel satış yapan çok insan var. Üreticiler yeterli satış hacminin oluşmadığını söylüyorlar. Hatta çoluk çocuğun elinde bu işler diyen üreticiler var. Neler söyleyebilirsiniz?

Çin, ABD'nin kendisine uyguladığı yaptırımlardan dolayı son dönemlerde bu konuyla alakalı sıkıntılar yaşıyor, bizimde ülke olarak bunu iyi değerlendirip e-ihracata daha fazla öncelik vermemiz gerekiyor. Hala istenen boyutlara ulaşmamış olabiliriz ama gittiğim gördüğüm yerlerde özellikle Kobilerin bununla alakalı inanılmaz istekli olduklarını görüyorum. Ülkemizde konuyla alakalı 2 sene öncesine kadar seminer bile yapılmazken şimdi bununla alakalı neredeyse her hafta bir etkinlik bir eğitim yapılıyor. Devletinde verdiği teşvikler sonrası e-ihracat konusunda güzel adımlar atılacağına inanıyorum.

- Profesyonel yardım almadan üreticiler e-ihracat departmanı oluşturabilirler mi? Basic bir e-ticaret sitesi ile başlanabilir mi?

E-ihracat denen şey kolay değil tabi ki, her şeyden önce ülkelerin gümrük mevzuatlarına, ödeme sistemleri yöntemlerine, lojistik sistemlerine hakim olması lazım. Bununla alakalı da şirket içinde bir departman yoksa dışarıdan profesyonel destek alınmasında fayda var. E-ticaret yapmadan direkt e-ihracat yapmak isteyenleri görüyoruz, benim onlara tavsiyem önce bir web sayfası açmaları oluyor. E-ticaret altyapısı alarak zaten hem ülkemizde hem de yurtdışındaki pazarlarda satış yapmanız mümkün.

- Türkiyedeki e-ticeret pazaryerlerinin e-ticaretin gelişmesine verdiği katkılar hakkında neler söyleyebilirsiniz? Verdikleri hizmet kalitesini de değerlendirerek cevap alabilir miyiz?

Bir e-ticaret sitesinin bilinir olması, trafik alması zaman alan bir şeydir, yani siz ayakkabı satan bir online satış markasıysanız arama motorunda ayakkabı yazıldığında ilk sayfalarda çıkmanız ilk zamanlarda çok zordur, bu anlamda web sayfanıza düşük trafik gelir ama pazar yerleri pazarlama için çok para harcadıklarından çok fazla trafik alırlar ve sizde bundan faydalanıp burada satış yapabilirsiniz. Benim tavsiyem sadece pazar yeri ile ilerlemek yerine hem e-ticaret sitesi hem pazar yeri ile ilerlenmesini öneririm. Zamanla markanız bilinir olduğunda sadık müşterileri web sayfanıza çekmeniz gerekmektedir çünkü her satıştan zaten düşük karlar elde edilirken birde pazar yerine ödenen komisyonlarla sürdürülebilir bir yöntem olmayacaktır. 

- E-ticaret işinde en önemli sorun kargo. Bu konuda neler söylemek istersiniz?

Kargoyla alakalı çok sıkıntılar yaşanıyor ama eskisine göre çok büyük ilerlemeler kaydettiklerini de söyleyebiliriz. Üyesi olduğum bir sürü Whatsapp grubunda illa ki her gün bir kargo şirketiyle alakalı şikayet okuyorum. Bunun oturması zaman alacak, hatta bazı şirketler kendi dağıtım firmalarını kuruyor. Kargo firmaları e-ticaretin büyüdüğü kadar kendilerini büyütemediler, daha doğrusu bu sektöre özel çözümler üretemediler, altyapıda hala sıkıntılar var ama eminim yakın zamanda çok daha iyi olacaklardır.

- Sosyal Medya konusunda Türkiye'nin ve dünyanın geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Türkiye biliyorsunuz sosyal medya kullanım oranlarında dünyanın en önde gelen ülkelerinden birisi, yurtdışındaki firmaların da bu dikkatini çektiğinden ülkemize bazı konularda yatırımlar yapıyorlar. Burada önemli olan ne tip içeriklerin üretildiği ve tüketildiği, maalesef ülkemizde tüketilen içeriklerin kalitesi düşük, inşallah eğitim seviyesinin artmasıyla beraber daha kaliteli içerik tüketilir ve buna bağlı olarak da iyi içeriklerin sayısında artış olur. Geleceğe baktığımızda şu anda kullandığımız sosyal medya platformlarının güvenlik ile alakalı sıkıntılar yaşadıklarını gözlemliyoruz, hem ülkemizde hem de dünyada bununla alakalı endişeler dile getiriliyor ama gene de kullanmaya devam ediyoruz. Yakın dönemde yepyeni sosyal medya kanalları göreceğimizi düşünüyorum, zaten başladı da, daha niş daha kişiye özel.

- Gençlere hatta 9-15 yaş arasındaki çocukların sosyal medya kullanımında ciddi tehlikeler olduğu söyleniyor. Bu konuda sizin görüşünüz nedir?

Her şeyin aşırısı zararlı, gençler bu platformlarda geçirdikleri zamanın yarısını kitap okumaya ayırsalar ülke şahlanır, başka bir şey söylemeye gerek yok sanırım. Şiddet dolu içeriklerin yayınlanmasını ve paylaşılmasını doğru bulmuyorum, bu tip şeyler özellikle bu yaş grubu için zararlı olabilir. Gençler o yaşta idollerini arıyorlar ve o dönem popüler olan neyse onu takip ediyorlar ve takip ettikleri kişi saçma sapan şeyler yapıyorsa işte bu tehlike arz edebilir.

- Sizinle sohbet etmek çok keyifli oldu. Ege Haber okuyucularına iletmek istediğiniz bir mesajınız var mı?

Öncelikle çok teşekkür ederim zaman ayırdığınız için. Değerli okuyucularınıza güzel bir gün dilerken teknolojinin nimetlerinden faydalanmalarını öneriyorum. Biliyorsunuz İzmir'de dün akşam E-Ticaret Sohbetleri adlı bir etkinlik yaptık, bugünde E-Ticarete Başlıyorum adlı bir eğitim programı düzenledik, inanılmaz bir ilgi ile karşılandık, bu anlamda herkese çok teşekkür ederim. 

- İnsanlar yaptığınız etkinlikleri nereden takip edebilirler?

http://muraterdor.eventbrite.com sitesinden etkinliklerimizi, www.faydaliegitimler.com adresinden eğitimlerimizi, www.muraterdor.com adresinden de günlük gelişmeleri takip edebilirler. Ayrıca www.youtube.com/muraterdor adresini takibe alırlarsa her hafta yüklenen videoları izleme şansını elde ederler.

Yorumlar (0)