ATATÜRK'ÇÜ OLABİLMEK 1. Bölüm

Biz Atatürk ile büyüdük. Daha doğrusu Onun fikirleri, yaptıkları ile ilgili kendi görüş ve direktifleri ve hakkında anlatılanlar ile büyüdük. Hayatımızın her anında resimleri ve heykelleri, vecizeleri ile gönlümüzde, aklımızda önemli bir yer işgal etti. Çocuk Mustafa, öğrenci, asker Mustafa Kemal, görev aldığı, savaştığı, Trablus, Makedonya, Çanakkale, Yıldırım Orduları, Milli Mücadele, Cumhuriyet ve Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK.

EGE HABER 07.11.2019, 13:12
ATATÜRK'ÇÜ OLABİLMEK 1. Bölüm

Sonra, Devletimizin ve Milletimizin içinde yaşadığı sıkıntılar, gönlümüzdeki yerini her gün dahada büyüttü. Her gün kendimize sorduk Onu gerektiği kadar tanıyor muyuz? Gördüğümüz ve kanaatimiz o ki tanımıyoruz ve maalesef üzerinden siyaset yapanlar, Atatürkçü olduklarını ifade edenlerin önemli bir kısmı dahil tanımıyorlar. Herkes kendine göre, kendi yorumuyla farklı bir Atatürk anlatıyor ve Ona dayanarak toplumu ötekileştirip ayrıştırıyorlar.
Sadece sloganlar ile, resimlerini asıp, anıtlar önünde saygı duruşunda bulunmak, rozetlerini taşımakla, sokaklarda Mustafa Kemal in askerleriyiz diye bağırmak ile Atatürkçü olunmuyor. Her biri bir parçasını almış, lehinde, lehinde gözükür iken aleyhinde ve aleyhinde yazıyorlar, nutuk atıyorlar. Hulasa demek ile olunmuyor. Atatürkçü olabilmek için her yönünü bilip, tanımak ve Onu bir bütün olarak görüp hazmetmek lazım diye düşünüyorum.


Bu yazı dizimizde Onu anılarla, söyledikleri ve yaptıkları ile daha iyi tanımaya çalışacağımızı umuyorum.
Yıl 1934. İtalya devlet başkanı faşist Mussolini, Antalya'nın İtalya'ya verilmesi yönünde demeçler veriyor, öğrencilere, Roma'daki Türk Büyük elçiliği önünde gösteriler yaptırıyor. O günlerde Atatürk, Ankara Palas ta İtalyan Büyük elçisinin yemekte olduğunu öğrenerek, kendisine bir masa hazırlattırıp oraya gidiyor.


Oturduktan sonra tercüman vasıta siyle, herkesin duyabileceği şekilde Büyük elçiye hitap ediyor.
-Antalyayı istiyormuşsunuz. Antalya, bizim İtalya'da ki Elçimizin cebinde değil ki çıkarıp versin. Antalya buradadır, Anadolu'da.. Niçin gelip almıyorsunuz? Ekselans Duçe'ye bir teklifim var: Ordusunu göndersin, dövüşelim. Kim kazanır ise, Antalya onun olur.
Büyük elçi, bu bir savaş ilanımı diye sorar.

-Hayır. Ben burada herhangi bir vatandaş gibi konuşuyorum. Türkiye adına savaş ilanına sadece Türkiye Büyük Millet Meclisi yetkilidir. Ama, şunu da hatırlatayım, Türkiye Büyük Millet Meclisi, zamanı gelince, benim gibi basit yurttaşların duygularını da göz önüne alır.
Büyük elçi için yemek bitmiştir, Atatürk'ü selamlayıp ayrılır.


Sonraki birkaç ay içinde Mussolini cüretini arttırır, Rodos adasına asker yığar ve bir gün İtalya Büyük elçisi Cumhurbaşkanı Atatürk ile görüşme talebinde bulunur, talep kabul edilir. Atatürk Büyük elçiyi günlük kıyafeti ile kabul ettikten sonra konuşmasına fırsat vermeden on dakika izin isteyip dışarı çıkar. Döndüğünde üzerinde Mareşal üniforması vardır.
-Buyurun sizi dinliyorum. der.
Büyükelçi:
-Ekselanslarına, Duce nin selamlarını ve iyi dileklerini takdim etmek için rahatsız etmiştim.
Der ve ayrılır. Ertesi gün Mussolini Rodostaki askerlerini çekmiş ve bir daha da Antalya ile ilgili isteklerinden söz etmemiştir. 

....Devam edecek

Yorumlar (0)