06 Nisan 2016 Çarşamba 14:46
İzmir Gazeteciler Cemiyeti’nde Seçim Yarışı Başladı
Yönetimde yaşanan fikir ayrılıkları sonrası seçim kararı alınan İzmir Gazeteciler Cemiyeti’nde seçim heyecanı başladı.
İzmir Gazeteciler Cemiyeti’nde olağanüstü kongre kararı sonrası gazeteciler sandık başına gidiyor.
İGC’nin ilk kadın başkanı Misket Dikmen yönetiminde Genel Sekreter Fahrettin Dokak’ın Genel Sekreter Yardımcısı Zeynep Gürel, yönetim kurulu üyeleri Mustafa Yılmaz, Suavi Yardımoğlu, Abdi Karagözoğlu ve Erkut Şahin’in yaşanan fikir ayrılıkları sonucu olağanüstü genel kurula gidilme kararı alındı. İzmir Büyükşehir Belediyesi meclis salonunda yapılan genel kurulda Misket Dikmen, Abdi Karagözoğlu, Deniz Kezer, ve Oğuz Serdar Örnek yarışıyor.
Divan başkanlığını Levent Bimen’in yaptığı genel kurulda ,ilk olarak faaliyet raporu ve denetleme kurulu denetim raporunu okudu.
"GAZETECİ OLMAYANIN CEMİYETTE NE İŞİ VAR?”
Raporların okunması sonrası Mutlu Tuncer söz aldı. Cemiyet yönetimini ve Başkan Misket Dikmen’i suçlayan Tuncer, şunları söyledi: “Başkan Misket Dikmen’den istediğimiz cemiyette olan bitenden haber vermesiydi, ama yapmadı. Son derece üzücüdür. Gazeteciler cemiyeti gazetecilerin sivil toplum örgütü olmaktan çıkarılmıştır. Bir siyasi partinin arka bahçesi ve TRT derneği haline getirilmiştir. TRT üyelerinde birkaç kişi almadan seçim kazanılmayacağı açıkça ortada. Gazeteci olmayanların cemiyette ne işi var. Cebinde basın kartı taşıyan herkes bugünün şartlarında gazeteci değildir. Bu işin önünü de TRT çekmektedir. 10 yılı aşan süredir gazeteciler cemiyetin yönetim kurulunda gazeteci olmayan arkadaşlar var. Bugün listeler TRT’ye mahkum hale geldi. Misket Dikmen bugün gazeteci midir? Bana hangi haberleri takip ettiğini hangi olaylarını muhabir olarak gittiğini söyleyebilir misiniz? ‘Ben gazeteci değilim’ dediğine çok şahit oldum. Belki 10 yıldır Misket hanım yönetimde. Görevi bu kadar mı seviyor? Gazeteciler el ele bir arada olmalılar. İzmir Gazetecilere Cemiyeti bunların elinde kurtarılmalıdır.”
“CEMİYETE KAYYUM ATANSIN DİYEN…”
Bunun üzerine Murat Atilla da cevap hakkı doğduğunu belirterek söz aldı. Atilla, “Burası gazetecilerin er meydanı. Bir kişi mi var burada bizi eleştiren? Mutlu Tuncer burada kimin gazeteci olacağına tek başına karar versin. Soru sormanın adabı vardır. Sorulan soruları içinde hakaret içeren kelimeler kullanmayın. Siz İzmir Gazeteciler Cemiyeti’nin göz bebeğini karalıyorsunuz. Gazetenin bugün 1600 tane bayi satışı vardır. Her geçen gün tirajı artmaktadır. Konuyu sürekli çarpıtıyor. 129 arkadaş gazeteciler cemiyetini üyesidir. Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü’ne her kongreyi kaybeden şikayet ediyor. Biz sürekli denetlendik. Ve denetlendikten sonra da teşekkür ettiler. ‘Cemiyete kayyum atansın’ diyen birisi. Hangi özgürlükten bahsediyorsun. Sektör belli. İşsiz kalan arkadaşlara bir tekme de biz mi atalım. Biz işsiz kalana da, basın kartı olmayana da sahip çıkacağız” dedi.
Ardından dilek ve temenniler alınarak başkan adaylarının konuşmasına geçildi.
OĞUZ ÖRNEK
İlk sözü alan başkan adaylarından Oğuz Örnek bir büyüme sancısı yaşandığını belirterek, “Liseden mezun olur olmaz ilk görevim için 4 yıl bekledim. Ben bir habere gittiğimde babam yaşındaki adam bana gazeteci olmam nedeniyle ‘hoşgeldiniz Oğuz Bey’ demesi üzerine, ben bu duruşu bize emanet eden ve bu duruşu bize kazandıran büyüklerimize teşekkürü bir borç bilirim. Seçimi kimin kazandığı veya kimin kaybettiğini hiçbir önemi yok. Kazanması gereken mesleki birliğimiz duruşumuz, dirliğimiz olmalıdır. Dünyada 4. Kuvvetin basın olduğu gerçeği değiştirilemez. Yaşadıklarımızdan ders almazsak büyüme sancısı dediğimiz şeyi kaosa götürme tehditi ile karşı karşıya kalma tehditi içinde kalırız. Yan yana gelip sorunu karşımıza almamız gerekiyor. Biz vaatte bulunmayı tercih etmedik. Biz eksikliklerimiz işaret etmeyi doğru bulduk. Ancak ve ancak bunlar çözümlenirse vaat kapsamlı ele alabileceğimiz önerileri gerçekleştirme şansımız olabilir. Uluslararası Gazetecilik Federasyonu’na başvuru yapılmamış olması büyük bir eksikliktir” dedi.
ABDİ KARAGÖZOĞLU
Cemiyeti olağanüstü kurultaya götürmelerinin nedeni olduğunu belirten başkan adayı Abdi Karagözoğlu, “Bizler ilk kadın başkanını seçilmesi için bir yıl önce katkı sağladık. Bizim 6 arkadaş olarak tek ortak noktamız cemiyet yönetiminde yer almamızdır. İGC’yi daha iyi günlere taşımaktan başka bir düşüncemiz yoktu. Ancak bir süre sonra hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını gördük. Tablonun gerçeği yansıtmadığını gördük. Bizim istediğimiz tek şey şeffaflıktı, dürüstlüktü. Gazeteciler cemiyetini yönetiyorsunuz ama mali tablodan bir habersiniz. Sorunlara sağlıklı yanıtlar alamadığımız gibi helvacı kağıdından farksızdı. Cemiyetimiz 4 yıl daha bu anlayışla yönetilirse, kasası tam takır olacaktı. İGC kar amaçlı bir kuruluş değildir diyeceksiniz, ancak 70 yıllık saygın bir kuruluştur. İzmir gazeteciler cemiyetin böylesine rahat yönetim anlayışına bu kadar değerli cemiyetin teslim edilmemesi gerekir. Özellikle kaptan köşkünde oturanlar tarafından meçhule sürüklenirken biz o gemini güvertesinde oturamazdık. Olan biteni izleyemezdik. Çünkü cemiyetin kasası üyesinin kesesidir. Büyük bir zaafiyette olduğunu gördük. İş yapanların müsrifliğe varan rahatlığı bizi rahatsız etti” diye konuştu. 9 Eylül Gazetesi’nin de herhangi bir kurum, kuruluş veya zümrenin altında kalmayacağını garanti ettiklerini ifade eden Karagözoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz Konfiçyus’un dediği gibi, “Tıkandığın noktada ya bir yol bulacaksın, ya yol açacaksın ya da çekileceksin’ anlayışıyla biz çekilmeyi değil, yeni bir yol açmak istedik. Eşimden ve çocuklarımdan daha fazla zaman ayırdığım mesleğim için İGC’ye adayım. Daha güçlü ve saygın bir cemiyet yaratmaya kararlıyım. Şeffaf olacağız. Her kuruşun hesabını her üyeye vereceğiz. Nerede işsiz kalmış, haksızlığa uğramış gazeteci varsa yanında olacağız. Seyahat masraflarını ve konaklama masraflarını kısacağız. Ben bu mesleğe bir borcum olduğunu düşünüyorum. Ben sadece bu borcumu ödemek istiyorum. Elimizden gelenin en iyisini yapacağız. Her zaman ulaşılabilir olacağız.”
DENİZ KEZER
Adaylardan Deniz Kezer son 4 yılda cemiyetin kasasının büyük tahribata uğradığını savunarak, şöyle konuştu: “ Kordonda bulunan 14 daireden birini satmak için onay isteyecekler. Ardında bu harcamalar sürecek sizi yine Kordon da dairelerin bir tanesini sat ak için yönetim çağıracak. Biz yine gidip bu yetkiyi ona vereceğiz. Kendi içimizde bir takım savaşlar vermeye çalışıyoruz. Ben hiçbir kuruluşun üyelerine zarar vaat ettiğini görmedim. Bugün neyin zararını etmeye başladı. 9 Eylül Gazetesi’nin zarar etmediğini düşünerek burada bahsettiğimiz 360 bin TL’lik zararlar neyin nesi oluyor. Ben bugün küçük paralarla çalışmaya çalışan, açlık sınırını altında çalışan arkadaşlarımızın konuşulmasını isterdim. Hepimiz taşın altına elimizi koyacağız.”
MİSKET DİKMEN
İzmir Gazeteciler Cemiyeti’nin faaliyet raporunda bulunan faaliyetlerinin tamamı üyelerin onaylarıyla yapıldığına dikkat çeken Misket Dikmen, “İGC’nin bu yıl ki zararı 146 bin lira. İGC’nin battı batıyor gibi söylemlerini çok büyük bir hayal kırıklığı olarak görüyorum. Basın ve ifade özgürlüğü bizim çizgimiz oldu. Bizim kırmızı çizgimiz basın ve ifade özgürlüğümüzdür. Ve taviz vermedik vermeyeceğiz. Biz yapamayacağımız hiçbir şeyin sözünü vermeyeceğiz. Sadece üyelerimizin değil genç meslektaşlarımızın da hukukunu ve hakkına sahip çıkacağız. Biz Hasan Fehmilerin, Ahmet Taner Kışlalılar’ın Uğur Mumcuların geleneğinden geliyoruz. 9 eylül gazetesi İzmirimizin gözbebeği olacak , 9 eylül gaz. Kuruluş aşamasından bu raddeye gelmesinden de tarifi imkansız bir şekilde mutluyum. Bu onur Tüm Cemiyetin . Aynı zamanda hedeflerimizin arasında genç arkadaşlarımıza iş istihdam alanı yaratmak . Gazetemizin tüm yazarları gazeteyi yükseltmek için yazıyorlar . 9 eylül taraf olmaya devam edecek, emeği sömürülen işçinin emekçinin, köylünün, tacize uğrayan bireylerin , barışın , kardeşliğin yanında olacağız. Üyelerimizin çocuklarına burs devam edecek, yılbaşı balosu devam edecek. Bizim temel anlayışımız cemiyetimizi küçültmek değil, sosyal aktivite ile büyültmek olacak.”
Konuşmaların ardından üyelerin oy kullanma işlemi başladı.
DÖRT LİSTE YARIŞIYOR
Abdi Karagözoğlu’nun beyaz listesi; Zeynep Gürel, Meral Karaduman, A. Suavi Yardımoğlu, Nadir Doğan, Erkut Şahin, Fahrettin Dokak, Mustafa Yılmaz, İlhan Arga, Şükrü Akın, Sinan Doğan
Deniz Kezer’in kırmızı listesi; Deniz Tay, Serdar Ağır, İbrahim Paker, Deniz Alime Uyar, Kamil Taneri, Mazlum Vesek, Süleyman Tok, Tuğçe Doğaneli Kamacı, Handan Yağmur, Alaattin Gürırmak
Misket Dikmen’in mavi listesi; Dilek Gappi, Gaye Karadağ, Tayfur Göçmenoğlu, Murat Attila, Semih Aksoy, Kenan Çimen, İlker Çoban, Hakan Dirik, Gökmen Küçüktaşdemir, Sadık Pala
Oğuz Serdar Örnek’in mor listesi; Ümit Aktan, Elvan Feyzioğlu, Özlem Balcı, Çağlayan Sueli, CihadTaysi, Murat Demircan, Sefer Ayçe, Barış Yengiloğlu, Nalan KolağasıImre, Muhammet Yusuf Eser
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.