Ancak yeni belgeler, Tugay’ın aynı eleştirileri yönelttiği sözleşme koşullarına daha yüksek oranlarla kendisinin de imza attığını ortaya koydu. Haziran 2024’te İzmir İnovasyon ve Teknoloji A.Ş. ile imzalanan yeni TİS, Soyer’in İZDOĞA için imzaladığı anlaşmadaki yevmiyeleri geride bıraktı. Ayrıca iki sözleşmede de 6 aylık enflasyon farkı ve %3’lük refah payı benzer şekilde korunurken, bu durum Tugay’ın önceki açıklamalarıyla çeliştiği iddialarını güçlendirdi.
Prim maddeleri de TİS’te yer aldı
Tugay’ın özellikle karşı çıktığı “işe devam primi” gibi teşvik ödemeleri de yeni TİS’te detaylı biçimde yer aldı. Bu prim, işçilere ayda 20 gün ve üzeri fiili çalışmaları karşılığında, günlük brüt ücretin %10,5’i oranında ek ödeme yapılmasını kapsıyor. Tugay daha önce bu tür ödemeleri “popülist ve sürdürülemez” olarak tanımlamıştı.
Geçmişte Karşıyaka Belediyesi’nde imzaladığı TİS nedeniyle eleştirilen Tugay, o sözleşmenin sadece 30 çalışanı ilgilendirdiğini ve yasal zorunluluktan kaynaklandığını savunmuştu. Ancak şimdi daha geniş kapsamlı bir anlaşmanın altına imza atması, kamuoyunda “çifte standart” yorumlarını beraberinde getirdi.
Tartışmalar büyüyor, tutarlılık sorgulanıyor
Tugay’ın önce eleştirip ardından aynı doğrultuda hareket etmesi, hem sendikalar hem de siyasi çevrelerde yankı uyandırdı. İzmir kamuoyunda sorulan temel soru şu: “Siyasi söylemlerle uygulamalar neden bu kadar farklı?”
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin personel harcamaları açısından ilerleyen süreçte nasıl bir bütçe politikası izleyeceği merak konusu. Özellikle yerel seçim döneminde “mali disiplin” vurgusu yapan Tugay’ın, benzer TİS maddeleriyle süreci yönetmesi, eleştirilerin yönünü değiştirmiş durumda.