27 Ocak 2014 Pazartesi 13:30
Ofiste aşk başkadır!
Ofis aşkları, platonik dahi olsa her zaman zordur. Yöneticinizin ve diğer mesai arkadaşlarınızın gözünün önünde bir ilişki yaşamak, ofis içi masum dedikodular, mimik ve hareketinizin izlenmesinin getirdiği baskı bir de kıskançlık krizleri ile birleşince her iki taraf için de yönetilmesi zor bir süreç halini alır. Hele ki şirket yönetimleri ilişkiye karşı ise durum daha da sıkıntılı bir sürece girer.

Yakın bir geçmişe kadar pek çok şirket çalışanları arasında bir ilişki yaşanmasını istemiyordu. Keza evli çiftlerin ikisini aynı anda bünyesine kabul etmeyen kurum sayısı oldukça fazla idi. Ancak son birkaç yıl içinde şirket yöneticileri bu fikirlerini değiştirdi. Peki, bu değişimi ne tetikledi?

İşyerinde yaşanan aşk ilişkilerinin son yıllarda yoğun çalışma saatleri ve sosyalleşmenin azalmasından dolayı oldukça yaygın bir hale geldiğini anlatan DBE Davranış Bilimleri Enstitüsü’nden Uzman Psikolog Şirin Hacıömeroğlu Atçeken, iş yerinde geçirilen saatlerin ve çalışan kadın sayısının artmasının, şirket ve ekiplerin büyümesinin aşkı tetiklediğini böylelikle iş arkadaşı çift sayısının artırdığını söylüyor.

“Geçmişte iş yerinde aşk istenmeyen, tabu halinde bir konu iken artık birçok şirket tarafından olumlu görülmekte hatta çalışanların motivasyonunu arttırdığı gerekçesiyle teşvik bile edilmektedir” diyen Atçeken, “İş yerinde aşk yaşamak birçok ülkede olduğu gibi ülkemizde de gitgide yaygınlaşıyor. Araştırmalar işyerinde aşkın; motivasyonu, performansı, verimliliği ve yaratıcılığı arttırdığını ortaya koyuyor. Stern Dergisi’nin yaptığı bir araştırmaya göre kadın ve erkeklerin yüzde 56'sı aynı işte çalıştıkları biriyle beraber olduklarında daha yoğun çalışıyor. Bu nedenle işverenler eskisi gibi işyerinde aşka endişe ile değil de daha sıcak bakıyor” diyor.

Her ilişki kabul görmez

“İşyerlerinde aşkı yasaklayan ve çalışanların verimini düşürdüğünü düşünen bazı şirketler ise ayrılık olduğunda misillemelerin ve işyeri ahenginin bozulmasının önüne geçmek için bu kararı alıyor” diyen Atçeken, “İşyerleri tarafından etik olarak kesinlikle olumsuz görülen üç ilişki şekli vardır. Arada mevki farkının ya da çıkar ilişkisinin olması yahut çiftlerden bir ya da ikisinin evli olması hoş görülmeyen durumlardır. Bu ilişki biçimleri işyerine ve oradaki ilişkilere zarar verir. Özellikle çalışanlar ve ast-üstler arasındaki güven duyguları zedelenir. Şirket içi çatışmaların artması, kurum bağlığının azalması çalışanın iş performansı düşürür” diyor.

Peki, işyerinde aşk yaşayan çiftler hem ilişkilerinin hem de şirketlerinin huzuru için hangi noktalara dikkat etmeli? İşte DBE Davranış Bilimleri Enstitüsü Uzman Psikolog Şirin Hacıömeroğlu Atçeken’in ofis aşıklarına önerileri…

• İşyerinde aşkı sır olarak saklamak doğru değildir. Ancak iş arkadaşlarının yanında alenen yaşamaktan da kaçınmak gerekir.
• Eğer çiftler arasında mevki farkı varsa, bu ilişki bir terfi aracı olarak görülebilir. Üst mevki tarafından ileride verilecek bazı kararlar diğerleri tarafından kayırma olarak algılanabilir. Kişi eğer böyle bir durumun içindeyse iki kere düşünmelidir.
• İlişki başlangıcında ve sürecinde işyerinde doğabilecek sorunların çiftler arasında açıkça konuşuluyor olması gerekir. Böylece ayrılık gibi bir durum söz konusu olduğunda zaten iki taraf da sınırlarını çok iyi bilecektir.
• Ayrılık zor bir süreçtir. Kişinin iş veriminin ve motivasyonunu düşmesi ayrılığın haricinde farklı sorunlar yaratarak işleri daha da zorlaştırabilir. Bu yüzden eğer kişi kendi başına atlatamıyorsa, bu süreçte profesyonel bir yardım alabilir.
• Özel hayat ve iş hayatı dengesini iyi kuran, ikisini birbirinden ayırabilen, gerginliğini iş çevresine yansıtmayan ve duygularını kontrol edebilen kişiler profesyonel yaşamlarında problem yaşamadan durumu atlatacaklar, eski ilişkilerinden dolayı zorluk yaşamayacaklardır.
Son Güncelleme: 18.02.2015 23:01
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.