DENİZCİLİK Köşesi

Ben denizi her zaman çok sevmişimdir. Açık konuşmak gerekirse denizin insana verdiği huzuru başka hiçbir yerde bulamıyorum. O yüzden yıllar içinde işimizin bu noktaya gelmesi, bugün 10 motoryatlık bir filoya sahip olmamız benim için sadece ticari bir başarı değil, aynı zamanda büyük bir keyif.

İnsanlar genelde deniz turizmini sadece tatil olarak görüyor ama işin içinde çok farklı duygular var. Denize çıkan insanın yüzü değişiyor. Daha sakin oluyor, daha mutlu oluyor. Günlük hayatın stresi bir anda geride kalıyor. Biz de tam olarak bunu yaşatmaya çalışıyoruz aslında.

Türkiye bu konuda gerçekten çok özel bir ülke. Öyle koylarımız, öyle sahillerimiz var ki dünyada birçok yerde yok. Bazen misafirlerimizle sohbet ederken onlar bile şaşırıyor bu güzelliklere. Biz de elimizden geldiğince bu deneyimi en güzel şekilde sunmaya çalışıyoruz.

Tabii denizcilik dışarıdan göründüğü kadar kolay bir iş değil. Çok dikkat isteyen, disiplin isteyen bir sektör. Güvenlik en önemli konu. Denizde her detayı düşünmeniz gerekiyor. Biz de yıllardır bu işi ciddiyetle yapıyoruz. Teknolojiye yatırım yapıyoruz, teknelerimizi sürekli yeniliyoruz, ekibimizi sürekli geliştiriyoruz.

Bir de şu var… Deniz insana sorumluluk da yüklüyor. Çünkü bu güzellikleri korumamız gerekiyor. Deniz temiz olacak ki yarın çocuklarımız da aynı güzellikleri görebilsin. Ben bu konuda herkesin daha hassas olması gerektiğini düşünüyorum.

Bugün dönüp baktığımda en mutlu olduğum anlar, misafirlerimizin memnun ayrıldığı anlar oluyor. Bazen tekneden inerken “İyi ki gelmişiz” diyorlar, işte bütün yorgunluk o anda gidiyor.

Ben denizciliğin Türkiye’de çok daha büyüyeceğine inanıyorum. Çünkü bizim ülkemizin bu konuda çok büyük bir potansiyeli var. Biz de elimizden geldiğince bu sektöre katkı sunmaya devam edeceğiz. Sonuçta deniz, insanı her zaman kendine çeken başka bir dünya.