04 Mayıs 2015 Pazartesi 11:05
Çöpe attığı bebeğini bağrına basan anne

 Dört çocuğu vardı. Hamileliğini gizlediği beşinci bebeğini, bir yıl önce banyoda doğurdu ve ağzını bantlayıp bir poşet içinde çöpe attı. Kâğıt toplayıcıların bebeği bulmasının ardından kimliği tespit edilip tutuklandı. Polislerin, ‘Dilek’, ailesinin ise ‘Melek’ adını verdiği bebeğine, ‘psikoloğa tedavi olması’ şartıyla tahliye edildikten sonra kavuştu. Halen tutuksuz yargılandığı davada savcının hakkında 13 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası verilmesini istediği anne, “Aklım yerinde değildi. Nasıl böyle bir şey yaptım? Kızım büyüyecek ve bana olanları soracak. Bu ceza, alacağım cezadan daha büyük olacak. Ne olur beni yavrularımdan ayırmasınlar” diyerek gözyaşı döküyor.

5 Mayıs 2014’de Pendik’te kâğıt toplayan bir kişi, çöpteki poşetin hareket ettiğini gördü. Poşeti açtığında bebeği buldu. Kamera görüntülerinden bebeği çöpe atan kadının, yakındaki bir marketten alışveriş yaptığı belirlendi. Kullandığı kredi kartından iz süren polis, kadının kim olduğunu ortaya çıkardı.

‘KOCAM KIZAR DİYE GİZLEDİM’
20 yıllık evli olan 41 yaşındaki K.E. adlı anne, ifadesinde hamile olduğunu 5 aylıkken fark ettiğini anlatarak, “Maddi durumumuz iyi değildi. Hamile olduğumu eşime söylemedim. Bebek çok büyük olduğu için kürtaj yaptıramadım. Eşim konfeksiyon atölyesinde çalışıyor. Ben ev hanımıyım. Temizliğe de gidiyorum. Eşim kızar diye hamileliğimi gizledim” dedi. 5 Mayıs 2014 günü sancılandığını ifade eden K.E., “Banyoda 15 dakikada bebeği doğurdum. Göbek bağını makasla kestim. Bebeği bir çarşafa sardım. Ağlamasın diye ağzını koli bandıyla bantladım. Bir poşette pazar arabasına koydum. Çöp tenekesine bıraktım. Markete alışverişe gittim. Pişman olup iki saat sonra geri gittim ama bebeğim yoktu” şeklinde konuştu.

Tutuklanan anne 14 Temmuz 2014’de görülen duruşmada tahliye edildi. Savcı, ‘annenin, bebeğini ölüme terk ettiğini, tesadüfen bulunmaması halinde öleceğini’ belirterek ağırlaştırılmış müebbet hapse çarptırılmasını istedi. Suçun teşebbüs aşamasında kalması nedeniyle de cezanın 13 yıldan 20 yıla kadar indirilmesini talep etti.

Konuşurken gözleri dolan, hamileliğin kendisinden gizlenmesinden dolayı oldukça öfkeli baba ise, “Nasıl anlamadım diye kendimi affedemiyorum. ‘Şişmanladın’ diyordum, ‘Midemde gaz var’ diye yanıt veriyordu. Ona zayıflama çayı bile aldım. Hâlâ affedemiyorum. Bebeğimizi attığı günü hiç konuşamıyoruz bile” dedi. Bebeğini almak için 2 hafta uğraştığını söyleyen baba “Gece gündüz uyumadan yavrumuza baktım. Ama karımı atamazdım. O böyle bir şey yapacak insan değil. O dönem bir rahatsızlık geçirdi diye düşünüyorum. En büyük korkumuz eşimin ceza alması. Tekrar hapse girerse Melek’imiz de diğer çocuklarımız da bir kez daha yıkılacak” dedi.

‘HER GÜN VİCDAN AZABI ÇEKİYORUM’

Önümüzdeki günlerde hakkında verilecek karar açıklanacak olan anne minik kızını kucağından indirmiyor. K.E., “Her gün vicdan azabı çekiyorum. Kızım büyüyecek ve bana soracak. Bu ceza benim alacağım cezadan daha fazla” dedi. Şimdi kucağıma aldıım ya bütün amacım onu iyi yetiştirmek. Ama ya cezaevine girersem? O zaman ne yaparım? Ondan ayrılmak istemiyorum. O benim meleğim” diye konuştu. Tüm yaptıklarına karşın eşinin en büyük destekçisi olduğunu belirten anne, “Eşim beni affetmedi ama beni yalnız bırakmadı. Benden şikâyetçi olmadı. Ne kadar büyük bir kalbi olduğunu şimdi anladım. Meleğimiz bize yeni bir hayat verdi. Babasına âşık. Benim kucağımdan inmiyor” dedi.

UZMANLAR NE DİYOR?


‘Psikiyatr onayı gerekir’

Psikiyatr Neslim Doksat: “BU anne hamilelik döneminde depresyona girmiş veya daha ağır bir psikolojik rahatsızlık geçirmiş olabilir. Ancak olayı gerçekleştirdikten sonra tahliye edilince bebeğine dört elle sarılması, onu emzirmesi bu hastalığının iyileşmeye başladığının göstergesidir. Denetimli serbestlik sürecinde aldığı psikolojik destek ve tedavilerle ilgili raporlar aylık olarak mahkemeye sunulur. Annenin bebeğe bakabileceği yönünde kesinlikle psikiyatrın onay vermesi gerekir.”

‘Aile de destek almalı’

Psikiyatr Prof. Dr. Bengi Semerci: “YAŞANAN bu olay nedeniyle sadece annenin değil, eşinin ve diğer 4 çocuğunun da uzun süreli psikiyatrik destek alması gerekli.”

KAYNAK: Habertürk

Son Güncelleme: 04.05.2015 11:07
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.