“Tarihe not düşen bir gazeteci”
Programda konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, tarihte önemli dönüm noktalarının olduğunu belirterek, “Biz de bugün burada, o dönüm noktasının gerçekleştiği yerde bulunmaktayız. Tarihimize ‘kurtuluşun ve kuruluşun şehri' olarak geçen bu şehirde, işgale karşı direncin ilk kıvılcımını çakan, ilk karşılığını veren Hasan Tahsin'i anmak için bir aradayız. Yazdığı yazılarla, yaptığı haberlerle tarihe not düşen bir gazetecidir” dedi
“Ülkemizin tarihinde her zaman hatırlanacak”
Hasan Tahsin'in, İzmir'in işgaline karşı tüm ulusun vicdanında oluşan tepkiyi, bir kurşuna döndüren kahraman olduğunu belirten Tugay, “Cumhuriyet’imizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk dört gün sonra 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkarak Kurtuluş Savaşı’mızı başlattı. O savaşın belki başladığı nokta olan İzmir'in liman bölgesi, bu alan Milli Mücadele'nin 9 Eylül'de yine burada Hükümet Konağı'na çekilen bayrakla sonuçlandığı yer olarak ülkemiz tarihinde her zaman hatırlanacak. Bu zafer ülkemizi Cumhuriyet'in kuruluşuna götürdü. O nedenle İzmir ilk işgale uğrayan ama aynı zamanda kurtuluş ateşinin ilk yakıldığı şehir. Ve kuruluşun şehri olarak ülkemizin gurur kentlerinden biri oldu. İzmir, özgürlük ve demokrasi mücadelesinin yapıldığı şehir oldu. İşte bu nedenle İzmir, Cumhuriyet’in yıkılmaz kalesidir” diye konuştu.“İlk kurşun karanlığa sıkıldı”
Hasan Tahsin'in sıktığı ilk kurşunun esarete atıldığını vurgulayan Tugay, sözlerini şöyle sürdürdü: “İzmirli gazeteciler ulusal bağımsızlık için canını feda eden, Milli Mücadele’yi başlatan meslektaşlarının izinden gittikleri için ne kadar gurur duysalar yeridir. Hasan Tahsin ilk kurşunu, karanlığa sıktı. Tıpkı bugün Hasan Tahsin’in izinden giden cesur gazetecilerin, karanlıkları kalemleriyle aydınlığa çıkarmaya çalışması gibi. Tüm baskılara, sansüre, ifade özgürlüğünü suç sayan zihniyete rağmen gerçekleri yazmaktan, söylemekten korkmayan gazeteciler gibi… Basın, bir ülkenin aydınlığıdır. Demokrasinin ön koşulu, özgür bir basına sahip olmaktır. Ancak basın özgürlüğü varsa o ülkede demokrasiden, insan haklarından, laiklikten, özgürlükten söz edebiliriz. Ne mutlu bize ki Cumhuriyet’in kalesi olan şehrimizde, bağımsızlığımız ve özgürlüğümüz için Hasan Tahsinlerin izinden yürüyen, gerekirse bunun için bedel ödeyen gazeteciler var. Ülkemizin demokrasi mücadelesinde, fikir ve ifade özgürlüğü için her daim gazetecilerle omuz omuza olmaya devam edeceğiz. Şehit gazeteci Hasan Tahsin’i saygıyla, rahmetle ve minnetle anıyorum. Gerçeklerin peşinde cesurca, Hasan Tahsin gibi korkmadan koşan, özgür basın için çalışan gazetecilere selam olsun




