Kadın cinselliği, yalnızca bedenin değil; zihnin, duyguların, anıların ve ilişkilerin birlikte bestelediği karmaşık bir senfonidir. Bu nedenle Kadında Cinsel İlgi ve Uyarılma Bozukluğu (KCİUB), çoğu zaman sanıldığı gibi sadece cinsel isteğin azalması değildir; içsel orkestranın notalarının birbirini duyamadığı bir ahenk kaybıdır.
Bir kadının cinsel dünyasını, dört mevsimi yaşayan büyük bir bahçeye benzetebiliriz. İlgi, romantizm, erotizm, tutku ve şehvet, bu bahçeye düşen ilkbahar yağmurlarıdır; uyarılma ise toprağın bu yağmura verdiği canlı yanıttır. KCİUB ortaya çıktığında bahçe kurumuş değildir; ancak yağmur ile toprak arasındaki görünmez bağ zayıflamıştır. Çiçekler açmak ister ama yeterince su alamaz, toprak canlanmak ister ama güneşe ulaşamaz.
MetaSeks Cinsel Terapi açısından bakıldığında KCİUB; cinsel düşüncelerin, fantezilerin, isteğin, genital uyarılmanın ve cinsel hazza yönelik duyarlılığın belirgin biçimde azalmasıyla karakterizedir.
Beyindeki dopamin, oksitosin ve norepinefrin gibi nörotransmiterlerin dengesi; hormonlar, stres düzeyi, ilişki kalitesi ve kişinin ruhsal durumu ile yakından ilişkilidir. Özellikle kronik stres, depresyon, kaygı bozuklukları, travmatik yaşantılar, menopoz, ilişki çatışmaları ve olumsuz beden algısı bu karmaşık sistemin ritmini bozabilir. Ancak burada önemli olan nokta şudur: Bir kadının isteksizliği çoğu zaman servetin yani cinsel istek ve cinsel arzunun ölümü değil, sehvetin üzerine çöken sis tabakasıdır. Sis dağıldığında dağlar hâlâ yerindedir. Çünkü kadın cinselliği bir düğmeye basılarak çalışan mekanik bir sistem değil, güven, yakınlık, değer görme, duygusal bağ ve biyolojik sağlığın birleşiminden doğan canlı bir ekosistemdir.
KCİUB yaşayan birçok kadın kendisini eksik, yetersiz veya bozulmuş hissedebilir. Oysa bu durum bir karakter kusuru değil; bedenin ve ruhun gönderdiği anlamlı bir mesajdır. Bazen ilişki içinde duyulmayan ihtiyaçların, bazen yıllardır bastırılan duyguların, bazen de biyolojik değişimlerin sessiz dilidir.
MetaSeks Cinsel Terapide amaç yalnızca sehveti ve cinsel uyarılmayı artırmak değildir; kadının kendi iç bahçesiyle yeniden bağ kurmasını sağlamaktır. MetaPsikoterapi, MetaSeks Cinsel Terapi, MetaEvlilik Terapisi ilişki çalışmaları, longevityseks yaşam tarzı düzenlemeleri ve gerektiğinde tıbbi yaklaşımlar sayesinde bu bahçenin toprağı yeniden canlanabilir. Çünkü insan ruhu, uygun koşullar oluştuğunda yeniden çiçek açma kapasitesine sahiptir.
Unutulmamalıdır ki cinsellik, bedenin yaptığı bir hareketten çok daha fazlasıdır; insanın kendisiyle ve sevdiği kişiyle kurduğu en derin temas biçimlerinden biridir. Bazen o temasın yeniden filizlenmesi için yalnızca doğru mevsimi beklemek gerekir.