29.10.2019, 11:42

96. YILINDA CUMHURİYET

Türkiye, emperyalist ülkelere Çanakkale’yi geçilmez yapmasına karşın, girdiği dünya savaşında yenik sayılmıştır. Ülke İzmir’den başlayarak İtilaf Devletleri’nin işgaline uğramıştır. Türk halkı Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Paşa önderliğinde, 1212 gün süren kurtuluş mücadelesi vererek, işgalcileri geldiği gibi geri göndermiştir.

“Türkiye Cumhuriyetinin hükümet şekli ‘Cumhuriyet’tir.”

28 Ekim 1923 gecesi Çankaya Köşkü’nde Gazi Mustafa Kemal Paşa arkadaşlarına, “yemekten sonra Anayasa’nın bazı maddelerinin üzerinde çalışacaklarını” bildirmiş,

Yeni başbakan adayı olduğunu söylediği İsmet Paşa’yı da bu çalışmaya davet etmiştir.

‘‘Mustafa Kemal Paşa bıçağını eline aldı, doğruldu, derin bir nefes aldıktan sonra hafifçe tabağına vurarak:

‘Beyler’ dedi.

O da heyecanlı, kaşları çatılmış, ama gözlerinde güleç bir ifadeyle arkadaşlarına bakıyordu. Çıt çıkmıyordu şimdi yemek salonunda:

Tek tek herkesin yüzüne bakarak durumu kontrol ediyordu. Şimdi sofradakiler yıldırım çarpmış gibi kalakalmıştı. Neden sonra, beyinlerde şok yaratan bu haberi alkışlamak birilerinin aklına geldi ve yemek odası bir anda sanki patladı.

Gazi Mustafa Kemal Paşa uygun bir süre bekledikten sonra açıklamasını sürdürdü:

“Türkiye Cumhuriyetinin hükümet şekli ‘Cumhuriyet’tir.”

‘Türkiye Devleti’nin hükümet şekli cumhuriyettir. Bunu anayasamıza, yarınki Meclis toplantımızda koyduracağız. Hazırlıklarımızı bir kez daha gözden geçirmeliyiz.”

Gazi Mustafa Kemal Paşa, Nutuk’ta o geceyi şöyle anlatır:

“Efendiler, görüyorsunuz ki, Cumhuriyetin ilanına karar verebilmek için Ankara’da bulunan bütün arkadaşlarımı davet ederek onlarla görüşüp tartışmaya asla lüzum görmedim. Çünkü onların da aslında ve tabii olarak benim gibi düşündüklerinden şüphe etmiyordum. Hâlbuki o sırada Ankara’da bulunmayan bazı kişiler, yetkileri olmadığı halde, kendilerine haber verilmeden, düşünce ve rızaları alınmadan Cumhuriyetin ilan edilmiş olmasını bize gücenme ve bizden ayrılma sebebi saydılar.”

2. devre Türkiye Büyük Millet Meclisi, 29 Ekim 1923 günü Anayasanın 1. maddesini değiştirerek, şu kararı kabul etmiştir:

“Türkiye Cumhuriyetinin hükümet şekli ‘Cumhuriyet’tir. Saat 20.30’u gösterirken, o heyecanın coşkusu içinde olan milletvekilleri 3 defa ‘Yaşasın Cumhuriyet’ diye haykırmışlardı. 159 üyeli meclisin 158 üyesinin oyuyla Gazi Mustafa Kemal Paşa’yı Cumhurbaşkanı seçilmiştir. Bu sırada heyecandan yerinde duramayacak şekilde oturan Gazi Mustafa Kemal Paşa alkışlar arasında kürsüye gelerek hayatının en kısa konuşmasını yapmıştır. Gazi bu konuşmayı neden kısa yaptığını Afet (İnan) Hanım’a 29 Ekim 1933 günü şöyle anlatır:

‘On yıl önce bugün, Cumhuriyeti ilan etmek gerekiyordu. Olayların gidişi bunu gerektiriyordu. Partide ve mecliste tartışmalar devam ederken bildiğin gibi beni çağırdılar. O heyecanlı oturumlarda konuşmak benim aradığım işti. Cumhurbaşkanı seçildiğimde yaptığım konuşma, bugüne kadar yaptığım en kısa konuşma oldu.

Neden? Çünkü dişlerimi yaptırıyordum. Yeni yapılan dişlerim tecrübe aşamasındaydı. Konuşmaya başladığım zaman ıslık gibi ses çıkıyor. Ya da ağzımdan düşüyordu.

Bu sırada yapacak hiçbir çare yoktu. Bu doğal olay, siyası hayatımın en önemli anına, böylece bir engel çıkardı. Kim bilir, uzun konuşmadığım belki de daha isabetli olmuştur’” diye ilave etti.

GAZI’NIN AKLINA, “CUMHURIYET’İN İLANI” FİKRİ 28 EKIM 1923 GÜNÜ İLK DEFA MI GELMIŞTI?

1905 yılında, Mustafa Kemal’in Cumhuriyet yolundaki düşüncesini Beyrut’ta yaptığı bir konuşmasından şöyle öğrenebiliriz;

“Dava yıkılmak üzere olan imparatorluktan, önce bir Türk Devleti çıkarmaktır.”

II. Meşrutiyet yıllarında ise; “İnkılâbı tamamlamak gerekir. Biz bunu yapabiliriz. Ben bunu yapacağım. Evet, inkılâp yapacağız. Bugüne kadar yapılan inkılâp yeterli sayılmaz. Fazlasını yapacağız” demiştir.

22 Haziran 1919 tarihli Amasya Genelgesi’nde geçen; “Vatanın bütünlüğü, milletin bağımsızlığı tehlikededir. Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır” ifadesi açıkça milli egemenlik ve daha da ilerisinde, cumhuriyete doğru giden yolda atılan adımlardan birisini teşkil edecektir.

Erzurum Kongresi sırasında, 7-8 Temmuz 1919 sabaha karşı, Selanik’ten arkadaşı Süreyya Yiğit ve Eski Bitlis Valisi Mazhar Müfit Bey ile yaptığı özel konuşmayı belgelerle izleyerek, Cumhuriyet’in kuruluşunu analım.

- “Mazhar not defterin yanında mı?...” diye sordu.

- “Hayır, Paşam” dedim.

- “Zahmet olacak ama bir merdiveni inip çıkacaksın. Al gel” dedi. Nerede ise sabah olacaktı. Not defterini alıp geldim. O, hatıra defterime ve günü gününe her olayı not edişime hem memnun olur, hem de bazen şaka yapmaktan kendisini alıkoyamazdı.

- “Belleğimiz zayıfladığı zaman Mazhar Müfit’in defteri çok işimize yarayacak” derdi. Defteri getirdiğimi görünce, sigarasını birkaç nefes üst üste çektikten sonra:

- “Ama bu defterin bu yaprağını kimseye göstermeyeceksin. Sonuna kadar gizli kalacak. Bir ben, bir Süreyya, bir de sen bileceksin. Şartım bu…” dedi. Süreyya Bey’de, ben de:

- “Buna emin olabilirsiniz Paşam” dedik. Paşa, bundan sonra:

- “Öyleyse önce tarih koy” dedi. Koydum: 7–8 Temmuz 1919, sabaha karşı...

Tarihi sayfanın üzerine yazdığımı görünce:

- “Pekâlâ… Yaz” diyerek devam etti:

- “Zaferden sonra hükümet biçimi Cumhuriyet olacaktır. Bunu size daha önce de bir sorunuz nedeniyle söylemiştim

CUMHURİYET'İN İLANININ ÖYKÜSÜ

Atatürk ve Adalet

Cumhurbaşkanı dahi olsa, Atatürk’ün yargıya nasıl saygı gösterdiğini biliyoruz. O, genç Cumhuriyet’in hukuk sisteminin sağlıklı yürümesi için, çok özen gösterir, Hukuk fakültelerini sık sık ziyaret ederdi. Ankara Hukuk Fakültesi’nin açılışında, şu konuşmayı yapmıştır:

“Cumhuriyetin en güzel eseri olan bu ilmi kurumun açılışında duyduğum manevi duyguyu hiç bir girişimimde yaşamadım...”

ANILARLA CUMHURİYET‘İN KURULUŞU

28 Ekim 1923 gecesi yemekte yaşananları Mazhar Müfit (Kansu) şöyle anlatır:

“Bir gece evvel beraberdik. Mustafa Necati Bey, Vasıf (Çınar) Bey, Yunus Nadi Bey, Mahmut Esat (Bozkurt) Bey ve sair arkadaşlar vardı. Mustafa Kemal Paşa gülerek; ‘Ey, çocuklar, yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz’ dedi. Ve bana döndü:

‘Erzurum’dan beri ağzından çıkarmadığın Cumhuriyetin işte zamanı geldi. Yarın istediğin kadar Cumhuriyet diye açıkça artık bahsedebilirsin’ dedi. Tabidir ki hepimiz son derece memnun olduk.”

Mahzar Müfit Kansu’dan başka bir Cumhuriyet’in ilanı anısı dinleyelim:

“Gazi Mustafa Kemal Paşa ‘Cumhuriyet’ ilanını olayların akışı ve zaferlerin elde edilişi içinde mi düşündü, yoksa daha önceden mi bu istek ve kararında mıydı?

İşte bu soruyu tarih önünde aydınlatmak ve belgelemek için bu konuyu araya sokuyorum. Çünkü Mustafa Kemal Paşa’nın:

‘Hükümet biçimi Cumhuriyet olacaktır’ demesi Erzurum Kongresi’nden öncedir. Bu açıklamayı, yıllar sonra geçmiş bulunan bir olaya bağlayarak yapacağım.

Eski Adalet Bakanı ve İzmir Milletvekili Mahmut Esat (Bozkurt) Bey bir gün Mustafa Kemal’e başvuruyor:

‘Paşam Üniversitede Devrim derslerinde okutmak üzere tarafınızdan ‘Cumhuriyet’ sözlerini ilk önce nerede, ne biçimde ve kimlerin arasında söylediğinizi öğrenmek istiyorum?’ Diyor. Gazi Mustafa Kemal Paşa kendisine şu karşılığı veriyor: ‘Bunu Mahzar Müfit’ten öğreniniz. O, günü gününe bu olayları not etmiştir.’

ADD BİLİM DANIŞMA KURULU ÜYESİ

AHMET GÜREL’İN  “ATATÜRK HAFTASI” ETKİNLİĞİ

29 EKİM 2019  SAAT: 13.00 EGE35 TV CANLI YAYIN

30 EKİM 2019 SAAT: 14.00 KARABURUN ADD “CUMHURİYET VE KADIN”

01 KASIM 2019 ALSANCAK GÜZELLEŞTİRME DERNEĞİ JURİ ÜYELİĞİ

07 KASIM 2019 SAAT: 10.00 İAL “10 KASIM ETKİNLİĞİ”

07 KASIM 2019 İAL SAAT: 13.00 EÜ SAĞLIK FAKÜLTESİ “10 KASIM ETKİNLİĞİ”

23 KASIM 2019 İNCİRLİOVA ADD “İZMİR ATATÜRK YOLLARI GEZİSİ”

5 ARALIK 2019 “CUMHURİYET VE KADIN” GELİŞİM KOLEJİ

5 ARALIK 2019 “CUMHURİYET VE KADIN” ÇİĞLİ BELEDİYESİ

Yorumlar (0)