Herkese merhaba,

Aslında bugün başka bir yazı yazacaktım ama Sözcü Gazetesi Yazarı Bekir Coşkun’un CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun kendisine 2015 Genel Seçimleri’ni kazanma şansları olmadığını söylediğini açıklamasından sonra bende modaya uyup CHP’yi yazayım dedim. Bir genel başkan bile partisinin iktidar olacağına inanmıyorsa ana muhalefetin durumu vahim demektir.

Bu ara malum CHP’ye iktidar olması için herkes kendince bir reçete yazıyor. Ama bu reçetelerin hepsi parti yönetimi için. Benim reçetem ise parti tabanı için olacak. Bana göre CHP’nin atılım yapamamasında ve halka açılamamasında suç sadece CHP yönetiminde değil. Günlük hayatta gözlemlediğim kadarıyla en büyük sorunlardan biri de CHP’nin tabanı. CHP’nin yöneticileri ekranlarda mütedeyyin ve merkez sağ seçmenine hitap edebilse de, sokaktaki CHP’li bu kesimi hemen partisinden kaçırabiliyor. Malum iktidar olmak için her kesimden oy almak gerekiyor. Ama CHP’nin tabanı; AK Parti’nin tabanına öfkeli. O yüzden ne oyunu ne kendisini istiyor. Sosyal hayatta yan yana geldi mi hemen bu kesime karşı tepkisini koyuyor. Dinlemiyor, küçümsüyor. Kendini AK Parti’ye oy atmamış %50’lik kesimden görüp, bunu bir kimlik haline getirmiş durumdalar. Muhalefetteki MHP ve HDP’den gelecek katılımlara ve oy kaymalarına karşı gayet demokratlar. Ama oy almak için bile olsa diğer %50’den kimseyi istemiyorlar. Ne bize oy atsınlar ne de gündelik hayatta karşımıza çıksınlar havasındalar.

Daha önce AK Parti’ye oy atmış ama bu seçim oyunu CHP’ye atmak isteyen ya da CHP’yi denemek isteyen kesimler; CHP tabanından, sosyal hayatta ve sosyal medyada gördüğü tepkilerden oldukça ürkmüş durumda.

İşin özü CHP’nin tabanı, partisini iktidarda görmek istiyor ama CHP’nin büyümesine ve kitle partisi olmasına razı değil. Ne demek istediğimi biraz açayım.

CHP’nin iktidar olabilmesi için “Hülooğğ” diye aşağıladığı, “bidon kafalı” diye hakaret ettiği adamın oyunu alması gerekiyor. Bu kesimi temsil eden veya ettiği düşünülen kişiler partiye davet ediliyor. Mehmet Bekaroğlu gibi isimlere partinin yetkili organlarında görevler veriliyor. Ama bu açılım sadece üstte. CHP’liler için bu parti “laik demokratik rejimi tehlikede görenlerin buluştukları bir koalisyon” haline geldi. “Atatürkçülüğü, laikliği tehlikede görmüyorsan bu partiye gelme”,“Siyasi yelpazede bizimle aynı partide ne tavanda ne tabanda buluşma” havasındalar. Ama seçmen sadece ideolojik kaygılarla oy atmaz, başka değişkenlere göre de oy atıyor. Bunu atlıyorlar. Ekonomi, değişim isteği, sosyal adalet vb. konularda seçmen davranışında önemli. Nitekim AK Parti’ye ideolojik olarak karşı olan çok kişi buna rağmen oyunu AK Parti’ye veriyor.

Peki, CHP tabanı neden böyle oldu derseniz?

Özellikle AK Parti kurulduktan sonra Türkiye’de yeni bir CHP tabanı oluştu. Bu taban da toplumun genelinden oldukça kopuk gitmeye başladı. Çünkü bu yeni taban AK Parti’ye muhalefet ile büyüdü. Bu keskin AK Parti düşmanı CHP tabanı: AK Parti ve onun temsil ettiği değer yargılarına daha doğrusu AK Parti ile anılan her şeye topyekûn düşman. Gereğinden fazla şartlanmış durumda. Bu yüzden AK Parti’ye düşman olurken ortalama Türk insanını ürküttüklerini atlıyorlar. Mütedeyyin ve merkez sağ kesim ötekileştirildiği için bugün CHP tabanına uzak duruyor. Tabanına uzak durduğu için tavanına da uzak durup, doğal olarak oy atmıyor. Hâlbuki CHP ve tabanı; “işçi sınıfıyla, sanayi, tarım ve hizmet emekçileriyle” somut ilişkiler kurabilirdi. Buradan da emekçiler vasıtasıyla muhafazakâr kesimi yakalayabilirlerdi. Ama tenezzül etmediler.

AK Parti’de durum ne derseniz.

AK Parti her ne kadar muhafazakâr olarak nitelendirilse de aslında liberal bir parti. CHP’den gelen de, MHP’den gelen de, HDP’den gelen de sadece partide değil, parti tabanında da hemen kendisine yer buluyor. Kısaca ötekileştirilmiyor. Geçmişi sorgulanmıyor. Ramazanda bile rakılı fotoğrafını paylaşan AK Partili yöneticiler var. Bu partide ve sanılanın aksine tabanda sorun teşkil etmiyor. Ama CHP’de Hac’daki fotoğraflarını paylaşana hemen tepki koyarlar. Takiye mi yapıyorsun derler. Hangi AK Parti il veya ilçe başkanlığına giderseniz gidin hemen farklı giyim tarzlarına sahip kadınlara rastlıyorsunuz. Başı örtülü bir AK Partili, mini etekli bir AK Partiliyi garip karşılamıyor. Çünkü kitle partisi olmak için herkese kapının açık olması gerektiğini özümsemiş durumdalar. Ama CHP’li bir hanım, CHP il veya ilçe örgütünde başı örtülü bir kadını gördü mü hemen duruma bozuluyor. “Oy almak için bu duruma mı düştük” modundalar.

Bu yüzden CHP’nin beceriksiz yöneticilerin yanında, bu aşırı şartlanmış tabanla da kitle partisi olması zor.

Son bir not; Vatansever olduğunuzu söylüyorsanız, vatandaşınızdan nefret etmeyeceksiniz. AK Parti’ye oy atmış olsa bile.

Bu günlük de benden bu kadar.

Sağlıcakla kalın..!
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.