24 Mart 2014 Pazartesi 18:53
24 Mart Dünya Tüberküloz Günü

Türk Toraks Derneğinden yapılan yazılı açıklamada, Türkiye’de 2012 yılı verilerine göre kayıtlı 14 bin 691 verem hastası olduğu, tüberkülozu durdurma stratejisinde sağlık çalışanları ve toplumun da bu mücadeleye katılmasının önemi vurgulandı.
24 Mart Dünya Tüberküloz Günü dolayısıyla yazılı bir açıklamada yapan Türk Toraks Derneği, Alman doktor Robert Koch’un 24 Mart 1882’de verem hastalığına tüberküloz basilinin neden olduğunu ilk olarak ortaya koyduğu bu günün Dünya Tüberküloz Günü olarak kabul edildiğini bildirdi. Verem mikrobunu öldüren ilaçların 1940’lı yıllarda bulunduğunun ifade edildiği açıklamada, tüberküloza erken tanı koyulmasının başarılı bir tedavide en önemli verem savaş uygulaması olduğuna dikkat çekildi. Tüberküloz tedavisiyle hızla mikropların temizlendiği ve hastanın iyileşmeye başladığı dile getirilen açıklamada, "Var olan mikropları temizlemede çok etkili olduğu için hastalığın tekrarlamasını da önler. Bu sayede, hastaların iyileşmesi, ölümlerin önlenmesi, normal yaşamlarına dönmeleri mümkün olmaktadır. Bunun yanında verem mikrobunun kaynağı kurutulduğu için bulaşması da önlenmektedir" denildi.
GÜNDE 3 BİN 600 HASTA ÖLÜYOR
Dünyada veremin hala büyük bir sorun olduğunun işaret edildiği açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"Her yıl ortaya çıkan 8,7 milyon verem hastasının üçte birine tanı konulamamaktadır. Yani her yıl yaklaşık 3 milyon hasta kayıptır. 3 milyon veremli hastaya tanı konulmaması söz konusudur. Buna ek olarak, tanı konulanların bir kısmı etkili şekilde tedavi edilememektedir. Bunun sonucunda yılda 1,3 milyon, yani her gün 3 bin 600 verem hastası ölmektedir. Stop TB Ortaklığı, mevcut çabaların yetersizliğine vurgu yapmaktadır. Dünyada tanı konulmayan 3 milyon verem hastasının çoğunluğu en yoksul, olanakların en az olduğu gruplarda tahmin ediliyor. Veremle savaşın herkesi kapsaması gerektiği vurgulanmaktadır. Sıfır TB hastalığı ve ölümü hedeflenmelidir. Bunun için verem savaşının dünyada geliştirilmesine ihtiyaç vardır. Verem hastalığı hala utanılan, dışlanmaya yol açan, insanları kötü damgalayan bir özellik taşımaktadır. Verem hastaları bazen işlerini yitirmekte, ayrımcı davranışla karşılanmaktadırlar. Bunun hastaların tanı ve tedavilerinde olumsuz etkileri olmaktadır. Özetle bu yıl Stop TB Ortaklığının Dünya Tüberküloz Gününde seçtiği slogan '3 Milyon Tüberküloz Hastasına Ulaşmak'tır. Geriye hiçbir hasta bırakmadan bütün hastaları bulmak, tedavi etmek ve iyileştirmek hedeflenmiştir."
2012 YILINDA 14 BİN 691 VEREMLİ
Türkiye’de 2012 yılında kayıtlı 14 bin 691 verem hastasının olduğu belirtilen açıklamada, "Bunların yüzde 64’ü akciğerleri tutan verem hastalığına sahiptir. Yüzde 36 diğer organları tutan hastalığa sahiptir: Lenf bezleri, plevra (akciğer zarı), kemik ve eklem, karın içi organlar ve diğer organ sistemlerinde. Hastaların yüzde 59’u erkeklerde, yüzde 41’i kadınlardadır. Tedavi başlanan hastalarımızda yüzde 90 başarılıyız. Daha önce tedavi görmüş hastalardaki tedavi başarı oranının ise yükseltilmesi gereklidir. Dünya Sağlık Örgütü’nün ve Stop TB ortaklığının belirlediği tüberküloz kontrolü hedeflerine ülkemizde bu hedeflere ulaşılmıştır. Ancak verem savaşında yapılacak daha çok iş vardır. Ülkemizdeki tüberküloz hastalarının nüfusa oranla sıklığı halen gelişmiş ülkelere göre yüksektir. Bu nedenle tüberküloz kontrol çalışmalarının hız kesmeden devam etmesi gereklidir" denildi.
Dünya Sağlık Örgütü’nün 2012 yılı için Türkiye’de verem hastalarının yüzde 87’sinin saptandığı belirtilin açıklamada, 2 bin 200 verem hastasının 2012’de Türkiye'de kayıtlara girmediği sonucunun çıktığı, tüberkülozu durdurma stratejisinde sağlık çalışanlarının TB mücadelesine dahil olması yanında TB hastalarının ve toplumun da bu mücadeleye katılması gerektiği vurgulandı.

Son Güncelleme: 18.02.2015 23:01
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.