10 Nisan 2015 Cuma 14:19
Özgecan'ı babası öldükten sonra gördü
Özgecan Aslan 'ın her sözüyle kamuoyunu derinden etkileyen babası Mehmet Aslan verdiği röportajla yine sarstı. Ayşe Arman 'a konuşan Mehmet Aslan, kızını öldükten sonra gördüğünü söyledi. 'Rüya değildi' diyen Mehmet Aslan "Bu anlatacaklarımı rüya değil, durugörü. Bizzat yaşadım. Çok büyük bir alanda, binlerce meleğin olduğu bir yerde' dedi.

Türkiye Mehmet Aslan 'ın dehşete düşüren bir cinayetle tanıdı. Kızı vahşi şekilde öldürülen Mehmet Aslan öylesine mülayim öylesine sevgi doluydu ki Özgecan'ın katillerine lanet yağdıranları sarstı.



Mehmet Aslan 14 Şubat'ta kızını mezara koyduktan aylar sonra Hürriyet Gazetesi köşe yazarı Ayşe Arman'a verdiği söyleşiyle yine tüyleri diken diken etti. Kızının yokluğuna alışamayan Mehmet Aslan bazı sabahlar oğluna 'Ablanı kahvaltıya kaldır' diyormuş. Mehmet Aslan yaşadığı acıyı "Evladınız... Ötesi var mı? Yokluğuna alışabilmek mümkün değil. Benim günlerim, hâlâ zihnimde bir takım şeyleri anlamlandırabilmekle geçiyor. Kabul etme süreci zor. Çetin bir imtihan oldu hepimiz için. Biz yarayı kalpten aldık. Ömrümüzün sonuna kadar bu yarayla yaşayacağız" diyerek anlatıyor.



RÜYA DEĞİL ÖZGECAN'I GÖRDÜM

Mehmet Aslan'ın Özgecan'ın ölümünden sonra yaşadığı bir olay var ki tüyleri diken diken etti. Mehmet Aslan kızını 'meleklerin arasında' gördüğünü söyledi. 'Rüya olmadığını' vurgulayan Mehmet Aslan olayı şöyle aktardı;

-"Özge'm, ebedi olan bir âleme, bir melek olarak gitti. Bu söylediklerim inanç değil. Şu an nerede olduğunu gördüm ben... Bu anlatacaklarımı rüya değil, durugörü. Bizzat yaşadım. Çok büyük bir alanda, binlerce meleğin olduğu bir yerde beyaz elbiseler içerisinde gördüm kızımı. Bembeyaz kanatlan vardı, çok güzel ve çok mutluydu. Yüksek ruhsal tekamüle sahip olduğunu düşündüğüm ruhların arasında kızım sahneye geldi ve herkes onu alkışlamaya başladı. "Güzel meleğimiz başanyla görevini tamamladı ve aramıza geldi!" dedi uhrevi bir ses. Ve ekledi: "Şimdi sıra sizde, hazır mısınız?" Tekrar ediyorum bunu rüya şeklinde değil, durugörü olarak gördüm. Özge'm öyle muhteşem bir ilahi yapının içerisinde yürüyordu ki, arkasında yüzlerce küçük melek, onun bembeyaz giysisini, duvağını arkasından tutuyordu.



BÖYLE BİR DURUGÖRÜ GÖRMEK MÜMKÜN MÜ?

Ayşe Arman duydukları karşısında "Mehmet Bey, bu anlattıklarınızı okuyanların bir kısmı, "Böyle şey olmaz!" diyebilir..." hatırlatması yapınca Özgecan'ın babası şunları anlatıyor;

-"Efendim, dünyada böyle bir şeyin olabileceğini bilen çok insan var. Zaten mesele, bunların doğru olmadığını düşünen insanlara doğru olabileceğini göstermek. Bu de sadece sevgiyle görülebilecek, hissedilebilecek bir şey. Yanlış anlaşılmasın, hissetmeyen biri sevgisizdir demiyorum. Sadece ruhsal tekamül açısından daha aşağı bir mertebede olduğu söylüyorum. Amaç da zaten insanların bilinç seviyelerinin yükseltilmesi, genç ruhların yollarını bulabilmesi.

Gelişmiş kozmik bilince sahip birçok insan var, indigo çocuklar var mesela. Bu çocuklar, ruhsal tekamül açısından çok yüksek seviyelerde olabiliyorlar. Özge'm de bir indigo'ydu. Sürekli iyilik yapma peşindeydi. "




BİLGİYİ BİLEN ALLAH'TIR
Mehmet Aslan kızının ölümünün de bir hikmeti olduğunu düşünüyor. Toplumun olayı çok hızlı bir şekilde unutmasını 'tüm dünya böyle diyerek' şöyle izah ediyor;

Bu çağın adı, "bilgi iletişim çağı" ya zannediyorlar ki, teknolojiyle, bilgisayarla ilgili. Hayır, bilgi iletişim çağı bu değil. Bilgiyi bilen Allah'tır. Evrensel bilginin, insanlara ulaştınlacağı bir çağdayız. İnsanlık yakın bir zamanda evrensel bir bilgiyle karşı karşıya kalacak. Gerçek bilgiyi idrak edebilmek için de evrensel sevgi ve banş gerekiyor. Allah'ın bilgisine muhatap olacak insanlar, bu bilgiye, nefret ve şiddet duygularıyla muhatap olurlarsa mahvolacaklar. İnsanlık hem kurtuluşun hem de büyük bir başlangıcın eşiğinde. Bilgi, yakında iletilecek. Henüz bu bilgiye sadece yüksek tekamüldeki insanlar muhatap. Kısmi olarak derece derece başkalarına da ulaşacak. Sevgi ve barışı tüm dünyada tesis edebilmek için uğraşan insanlar var. Bizler, değişmek ve dönüşmek zorundayız...



MAHKEME-İ KÜBRA KURULACAK

Mehmet Aslan Özgecan'ın katiline verilecek cezayla ilgilenmiyor. Bunun sebebini de şöyle anlatıyor;
-"Bakın, bu olayı gerçekleştirenler iki ya da üç kişi değil. Bu cinayeti tüm toplum işledi. Bu cinayet, tüm insanlığın işlediği bir cinayet. Dolayısıyla, bu dünyada görülecek olan mahkeme, benim nazarımda temsili bir mahkeme olacak. Çünkü bu acı olay, ilahi takdirin bu şekilde tecelli ettiği bir olay. Hikmetini maalesef birçok insan hâlâ kavrayamadı. 19 yaşında gencecik bir kızın hayallerinin yok edilmesi, bütün insanların hayallerinin ve geleceklerinin yok edilmesiyle eşanlamlıdır. Kızımın çığlığını, bütün insanlann kalbinde en derin şekilde hissedilmiş olması gerekir. Tekrar ediyorum, kurulacak mahkeme, temsili bir mahkemedir. Bu mahkemenin üzerinde Mahkeme-i Kübra olacaktır..."





Son Güncelleme: 10.04.2015 14:26
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.