Gündem

ABD ve Avrupa’nın Türkiye’ye yaptırım kararı!

MHP Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir ve İYİ Parti Aydın Milletvekili Adnan Sezgin, ABD ve Avrupa’nın Türkiye’ye yaptırım kararı alması hakkında TBMM’de bazı açıklamalarda bulundu. Özdemir Şu ifadeleri kullandı;

İsmail Özdemir’in Açıklamaları;

Bugün, yaptırımlar bahsinde iki temel meselenin dikkatlerden kaçmadığını ifade etmek gerekir. Bunlardan ilki, Türkiye’nin kendi millî güvenliğini tesis etmek üzere geliştirdiği savunma sanayi altyapısından duyulan rahatsızlıktır. Nitekim, yerlilik oranının yüzde 70’ler seviyesinin üzerine çıktığı savunma sanayi ürünleri sayesinde Türkiye’nin Irak, Suriye ve Doğu Akdeniz’deki çaba ve gayretleri millî güvenliğimize yönelen tehdit ve tehlikelerin bertaraf edilmesinde büyük katkı sağlamıştır. Ayrıca, Libya’nın kendi toprak bütünlüğü ve istikrarını korumasıyla, Azerbaycan’ın işgal edilen topraklarını kurtarmaya yönelik başlattığı askerî harekâtlarda, Türk savunma ürünlerinin üstlendiği öncü ve büyük rol tüm dünyanın malumudur. Türkiye’yi dost ve müttefik görenler, 21’inci yüzyılda Türkiye’nin harbin taktik ve tarihini yeniden yazdırmaya aday askerî teknolojisinden elbette memnundur. Aksi düşünceye sahip olanlarsa korku ve endişeyle savunma sanayimizde var olan ilerleyiş ve hatta sıçrayışın durdurulamasa bile yavaşlatılmasına gayret etmektedirler.

Yaptırımlar bahsinde öne çıkan diğer bir meseleyse Doğu Akdeniz Bölgesinde yaşanan gelişmelerle beraber değerlendirildiğidir. Avrupa Birliğinin son liderler zirvesinde Yunanistan’ın bölgeyle ilgili yanlış, sorunlu ve diyalog yerine gerginliği sürekli tırmandırıcı çabalarının ülkemizle olan ilişkileri zehirlediği malumunuz olmuştur. Yunanistan Başbakanının kendi ülkesinde yayın yapan bir televizyon kuruluşuna verdiği demeçte, Türkiye’yle yaşanılan sorunu Avrupa Birliği ile Türkiye arasında yaşanan soruna taşımayı başardıklarını itiraf etmesi, çarpıklığın en açık göstergesi olmuştur. Henüz bu itirafın etkileri sürerken bu kez ABD’nin uygulamaya koyduğu ve savunma sanayimizi hedef alan yaptırımlarla ilgili Yunanistan Dışişleri Bakanından başka bir itiraf daha gelmiştir. Yunanistan Dışişleri Bakanı kendi ülkesinde yayın yapan bazı gazetelere verdiği demeçte küstahça ABD’nin Türkiye yaptırım uygulamasından memnuniyet duyduğunu dile getirirken bu kararlarda ülkesinin de rol oynadığını iddia etmiştir. Hızını alamayan Yunan Bakan, ABD’yle vardıkları savunma iş birliği anlaşması kapsamında, Girit’teki ABD’ye ait Suda Üssü’nün genişletilmesi ve Dedeağaç Limanı’nın da yine ABD’ye imtiyazlar verilmesi karşılığında yaptırım kararları için gerekli altyapıyı hazırladıklarını belirtmiştir.

Amerika Birleşik Devletleri yönetimi, şayet Yunanistan’ın ipiyle kuyuya indiyse o kuyunun dipsiz olduğunu anlaması uzun sürmeyecektir. Yunanistan’ın, Dedeağaç bölgesinden başlayarak Bulgaristan ve Romanya düzleminden hareketle Karadeniz’de rahatça at koşturabileceğini zannettiyse de, ne derecede büyük bir stratejik körlüğe yakalandığını anlaması uzun sürmeyecektir. Her çevrenin bilmesi gerekir ki uzun menzilli bölgesel hava savunma sistemi tedariki Türkiye için hayati bir gereklilikti. Bu anlamda, önceliğimiz NATO müttefiklerimizden millî güvenlik açığımızı gidermekti. Fakat hiçbir NATO üyesi ülke, dahası ABD, bu sistemleri Türkiye’ye satmak istemedi. Neticede tedarik sürecinde en uygun teklifi veren Rusya menşeli sistemlerin alınması kararlaştırıldı. Türkiye bağımsız bir ülkedir. Egemenliğimizi doğrudan ilgilendiren bir meselede başka ülkelerden akıl ve icazet almayız.

Yine, egemenlik haklarımızın gereğini yerine getiriyoruz diye aldığımız kararlardan da geri adım atacak değiliz. Aynı durum Doğu Akdeniz için de geçerlidir. Türkiye, gerginliği azaltmak için bütün samimiyetini ortaya koymuşken yanlış ve yakışıksız politikalarla haklarımızdan geri adım atabileceğimizi zannedenler boşa oyalanmasın.

Adnan Sezgin’in Açıklamaları; 

İYİ PARTİ, bu konudaki ortak açıklamaya katıldı, kendisi de ayrı bir açıklama yaptı. Yaptırımları telin etti ve S-400 alımlarına ilişkin tehdit değerlendirmesi ve risk analizinin gerçekçiliğini sorguladı. Aslında İYİ PARTİ, çok uzun süreden beri bu S-400 alımı konusunu muhtelif zeminlerde ve farklı gerekçelerle sorgulamaktadır.

CAATSA yaptırımları öncesinde de ABD’den büyük bir yaptırıma muhatap olduk; F-35’ler. F-35 yaptırımının bu şekilde sürmesi ülkemiz için bir zafiyet yaratabilecektir. Neye karşı zafiyet? Bölgedeki muhtemel karşıtlarına ve genel tehditlere göre zafiyet.

Ayrıca, sorunun mali veçhesi de ağır. Oysa, gerek partimizin sorduğu sorulara cevaben gerek kendiliğinden Sayın Millî Savunma Bakanı ve Dışişleri Bakanı Aralık 2018’de S-400’ün, F-35’lerin tarafımıza teslim edilmesini engellemeyeceğini ifade etmişlerdi.

Egemen haklarımız elbette her şeyin üstündedir, her şeyden değerlidir ancak NATO’nun eşit bir üyesi olarak, 2014’den beri Rusya ve Rus silah sistemlerine karşı alınan kararları, belirlenen tutumları da egemen irademizle onayladık.

Sayın Millî Savunma Bakanının ve Dışişleri Bakanının ifadelerine göre Türkiye, NATO’nun merkezidir, NATO da Türkiye’nin uluslararası kimliğinin parçasıdır. Ayrıca ABD bize Patriot satmadı, Avrupalı EUROSAM bize SAMP/T vermedi değil. Bunlarla müzakereler yapıldı, bizim haklı olarak öne sürdüğümüz 6 koşulu karşılayamadıkları için biz almadık. Bunlardan en önemlileri teknoloji transferi ve ortak üretimdi. Bildiğim kadarıyla da EUROSAM bu koşulları karşılıyordu.

Plan ve Bütçe Komisyonunun 2019 yılı bütçesi görüşmelerinde Sayın Millî Savunma Bakanına S-400 anlaşmasının bu 6 koşuldan hangisine imkân yarattığını sordum, yine cevap alamadım. S-400’ler için ortak üretim ve teknoloji transferleri öngörülmediğini Rus tarafı açıkça beyan etti. Üstüne üstlük, S-400’ler Türkiye’de mevcut radar ve uyarı sisteminden bağımsız “stand alone” tutulacaktır. Bu, S-400’lerin etkinliğini, gücünü tamamen zayıflatmaktadır.

Elbette en iyi çözüm bizim kendi millî sistemimizi üretmemizdi, bu yönde atılan adımları alkışlıyoruz ancak hedefe ulaşmak için daha zamana ihtiyaç vardır.

Bugün artık Sayın Erdoğan “diplomasiye şans vermek” “müzakere etmek” gibi kavramlara döndü. Dışişleri Bakanlığının CAATSA yaptırımlarını sert şekilde kınayan açıklamasında “meseleyi müttefiklik ruhuna uygun şekilde, diyalog ve diplomasi yoluyla ele almaya hazır olduğumuz” belirtildi. Savunma Sanayii Başkanı da “Bu karar münhasır kendi içinde kalmalı.” dedi.