TÜRKİYE’DE HAYVAN SEVGİSİ VE KORUMA BİLİNCİ GELİŞMİŞ İNSAN ORANI YÜZDE 20 CİVARINDA
Veteriner Hekimler Derneği Sahipsiz Sokak Hayvanları Raporu’nda yer alan Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre sokaklarda yaşayan köpek sayısı, insan nüfusunun yüzde 10’na karşılık geliyor. Bu sayının yüzde 75’nin ise sahipsiz olduğu düşünülüyor. Bugün dünyada (bazı kaynaklara göre 900 milyon) 600 milyondan fazla köpek bulunduğu tahmin edilirken, bunun büyük çoğunluğuysa sokaklarda yaşıyor. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre Türkiye’de, 6,5 milyon civarı sahipsiz köpek varlığı tahmin ediliyor. Tarım ve Orman Bakanlığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Adalet Bakanlığı'nın yaptığı ve geçtiğimiz yıl Aralık ayında açıklanan ortak çalışmaya göre ise Türkiye'de sokaklarda 2 milyon 800 bin köpek yaşıyor. Türkiye’de tüm yerel yönetimler tarafından kurulmuş toplam 91 bin 955 hayvan kapasiteli 254 adet hayvan bakım evi bulunurken, birçok Belediye’de Veteriner İşleri Müdürlükleri bulunmuyor. Türkiye’de hayvan sevgisi ve koruma bilinci gelişmiş insan oranı ise yaklaşık yüzde 20 civarında. ‘HAYVANLARI UYUTMA YASASI’ Hayvanlara Yaşam Hakkı Topluluğu (HAYAT) Federasyonu Başkanı ve aynı zamanda Çeşme Doğa ve Hayvanları Sevenler ve Koruyanlar Derneği Başkanı Semra Çetinsoy ile Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP) İzmir temsilcisi Esin Önder ve Evcil Hayvan Maması Derneği (PETFA) iktidar partisinin başıboş sokak hayvanlarıyla ilgili hazırlamaya başladığı yeni yasa teklifinin içeriğini değerlendirdi.HİÇBİR YÖNÜYLE TARTIŞMA KONUSU OLMAYAN BİR YASA TEKLİFİ
HAYAT Federasyonu Başkanı ve aynı zamanda Çeşme Doğa ve Hayvanları Sevenler ve Koruyanlar Derneği Başkanı Semra Çetinsoy yaptığı açıklamada kısa zaman içinde hayata geçirilmesi planlanan yeni yasayla ilgili verdiği özel demeçte şu görüşleri paylaştı: “Vicdanı olan herkesin yüreğini sızlatan ‘Hayvanları Uyutma Yasası’ teklifi hiçbir yönüyle tartışma konusu olmayan bir yasa teklifi olmakla beraber hiçbir şekilde kabul etmeyeceğimiz bir çalışma. Çeşme Hayvan Barınağı’nda 700’e yakın köpek var. Bu kanun teklifi yasalaşırsa maalesef hepsi 30 gün içinde sahiplenilmezlerse uyutulacak. Bizler bu canları yaşatabilmek, hayata tutunabilmelerini sağlamak için mücadele ederken, katliam gibi bir yasayla bu canların enjeksiyonla öldürülecek olmalarına ve bu teklifin yasalaşabileceğine inanmak istemiyorum. Biz dernek olarak Cumhurbaşkanlığı’na, CHP, MHP ve İyi Parti’nin milletvekillerinin mail adreslerine yazdık, ayrıca TBMM’ne dilekçe yolladık. Gazetelere, sosyal medyada üyesi olduğumuz tüm gruplara da yazarak herkesi bu katliama ‘dur’ demeye davet ettik.”OSMANLI’NIN ŞEFKATLE YAKLAŞTIĞINI, DEVLETİMİZ ÖLDÜRMEK İSTİYOR
Bizler hayvanlar için bimarhaneler, kuşlar için sarayların konakların tepesine kuş evleri yapan bir ırkın devamıyız. Osmanlı Devleti’nde sokak ve yük hayvanları ile kuşlara şefkatle yaklaşılır, bu hayvanların beslenmesi ve haklarının korunması için vakıflar açılırdı. Tedavi edilebilmeleri için de hayvan hastaneleri kurulurdu. Sokaklarda yaşayan ve herhangi bir sahibi olmayan bu hayvanlara yine devlet sahip çıkarak mancacılık mesleğini oluşturmuştu. Sokak hayvanlarını beslemekle sorumlu kişiler olan mancacılar, hayır severlerden topladıkları paralarla sokak hayvanlarına yem alır ve onları her gün beslerlerdi. Kasaplar da her gün belirli sayıda kedi ve köpek beslemekle yükümlüydü. Eğer kedi köpek gibi sokak hayvanları yaralanır ya da hastalanırsa Dolma Bahçe’de bulunan hayvanlar için özel hazırlanan hayvan hastanesine götürülüp tedavileri yapılırdı. Nereden nereye geldi devletimizin bu masum canlara bakış açısı ve vicdanı, inanılır gibi değil.”




