09.11.2019, 18:35

Bendeki Atatürk’ün "yeniçeri" fotoğrafının hazin hikayesi

Bir zamanlar İzmir Sevgi Yolu’nda eski kitapçılık yapardım. O zamanlar eski kitaplara, eski fotoğraflar ve kartpostallara büyük ilgim vardı. Bu sahhaf havalarında iken bir Paris seyahatimde Fransa’da iş tutan bir Türkiyeli sahhaf, Atatürk’ün yeniçeri üniformalı fotoğrafının aslını getirip, epey Franka bana sattı. Fotoğrafı incelettirdiğim zaman kopya değil, fotoğrafın aslı olduğunu beyan ettiler hatta bu konuda bir ilmi rapor da edindim, noterde tasdik ettirdim. Şimdi evimin baş köşesinde bu “Yeniçeri Atatürk” durmakta.

Evimdeki “Yeniçeri Atatürk” fotoğrafı

Hikayesini anlatayım.

Fotoğraf, Atatürk'ün Sofya'da Askerî Kulüp'te Tertiplenen Kıyafet Balosu'na katılması sebebiyle çekilmişti. Atatürk bu baloya yeniçeri elbisesiyle gitmiştir. Mustafa Kemal Sofya'dayken 1 Mart 1914'te Yarbaylığa yükselmişti. Yaz başlangıcında (mali durumu düzeldiğinden) istediği gibi bir ev bulmuş ve oturmuştu.

1914'ün Mayıs ayı başında, Bulgarların 11 Mayıs 1914'deki ulusal gününde verilen bir baloya davet edilmişti. Mustafa Kemal bu baloda manevi bir üstünlük sağlamak istiyordu. Geniş ve bol ışıklı salonda devam eden muhteşem gecede, gösterişli bir yeniçeri kıyafetiyle içeri girdi...

Mustafa Kemal'e çevrilen bütün gözler O'na hayranlıkla bakıyordu. Orada bulunan Bulgar Kralı Ferdinand, Mustafa Kemal'i yanına davet ederek iltifatlarda bulunmuş, kıyafetinden ve başarısından dolayı da tebrik etmişti. Bir gümüş tabakayı da lütfen kabul etmesi dileğiyle hediye etmişti... Geceye katılanlardan;" İşte gecenin en güzel kostümü" diyenler olmuştu.

Mustafa Kemal o gece baloda giydiği yeniçeri kıyafetini, İstanbul Merkez Kumandan Muavini Kazım Bey'e mektup yazarak, müzeden alınıp yollanmasını istemişti. Sofya'dan trenle İstanbul'a giden bir arkadaşı dönüşünde kıyafeti aksesuarlarıyla birlikte kendisine getirmişti.

Sabaha kadar devam eden balonun bitiminde, İspanya Maslahatgüzarı, Mustafa Kemal'i evine davet etmiş ve evinin şark köşesinde O'nun yeniçeri kıyafetiyle bu fotoğrafını çekmişti.

(Kaynak: Sevdiğimiz Atatürk, Rasim Pehlivanoğlu, Atatürk Araştırma Merkezi, 2004, Sayfa: 87

FOTOĞRAFIN HAZİN HİKAYESİ

Bendeki “Yeniçeri Atatürk” fotoğrafı, M.Kemal imzalı, 1914 tarihli ve “Kardeşim Bahattin Şakir’e..” diye ithaflıdır. Demek ki, fotoğraf Mustafa Kemal’in yakın arkadaşı, ünlü İttihatçı politikacı Dr.Bahattin Şakir’e aitti. Kimdi Bahattin Şakir?..

Dr. Bahattin Şakir

Osmanlı İmparatorluğu’nun Birinci Dünya Savaşında yenilip teslim olmasından sonra, iktidardaki İttihat ve Terakki Partisi’nin liderleri çeşitli ülkelere kaçmışlardı. . Eski Sadrazam Talat Paşa, 15 Mart 1921’de Berlin’de peşindeki Ermeni komitacılar tarafından öldürüldü.

Ermeni komitacılar, başka İttihatçıları da öldürmek için takip ediyorlardı. Talat Paşa’nın katledilmesinden 9 ay sonra Sait Halim Paşa (6 Aralık 1921) Roma’da, 17 Nisan 1922 günü de Dr. Bahattin Şakir ile Cemal Azmi Beyler Berlin’de öldürüldü. Bundan birkaç ay sonra da Cemal Paşa (22 Temmuz 1922), Tiflis’te şehit edildi. İttihatçı liderleri vuran tetikçiler Ermenidir, fakat olayların arkasında İngiliz Emperyalizmi bulunmaktaydı..

Dr. Bahattin Şakir ve Cemal Azmi Beyler Berlin’de Charlettenburg’da Ohland Sokağı’nda gece yarısı vuruldular. İki İttihatçının naaşları 24 Nisan 1922 günü büyük bir cenaze töreni ile Hayzethayde Mezarlığı’na defnedildi. Tabutları Türk bayrağı ile örtüldü.

Google’dan fotoğrafın renklendirilmiş hali.

SONUÇ

Atatürk tarafından Dr.Bahattin Şakir’e armağan edilen benim koleksiyonumdaki fotoğraf, şehidin ailesi tarafından daha sonra elden çıkarılmış veya şehidin evrak-ı metrukesi (öldükten sonra geride kalanlar) kapanın elinde kalmış, sonra sahaf piyasasına düşmüş olabilir.

Ya da, fotoğraf Berlin’den Türkiye’ye geçip Mustafa Kemal’in yanında Milli Mücadeleye katılma planları yapan Bahattin Şakir’in Berlin’deki şahsi bavulu veya eşyaları arasında buluyordu. Bu varsayım doğru ise, Berlin’den uzun bir yolculuktan sonra elden ele geçerek uzun yıllar sonra Paris’te beni buldu ve bana satıldı.

Kimbilir?..

Bilinmez ki..

Ama hikayenin hayli hazin olduğu kesin.

Klasik büfemin daima üzerinde duran fotoğrafa baktığımda hep Ermeni kurşunları ile öldürülen İttihatçıları ve diplomatlarımızı düşünürüm.

ABD Temsilciler Meclisi’nde “Ermeni Soykırım Yasa Tasarısı”nın onaylanması da Türk milletine sıkılmış bir kurşundur..

Yorumlar (0)