Reges Otel için daha önce belirlenen “Turistik Tesis” kullanım kararı değiştirilerek “Ticaret Turizm Alanı”na çevrildi. Bu değişiklikle otelin rezidans veya ofis alanına dönüştürülmesinin önü açıldı.
Kararı değerlendiren Çeşme Çevre Derneği Başkanı Ahmet Güler, alınan kararın sadece tek bir oteli değil, bölgedeki yüzlerce yapıyı etkileyecek bir emsal oluşturduğunu söyledi. Güler, “Çeşme’nin başına büyük bir bela açılıyor. Bugün verilen izin, yarın diğer otellere de kapı açacak. Bu karar mahkemelerde kabul görürse süreç daha da hızlanır” sözleriyle tepkisini dile getirdi.
Turizm Kapasitesi Tehlikede
Çeşme’nin yıllardır turizm yatırımlarıyla anıldığını hatırlatan çevreciler, konut ve rezidans projelerinin artmasının bölgenin cazibesini zedeleyeceği görüşünde. Güler, “Turistik tesisler azalıyor, yerine apartmanlar yükseliyor. Turizm yapılacak alanlarımız kayboluyor. Çeşme’ye konut üretip ardından turist beklemek mantıklı değil” diyerek duruma dikkat çekti.
Kamuoyunda tartışma yaratan bir diğer nokta ise rant iddiaları oldu. Güler, söz konusu projede 100’ün üzerinde dairenin bulunduğunu ve her birinin milyon dolarlık satışlara konu olabileceğini öne sürdü. “Bir dairenin 3 milyon dolara alıcı bulacağı hesaplandığında, ortaya 200 ila 300 milyon dolar arasında bir rant çıkıyor. İzBB, şehrin sorunlarına çözüm üretmek yerine kimlere hizmet ediyor?” diyerek eleştirilerini sertleştirdi.
Çeşme’nin Geleceği Tehlikede mi?
Alınan kararın uzun vadede Çeşme’nin turizm kimliğini geri dönüşü olmayacak şekilde değiştirebileceği uyarısı yapılıyor. Bölgenin doğal güzellikleri ve turizm kapasitesi yerine yüksek gelir getiren rezidansların öncelenmesi, yerel halkın da tepkisini artırıyor. Çevreciler, İzmir Büyükşehir Belediyesi’ni şeffaflığa davet ederek turizmin sürdürülebilirliği için geri adım atılması gerektiğini savunuyor.
Çeşme’deki rezidans tartışması, yalnızca bir imar değişikliğinin ötesinde, turizm anlayışı ile rant politikalarının karşı karşıya geldiği kritik bir dönemeç olarak görülüyor.




