Yükseköğretim Kurumu Sınavı (YSK) sistemi değişecek mi? YÖK Başkanı Saraç açıkladı

Yükseköğretim Kurumu Sınavı (YSK) sistemi değişecek mi? Yeni Eğitim Sistemi'ne geçilmesinin ardından milyonlarca öğrencinin merak ettiği soruya Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK) Başkanı Yekta Saraç açıklık getirdi. İşte detaylar

EĞİTİM 29.05.2019, 11:20 29.05.2019, 11:29
Yükseköğretim Kurumu Sınavı (YSK) sistemi değişecek mi? YÖK Başkanı Saraç açıkladı

Yükseköğretim Kurumu Sınavı'na (YSK) ilişkin sistem değişikliği olacak mı? sorusuna Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç son noktayı koydu.

ŞU AN GÜNDEM DE YOK !

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, Yükseköğretim Kurumları Sınavı'na (YKS) ilişkin bir sistem değişikliğinin  şu an gündemlerinde olmadığını bildirdi.

Saraç, Türkiye'de eğitim gören uluslararası öğrencilere yönelik dün düzenlediği iftarın ardından eğitim muhabirleriyle sohbet toplantısı  gerçekleştirdi.

Yeni lise modelinin açıklanmasının ardından YKS'de bir değişikliğin  olup olmayacağı yönündeki tartışmalara değinen Saraç, bu konuda bazı basın  kuruluşlarına bir açıklama yaptıklarını hatırlattı.

BU SİSTEM OLUMLU SONUÇLAR GETİRDİ

Bu açıklamalarında söz konusu değişiklik ile ilgili bilimsel çalışma  ya da raporun Milli Eğitim Bakanlığından kendilerine ulaşmadığına vurgu  yaptıklarını aktaran Saraç, "YKS'nin TYT oturumunda sayısal ve sözel  okuryazarlığın sorgulandığı bir sistem getirdik. Bu sistem olumlu sonuçlar  üretti." değerlendirmesinde bulundu.

DEĞİŞİKLİK YAPILMAYACAK

"Üniversite giriş sistemlerinin gökten inmiş kurallar, kanunlar  olmadığına" vurgu yapan Saraç, "Ama bunların gerekliliklerinin bilimsel olarak  ispatlanması ve kamuoyunun da içine sinmesi lazım. Şu an sistem değişikliği  gündemimizde yok. Bunun olması için herhangi bir sebep görmüyoruz." dedi.

Yükseköğretime giriş sistemlerinin sosyal adalet ve fırsat eşitliğini  temin etmesi gerektiğine işaret eden Saraç, "Eğitim öğretimin bütününde olduğu  gibi yükseköğretimde de 'piyasa' şartlarının egemen olmamasını istiyoruz. Eğitim  öğretim, ana gövde olarak kamusal bir hizmettir. Bu bağlamda, mezunlarını 4-5  sene sonra göreceğimiz bilinmezliklerle dolu bir sisteme ilişkin bir süreç  başlatmamız aklen, bilimsel olarak mümkün değil." ifadelerini kullandı.

Milli Eğitim Bakanlığının lise çıktısının yükseköğretimin girdisi  olacağını dile getiren Saraç, "Bu girdi ile ilgili planlamayı o çıktıya göre  yapabiliriz. Şu an o çıktıyı görmüyoruz. Şu an gündemimizde sistem değişikliği  yok." diye konuştu.

"Yeni lise tasarımı ilk mezunlarını 2024'te verecek. Bu kapsamda o yıl  üniversite sınavı değişecek mi" şeklindeki soru üzerine Saraç, "TYT'de sözel ve  sayısal okuryazarlık getirdik. YÖK olarak en azından ben ve ekibimiz, bundan  vazgeçilmesi için bir neden görmüyoruz. Ne pedagojik ne bilimsel bir neden  görüyoruz ama müfredatla ilgili bir değişiklik söz konusu olursa bu ikinci aşama  olan AYT'ye elbette yansır. O zamanki duruma bakılır ve değerlendirilir." vurgusu  yaptı.

Üniversite giriş sistemlerinde, genel yetenek ağırlıklı bir model  dışında müfredattan soru sorma oranının yüzde 99'un üzerinde olduğunu aktaran  Saraç, "Sınavlarda zaten müfredattan soru soruluyor. Yükseköğretime giriş sistemi  her zaman için lise eğitimini destekleyici olmak durumundadır. Burada bir sıkıntı  yok." şeklinde konuştu.

"YENİ LİSE TASARIMINI İRDELEYEREK BİR GRUP OLUŞTURMAK İSTİYORUZ"

Saraç, "Yeni lise tasarımı ile alakalı eğitim bilimcilerinden bir grup  oluşturmayı ve bu tasarımı irdelemelerini istiyoruz. Yeni sistemin eğitim  öğretime katkısı, uygulanabilirliği, muhtemel uygulama ile ilgili sorunlar  olabilir mi ve bu hususları da Milli Eğitim Bakanlığına iletelim ve onların da  yararına olsun diye düşünüyoruz. Bu tasarımın bu tarzda bilimsel çalışmaya konu  olması gerektiğini düşünüyoruz. Böyle bir inceleme ve irdelemenin yapılmasında  yarar görüyoruz." değerlendirmesini yaptı.

Milli Eğitim Bakanlığı ve YÖK'ün farklı yetki alanları bulunduğuna  dikkati çeken Saraç, bu yetki alanlarına girmeden süreçleri sürdüreceklerine  inandıklarını, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk'un da son açıklamalarında bu  hususa vurgu yaptığını dile getirdi.

YKS ile pek çok düzenleme yapıldığını, soru başına sürenin  artırıldığını hatırlatan Saraç, şöyle konuştu:

"Dolayısıyla bunlardan vazgeçilmesini istemiyoruz. Yükseköğretim  sistemi, lise eğitimini desteklemek durumunda, lise eğitimi de yükseköğretimi  desteklemek durumunda. Yani üniversite giriş sınavında lise eğitiminin çıktısını  ve müfredatı ve sistemi dikkate alacağız. Bu konuda bir problem yok ama şu  aşamada yani 4-5 sene sonra doğacak çocuk için YÖK'ten don biçmesi beklenemez."

Sistemi bir bütün olarak algılamak gerektiğine değinen Saraç,  "Sistemin bir bütün halinde bir eğitim iklimi çerçevesinde değerlendirilmesi ve  kurgulanması lazım. Lise, aslında eğitimin zirvesidir. Lise eğitimi sağlam olursa  yükseköğretim güçlü olur. Ama lise eğitiminin de güçlü olması, kendisinden önceki  merhalelerin sağlam ve güçlü olmasına dayanır. Bunlar herhalde Milli Eğitim  Bakanlığında görüşülmüştür, tartışılmıştır, ondan sonra bu kurgu yapılmıştır diye  düşünüyoruz." ifadelerini kullandı.

"KALİTEYİ ARTIRICI TEDBİRLER AÇIKLAYACAĞIZ"

Yekta Saraç, yeni YÖK olarak yükseköğretim sistemine üniversitelerde  çeşitliliği getirdiklerini vurgulayarak, "Aynı şekilde, sisteme 'öncelikli  alanlar' diye bir kavram soktuk, terminolojiyi değiştirdik. Ülkenin öncelikli  alanlarındaki doktoralı insan kaynağını artırmak için yükseköğretim tarihinde ilk  defa ulusal ölçekte bir doktora programı başlattık." dedi.

Gelecek günlerde, üniversitelerde uygulamaya koyacakları kaliteyi  iyileştirici birtakım tedbirleri açıklayacaklarını bildiren Saraç,  "Açıklayacaklarımız hazırlıklarını uzun zamandır yürüttüğümüz ve bir kısmını  birkaç ay içinde hayata geçireceğimiz şeyler olacak. İleriye yönelik hayallerimiz  olmayacak, hayali olmayacak." şeklinde konuştu.

"EĞİTİM ÖĞRETİM KURAMLARLA DEĞİL EYLEMLERLE İYİLEŞECEK"

Saraç, 4 yıl önce 40 bin olan yabancı uyruklu öğrenci saysının 150  bine ulaşmasının tesadüf olmadığına işaret ederek, şöyle konuştu:

"Eğitim öğretimin kuramlarla değil eylemlerle iyileşeceğine  inanıyorum. Pratiğin de kendi içerisinde teorisini üreteceğine inanıyorum. Eğer  sırf teoride kalırsanız, bugün ve yarın için kayıp nesilleri göze almış  olursunuz. Teori, eylem, fiiliyat hemen ne yapılacaksa bugün yapılması lazım.  'Köklü değişiklikler' diyerek bir şeyi ötelemek eğitim öğretim için zarardır.  Onun için küçük küçük bugün için atabileceğimiz bir adım varsa bugün o adımları  atalım. Bu çeşitli lokal iyileştirmeler, bir noktadan sonra sistemin bütününe  yönelik bir iyileştirmeyi ortaya koyacak."

Yaptıkları ve yapacakları uygulamalarda kaliteyi önceledikleri için  Yükseköğretim Kalite Kurulunu (YÖKAK) kurduklarını belirten Saraç, aldıkları  kararların başka bir göz tarafından değerlendirilmesinin önemli olduğuna  inandıklarını söyledi.

"MESLEK İCRA SINAVININ GETİRİLMESİ GEREKTİĞİNE İNANIYORUZ"

Saraç, Türkiye'ye meslek icra sınavının getirilmesi ve bunun ilk  adımın hukuk fakülteleri için atılması gerektiğine inandıklarını dile getirerek,  "Mezun olanlara ve öğrencilere hiçbir mağduriyet oluşturmaksızın ve onları  kapsama almaksızın, yeni girecek öğrenciler için mezun olduktan sonra nesnel  kriterlere bağlı bir meslek icra sınavının yapılması hususunu yükseköğretimde çok  büyük atılım gerçekleştireceğine inanıyoruz. Bununla ilgili Sayın Adalet  Bakanımız ile Türkiye Barolar Birliği ile görüşüyoruz. Belli bir noktaya da  gelindi." açıklamasında bulundu.

Yorumlar (0)