Gündem

Cumhurbaşkanı Erdoğan 33 şehidimiz ile ilgili açıklama yaptı!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Dolmabahçe milletvekilleri ile bir araya gelerek İdlib'teki hain saldırıda 33 askerimizin şehit düşmesi ile ilgili açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Suriye’nin İdlib kentine yapılan hain hava saldırısında şehit düşen 33 kahraman askerimiz ile ilgili açıklama yapıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından satır başları:

Suriye meselesi Türkiye için asla bir macera veya sınırlarını genişletme çabası değildir. Gerek siyasette, gerek medyada ülkemizin Suriye’de yürüttüğü mücadelenin anlamını hala kavramayanlar bulunduğunu görüyoruz.

Karşımızdaki manzara gayet açık ve nettir. Türkiye yaklaşık 40 yıl boyunca bölücü terör örgütü kullanılarak enerjisi tüketilen bir ülke olmuştur. Biz bunu değiştirmek için birçok yol denedik.

Demokratikleşme hamlelerinden, büyük altyapı yatırımlarına uzanan bu adımların olumlu neticelerini de aldık. Geri kalmışlık sorunlarını çözerek Türkiye’yi bölünmez bir bütün haline getirdik.

Bundan 9 yıl önce ilan ettiğimiz 2023 hedeflerimiz çok önemli bir çıtaydı. Türkiye ekonomide ve demokraside şaha geçmişken, bir anda Gezi olaylarıyla başlayıp ardı arkası kesilmeyen iç ve dış sıkıntılarla karşı karşıya kaldık. Milletimiz oynanan oyunları gördü ve yanımızda yer aldı.

Elbette bedeller ödedik, hedeflerimize ulaşmada sıkıntılar yaşadık ama ülkemizin yere kapaklanmasına asla izin vermedik. 15 Temmuz, Türkiye’yi çökertme girişimlerinin zirvesiydi. Burdan sonuç çıkmayınca güney sınırımızdan ülkemizi kuşatmaya kalktılar.

Bezmi Alem Valide Cami’ni üç gün üç gece işgal ettiler. Orada bira şişelerini, bira kutularını topladık. Bunlar yaşandığı halde, güya bu ülkeyi sevdiklerini söyleyenler, ana muhalefetin başı bu gençleri aydınlık diye ilan ettiler. Bunlar aydınlık falan değil, bunlar aldatılmış gençler.

İDLİB MESELESİ
İdlib meselesi ise ülkemizi farklı bir şekilde köşeye sıkıştırmak ve diğer kazanımları elimizden almak için özellikle kışkırtılan bir konu olarak önümüze geldi. 4 milyon insan şu anda sınıra doğru harekete geçmiştir. Biz bütün bunlara yönelik bir güvenli bölge oluşturalım diye çalışmalar yapıyoruz. Bir taraftan Atme Kampı’nda bir yığılma var, öbür taraftan biz daha konforlu bir iskan bölgesi oluşturalım dedik.

“100 MİLYON EURO GÖNDEREYİM”
Merkel’e dedim ki, bak böyle bir durum var. Sizin bana verilmiş sözleriniz vardı. Şuraya gelin destek verin yapalım dedim. Söyleye söyleye en fazla 25 milyon avro ben de vereyim dedim. Sonra Kızılhaç’a vereceğini, oradan da Kızılay’a aktarılacağını söyledi. Dediler ki, bu rakam BM Mülteciler Başkomiserliği’ne gitmek durumundadır. Oradan Kızılhaç’a sonra Kızılay’a gidecek. Tabi böyle bir şey olmadı.

Aradım Şansölye’yi. Dedi ki para hazır. Paranız buraya gelmiyor dedim. Gönderecekseniz bu parayı direkt bize gönderin, ya da ben mültecileri size göndereyim ve 100 milyon euro göndereyim dedim.

“BİZE DİYORLAR SİZİN ORDA NE İŞİNİZ VAR”
Üç beş yaşındaki yavruların ne halde olduğunu izlemiyor musunuz dedim. E izliyorum. E o zaman bunu bir an önce göndermeniz lazım. Yani güvenmek mümkün değil. Hep söylüyorum ya biz kendi göbeğimizi kendimiz kesmeye mahkumuz. Sadece 3,7 milyon Suriyeliyi biz ülkemizde barındırıyoruz. Tabi yeni bir göç dalgasını kaldıracak durumda değiliz. Ayrıca İdlib’deki, onca insanı rejimin insafına terk etmek de bizim ne tarihimize ne inancımıza sığar. Bize diyorlar ki “Sizin orada ne işiniz var” Şu anda Suriye tabi ki diyorlar, işgal altındaki topraklarını korumak durumundadır. Bunu da çok açık net söyleyenlere söyledim. Dedim ki, kusura bakmayın; biz oraya Esed’in davetlisi olarak gitmedik. Biz oraya Suriye halkının davetlisi olarak gittik.

“TAMAM BU İŞ BİTTİ” DEMEDEN ÇIKMAYA NİYETİMİZ YOK
Suriye halkı “tamam bu iş bitti” demeden bizim oradan çıkma niyetimiz yok. Bunu da dedim özellikle bilmenizi istiyorum. dün sayın Putin’e de söyledim. “Sizin orada ne işiniz var” Üs kuracaksanız üssü yine kurun. Ama şu anda siz bizim önümüzden çekilin, rejimle baş başa bırakın. Biz gereğini yaparız. E tabi ona da “biz çekildik” diyemiyorlar. Menfaatleri nedir? İnanın bunu çözebilmiş değiliz. İki üç tane üs ise e kurun. Bununla bizim bir derdimiz yok. Ve dün gece Trump diyor ki, burada Putin’in diyor ne beklentisi var, ne isteği var? Bunları söyledikten sonra Kamışlı’da bir petrol olayı bunların dedim. Orada petrol var mı dedi, orada petrol var dedim. Ondan sonra böyle bir tabloyla karşı karşıyayız. Fakat bizim böyle bir derdimiz yok. Ne petrol derdimiz var, ne toprak derdimiz var. güvenli bölgeyle sınırlarımızı teminat altına almak istiyoruz. Bütün bunlardan sonra tabi İdlib’de şu anda 3-4 milyon insanın yaşadığı yerde her tarafı yerle yeksan ettiler acımasızca. İdlib’deki ısrarla mücadeleyi sürdürmenin arkasında bu yavruların, insanların muhatap kılındıkları acımasız felakettir.

Bugün Kamışlı’da Tel Abyad’da Cerablus’da Münbiç’de El Bab’da İdlib’de vermediğimiz savaşı Allah göstermesin yarn Şırnak’ta Hatay’da Gaziantep’te Şanlıurfa’da vermek zorunda kalırız. Karşımızdaki senaryonun asıl hedefi Suriye değil, Türkiye’dir. Suriye’de istediklerini alanlar namlularını yarın Türkiye’ye çevireceklerdir. PKK’nın 1984 yılında gerçekleştirdiği ilk eyleminden itibaren kendi topraklarımızda 7 bin 500’e yakın güvenlik görevlimiz ile 6 bin 800’e yakın sivil vatandaşımızı kaybettiğimizi unutmayalım. Bugün sadece Suriye’de eğitilmiş ve donatılmış bölücü terörist sayısı 40 bin ile 60 bin arasında ifade ediliyor. Suriye’deki mücadeleyi başarıyla sonuçlandıramazsak teröristlerin çoğu ülkemize yönelecektir. Öyleyse Suriye’de verilen mücadelenin hepimizin geleceğiyle ilgili olduğunu herkesin görmesi ve kabul etmesi gerekiyor.

Milletime özellikle söylüyorum. “Türkiye’nin Suriye’de ne işi var” sorusu, aslında Türkiye terör örgütlerine ve kendine düşman bir rejime teslim olma önerisini bize tavsiye ediyorlar. Buradan milletime soruyorum. Terör örgütlerine teslim mi olalım? Ülkemize düşman rejime düşman rejime boyun mu eğelim? Vatanımızın bütünlüğüne göz dikenlerin önünde diz mi çökelim? Bölgemizde her yerde evinden yurdundan olanların gidecek yerleri var. En azından onları koyalım bir kenara hiçbir şey olmasa bile Türkiye var.

Peki bizim evimizden yurdumuzdan olduğumuzda gidecek bir yerimiz var mı? Kimileri Avrupa’yı kimileri Amerika’yı aklından geçirebilir. Ama milletimin herhangi bir ferdinin gitmeyi düşünebileceği hiçbir yer olmadığını biliyorum. Değerli arkadaşlar şahsen benim yok. Sizlerin de olmadığına inanıyorum. Öyleyse ülkemize, devletimize, vatanımıza sıkı sıkıya sahip çıkacak bunların bekası için hangi mücadeleyi vermek gerekiyorsa vereceğiz, hangi bedeli ödememiz gerekiyorsa ödeyeceğiz.

ŞEHİT SAYIMIZ 33’E YÜKSELDİ
Şehit düşen her evladımızın acısı yüreğimizi dağlıyor. Bin yıldır bu topraklarımızı vatanımız kılmak için yürüttüğümüz mücadeleyi verdiğimiz sayısız şehitler kervanına bunu da ilave etmemiz gerekiyor. Ve şehitler tepesi hiçbir zaman boş kalmayacak. İdlib harekatımızda önceki gün vermiş olduğumuz 36’ya çıktı. 20 günlük harekat boyunca vermiş olduğumuz şehitlerin ailelerine şahsım, milletim adına baş sağlığı dilerken milletimizin de başı sağ olsun diyorum.

Ayrıntılar geliyor…