YENİ EĞİTİM VE ÖĞRETİM MARATONU BU GÜN BAŞLIYOR

 

2015 – 2016 Eğitim ve Öğretim Yılı bu gün başlıyor. Yaklaşık 18 milyon öğrenci ve 900 bin öğretmen bu gün ders başı yapacak. Ülkemizde iki kanaat dönemi halinde devam eden eğitim öğretim sürecinin birinci dönemi bu gün başlayıp 22.01.2016 Cuma günü sona erecektir. İki haftalık yarıyıl tatilinden sonra ikinci dönem eğitim ve öğretim çalışmaları da   08.02.2016 Pazartesi günü başlayarak 17.06.2016 Cuma günü sona erecektir.

 

Bu kapsamda okul öncesi, ilkokul birinci sınıf, ortaokul ve imam hatip ortaokullarının beşinci sınıflarındaki öğrencilerin eğitim ve öğretime uyum programları da 28.09.2015 – 02.10.2015 tarihleri arasında uygulanacaktır. Uyum programı çerçevesinde; okul yöneticileri, okulda çalışan öğretmenler ve okul personeli okula yeni gelen öğrencilerle tanıştırılacaktır. Ayrıca, bu uyum programı çerçevesinde okula yeni başlayacak öğrencilerin okulu daha hızlı tanıyabilmeleri için öğretmenler yanlarına öğrencileri alarak; okulun idari birimlerini (müdür, müdür yardımcıları, öğretmenler ve diğer personelin odalarını, rehberlik birimlerini, güvenlik görevlisi odasını vb.), okul kütüphanesini, bilgisayar sınıflarını, laboratuvarı, konferans salonunu, spor salonunu, kantin vb. mekanları gezerek öğreneceklere gösterecekler. Bunun yanında öğretmenler; okul çevresi, okulda verilen hizmetler, mevzuat ve okul kuralları, okulun sosyal, kültürel ve sportif faaliyetleri, okulda ve okul çevresinde doğacak ihtiyaçlarını nasıl giderecekleri hakkında öğrencileri bilgilendirecekler.

 

Ancak şunu da eklemek gerekir ki, bu gün okula yeni başlayacak öğrenciler kadar öğrencilerin velileri de çok heyecanlı. Çünkü veliler il kez çocuklarından ayrılacaklar. Öğrenciler her gün yaklaşık altı saat anne ve babalarından ayrı kalacaklar. Bu durum ilk günlerde hem öğrenci hem de anne ve babalar için biraz zor olabilir. Fakat şunu özellikle vurgulamak gerekir ki, anne ve babalar okul idaresi ve öğretmenleri ile yapacakları uyumlu bir işbirliği ile bu süreci hızlıca atlatabilirler. Eğitimin her sürecinde olduğu gibi bu süreçte de anne ve babalar öğretmene güvenmeleri ve öğretmenlerin dediklerini yapmaları çok önemlidir. Anne ve babaların öğrenci üzerindeki aşırı koruma ve kollama şeklindeki tutumları öğrenciye yarar yerine zarar vermekte ve öğrencide özgüvenin oluşumunu engellemektedirler. Bu bakımdan anne ve babaların öğrencilere karşı olan tutumlarında çok dikkatli olmaları gerekir. Öğrencilerin kendi ayakları üzerinde durabilmeleri, yaşlarına göre sorumluluk alabilmeleri, özgüven kazanabilmeleri ve sosyalleşebilmeleri için anne ve babaların çocukları ile aralarındaki tutum ve davranışlarında ölçülü olmaları şarttır. Her anne ve baba çocuğunu sever, korur ve kollar, fakat aşırıya gidildiğinde çocuğun zarar göreceği unutulmamalıdır. Nitekim özgüven ve sosyalleşme sorunu yaşayan öğrencilerle ilgili yapılan araştırmalarda bu sorunların daha çok, öğrenciyi yetiştiren anne ve babaların hatalı tutum ve davranışlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Bu nedenle anne ve babalar çocuklarının sosyalleşebilmeleri, özgüven duygusu kazanabilmeleri ve kendi ayakları üzerinde durabilen bireyler olabilmeleri için çaba göstermeleri; okul idaresi, öğretmenler ve okulun rehberlik servislerinde görevli rehberlik öğretmenleri ile işbirliği halinde olmaları gerekir.

 

Ülkemizdeki tüm okullarda kantin bulunmaktadır. Okul kantinleri devletimizin çıkarmış olduğu kurallara göre faaliyetlerini sürdürmektedirler. Öğrenciler, ihtiyaçlarını okuldaki kantinlerden karşılayabilirler. Bu nedenle anne ve babaların çocuklarının beslenmesi ile ilgili endişeye kapılmalarına gerek yoktur.

 

İster tam gün eğitime tabi olsun ister ikili eğitime tabi olsun anne ve babalar çocuklarını normal ders dışında da okulda tutabilirler. Nitekim günümüzde pek çok okulda Milli Eğitim Bakanlığı Çocuk Kulüpleri Yönergesi çerçevesinde okulda ders dışı etkinlikler yapılmaktadır. Okulda açılan ders dışı etkinliklere katılan öğrenci hem bu alanda yapılan çalışmalara katılarak eğitimini pekiştirmekte hem de halk oyunu, satranç, resim, yabancı dil, spor v.b alanlarda beceriler kazanabilmektedir. Bu aynı zamanda çalışan anne ve babalar için de çok önemlidir. Çünkü okulda açılan kulüp çalışmalarına katılan öğrenci ders dışındaki günlük zamanını okuldaki sorumlu öğretmenler nezaretinde yapacağı ders dışı etkinlikte geçireceği için anne ve babaların çocuklarını bırakacakları yer sorunu da çözülmüş olacaktır. Okullardaki ders dışı etkinlikler ücretlidir. Ancak bu ücretler cüzi miktardadır, aşırı değildir. Bu nedenle ders dışı eğitim faaliyetlerinden faydalanmak isteyen velilerin okul idaresi ve öğretmenleri ile iletişime geçmeleri gerekir. Bir öğrenci illa kendi okulundaki ders dışı eğitim faaliyetine katılacak diye de bir zorunluluk yoktur. İsteyen veliler çocuklarını başka okullarda açılan ders dışı eğitim faaliyetlerine yazdırabilirler. Bu durum tamamen isteğe bağlıdır.

Milli Eğitim Bakanlığımızca ortaokulda ve lisede okuyan öğrenciler ile bu okullardan mezun olan öğrencilere yönelik destekleme ve yetiştirme kursları başlamıştır. Bu kurslardan faydalanmak isteyen öğrenciler okul idaresi ile irtibata geçmeleri gerekir. Bu kurslar ücretsiz olup Milli Eğitim Bakanlığına bağlı halk eğitimi merkezleri kanalı ile verilecektir. Bu kurslardan açık öğretim öğrencileri de yararlanabilecektir.

 

    Şunu ifade etmek gerekir ki, eğitim kolektif bir çabaya dayanmaktadır. Bu kolektif eğitim çabası ağırlıklı olarak; okul, öğretmen, aile(veli) ve öğrenci dörtlü saç ayağına dayanmaktadır. Bu nedenle eğitimden istenen faydanın sağlanabilmesi için bu dörtlü saç ayağı arasında sıkı bir etkileşim, iletişim, işbirliği, yardımlaşma, dayanışma ve paylaşmanın olması gerekir. Günümüzdeki eğitim süreçlerinde öğrenci velisi dediğimiz anne ve babaların da dâhil olması ve anne –babaların üzerlerine düşen rolleri iyi bir şekilde yerine getirmeleri öğrencinin daha hızlı ve daha iyi yetişmesine katkı sağlayacağı açıktır. Bu nedenle eğitim süreci içinde okul, öğretmen ve öğrencinin yalnız bırakılmaması; bu kapsamda anne ve babaların da eğitim sürecine katılarak istenen çabaları göstermelerinin çok önemli olduğunu belirtmek lazım.

 

Eğitim faaliyetlerinde öğretmenlerimize sonuna kadar güvenmeliyiz. Unutmayalım ki, toplumdaki en ulvi ve en fedakâr mesleklerden birisi öğretmenlik mesleğidir. Öğretmenlik zor bir iştir, çok sabır ister. Öğretmen çocuğu alır adeta bir sanatkâr gibi onu bin bir zorlukla şekillendirir ve topluma kazandırır. O bakımdan gerek okul idaresinin, gerek velilerin ve kısacası herkesin öğretmenlere destek olması gerekir. Bu anlamda öğretmenlere güvenmeli ve öğretmenlere gerekli saygıyı göstermeliyiz. Toplumdaki aydınlanmanın öğretmenlere bağlı olduğu unutulmamalıdır.

 

Bu anlamda bu gün başlayacak olan 2015-2016 eğitim ve öğretim yılının hayırlı olmasını; velilerimiz, öğrencilerimiz, öğretmenlerimiz ve ülkemiz açısından sağlıklı, başarılı ve bereketli geçmesini diliyorum.

 

     

Dr. Mehmet Ali NOYAN

Elektronik Posta : alinoyan47@gmail.com

Cep Telefonu      : 05053985629

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Aydın ÜSTÜN 1 yıl önce

Eline sağlık hocam çok güzel bir yazı olmuş. Gerçekten önemli konulara değindiniz