19 Temmuz 2015 Pazar 14:51
Üretmeden tüketen nesiller yetiştirdik!..
 
İşte Abbas Güçlü'nün bugün Milliyet Gazetesi'nde yayımlanan yazısının tamamı:

Çocuklarımızı test manyağı yaptık.

Kızlarımız yemek yapmayı bilmiyor, oğullarımız tamirat.

Ağaçları, meyveleri, balıkları tanıyan yok gibi.

25 yaşına gelinceye kadar, birkaç ay da olsa çalışanı ara ki bulasın.

Sanat, kültür, edebiyat fantezi olarak görüldü.

Siyasete olan ilgileri hepten kopartıldı.

Sesini yükseltenin canına okundu.

Spor mu, o da ne ki, noktasına gelindi.

Yıldız ve genç takımlar oyuncu bulamadı...

Ama iki şeyi çok iyi başardık,

İlki sınavlar, ikincisi cep telefonu.

Çocuklarımızı, hiç sorgulamadan, deli gibi, dershanelere gönderdik.

Çene çalmada dünya rekorları kırdık.

Çocuk ve gençler üzerinden para kazanan herkes mutlu.

Anne, babalar ise ne olup bittiğinin hâlâ farkında değil.

Siyasetin de zaten hiç umurunda olmadı...

Ne olur dizilerden, koşuşturmadan, size dayatılan ezberden, bir an için de olsa kafanızı kaldırın ve çocuklarımızı izleyin.

Nasıl bu hale geldiklerine biraz olsun kafa yorun.

Kendi çocukluğunuzla kıyaslayın...

Elbette içlerinde bizden çok daha iyi olanlar da var.

Peki, mutlular mı?

Evet demek o kadar zor ki!

Çok çabuk sıkılıyorlar.

Ne alsanız, ne verseniz, ne yapsalar, nereye gitseler onlar için bir anlamı yok.

Hiçbir şekilde tatmin olmuyorlar, çabuk sıkılıyorlar, ne istediklerini de genelde bilmiyorlar.

Zaten onların çok içindeydik ama bayram tatilinde daha yakından gözleme fırsatı oldu.

Hem de yüzlercesini, binlercesini...

Çocuklarımızı bu hale el birliğiyle hepimiz getirdik.

Siyaset, arka bahçe yaratma sevdasıyla, olup biteni görmezden geldi.

Anne babalar herkes ne yapıyorsa biz de onu yapalım içgüdüsüyle hareket etti.

Öğretmene hiçbir zaman ne düşünüyorsun diye soran olmadı.

Siyaset, magazin ve futbolun dışındakiler de medyanın pek ilgisini çekmedi.

Peki, bütün bunlar olup biterken devlet neredeydi?

O da ne ki?

Valiler, kaymakamlar, genel müdürler, müsteşarlar, kurullar, kurumlar, yargı ve devleti devlet yapan diğer unsurlar?..

Onlar da ya tek tek bir yerlere savruldular ya da birilerinin kuyruğuna takıldılar...

Yeni bir hükümet arayışları sürerken, ne olur biraz da bu tür ayrıntılara kafa yorsunlar.

Nereye gidiyoruz sorusuna cevap arasınlar.

Ve ne olur artık eğitimi uzman ellere teslim etsinler ve bir hedef koysunlar.

Ülkesini, ailesini, okulunu, işini, mahallesini, yediği yemeği, yürüdüğü yolu seven, çalışmaktan, üretmekten utanmayan, kendisiyle barışık nesiller yetiştirelim...

Çocuklarımızı her şeyden uzaklaştırıp sınavkolik hale getirdik, teknoloji bağımlısı yaptık ve bunu bir başarı hikâyesi diye yutturmaya çalıştık.

Yuh olsun hepimize!..

Özetin özeti: Kendimizi kandırmaya daha ne kadar devam edeceğiz?..
Son Güncelleme: 19.07.2015 14:51
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
emine yardımcıoğlu 1 yıl önce

Allah razı olsun çok doğru bunun savaşını veriyorum ama kızım hangi arkadaşıyla konuşsa etütlere gidiyor ne yazikki aileler hem şikayet ediyor hemde gönderiyor çocuk yapabilecegi dersi bile nasilsa etütte öğrenirim diyip umursamıyor ve bunu sisteme fatura ediyoruz oysa ki sistemi yaratan biziz ne olur hırslarımızı çocuklarımıza mal etmeyelim dünyalık seyleri ahlaktan uzak yaşamayalım