26 Kasım 2013 Salı 11:41
Yaralı sokak köpeğini görünce hayatı değişti
Uzun yıllar yurt dışında farklı ülkelerde yaşayan Türkan Dağdelen'in hayatı, hayalindeki küçük restoranı açmak için döndüğü ülkesinde karşılaştığı yaralı haldeki köpek nedeniyle değişti.

Hayvan Hakları Federasyonu (HAYTAP) il temsilcisi ve Ortaca Hayvan Dostları Derneği (HAYDOS) Başkanı Dağdelen, Dalaman ilçesinde kurduğu Sokak Hayvanları Rehabilitasyon Merkezinde yaklaşık 650 köpek ve 200 kedinin bakımını sağlıyor.






Dağdelen, yaptığı açıklamada, uzun yıllar Almanya ve İngiltere'de yaşadığını, hayalindeki restoranı açmak için 2005 yılında Türkiye'ye dönerek Ortaca ilçesine yerleştiğini söyledi.

Ortaca'da sokak hayvanlarının mağdur olduğunu fark ettiğini belirten Dağdelen, "İşin daha da kötüsü hayvanlar sürekli zehirleniyordu. Daha sonra sokakta bulduğum köpeklere yardım etmeye çalıştım. Tedavi ettirdim, kısırlaştırdım, tekrar serbest bıraktım" dedi.

Bir gün sokakta yaralı ve tecavüze uğramış bir köpek bulduğunu, bunun hayatında dönüm noktası olduğunu dile getiren Dağdelen, gözü sapanla çıkarılmış, tecavüze uğramış, karnı kesilmiş birçok hayvanla karşılaştığını anlattı. Dağdelen, "Binlerce turistin geldiği turistik bir yerde böyle bir olayın olduğuna inanamadım. Bunu bir türlü anlamadım. Hala da anlayamıyorum" ifadesini kullandı.

Dağdelen, Türkiye'de sokak hayvanlarına iyi davranılmadığını savunarak, şöyle devam etti:

"Hayvanlar, mağdurluktan öte inanılmaz derecede işkencelere maruz kalıyor. Bu konuda ne yapabileceğini düşündüm ve araştırma yaptım. Hayvan Hakları Kanunu olduğunu öğrendim. Üstelik ülkemiz buna imza atmış. Buna rağmen hiçbir belediye altına imza attıkları 5199 sayılı Kanuna uymuyor. Tam aksine ellerinde geldiğince yasaya aykırı davranıyor. Kendi haklarımı, hayvanların ve karşı tarafın haklarını öğrendim ve böyle bir mücadeleye başladım."



Çöplüğü barınağa çevirdi

Dalaman'ın Bülüşlü mevkisinde sokak hayvanları barınağı kurduğu yerin belediyeler ve otellerin çöplerini bıraktığı alan olduğunu ifade eden Dağdelen, şöyle konuştu:

"Burası bir çöplüktü. Ülkemizde gelenekseldir, nerede çöplük varsa insanlar oraya hayvan bırakır. Buraya geldiğimde onlarca hayvan açlıktan kendi pisliklerini ve yavrularını yiyordu. Ben de her gün çöplüğe gelerek hayvanları beslemeye başladım. Dönemin vali yardımcısı aracılığıyla önce bir kulübe yaptık, şimdi çok güzel bir bakımevine dönüştü. Bugün Türkiye'de bulunan en güzel barınak burada."

Dağdelen, kurduğu barınakta hiçbir hayvanın bağlı olmadığını, toprak zeminde özgürce gezebildiğini vurguladı.



"Onların avukatı, sendikası, hakimi, kaymakamı yok"

"Neden insana değil de hayvana yardım ediyorsun", "Neden hayvan haklarını savunuyorsun" gibi sorularla sık sık karşılaştığını dile getiren Dağdelen, sözlerini şöyle tamamladı:

"Bugüne kadar çok insana da yardım ettim. Yaşam zincirindeki en zayıf halka ne yazık ki çocuklar, yaşlılar, engelliler ve hayvanlar. Sokak hayvanları çok mağdur. Onların ağzı var ama dili yok. Avukatı, sendikası, annesi, babası, belediye başkanı, hakimi, kaymakamı yok. Birilerinin de onların hakkını araması lazım. Çünkü bu dünya yalnız insanoğluna ait değil. Eğer öyle olsaydı, Yaradan sadece insanı yaratırdı. Bu dünyayı tüm canlılarla paylaşmak zorundayız."
Son Güncelleme: 26.11.2013 11:56
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
müjdat ünsalan 3 yıl önce

sizin alnınızdan öpmekten başka ne yapılabilinirki...