07 Ekim 2015 Çarşamba 09:33
Aile içi şiddetin çözümü ikna kültürü

Ailede disiplin, pozitif davranış yöntemleri ve iletişimin önemini araştıran Learning Pozitive Dicipline (LPD) isimli AB projesinde; Romanya, Almanya, Polonya, Macaristan, Bulgaristan, İspanya, Estonya, Letonya ve İtalya ile birlikte iki yıl süren bir çalışmaya imza atan Uşak Üniversitesi Kadın Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi, projeye bağlantılı olarak yaptığı anket çalışmasında 2 bin 500 kişiye ulaştı. Ebeveynlere yönelik eğitim çalışmalarında anne ve babaların çocuklarıyla yaşadıkları sorunlara eğilen merkez; aile içi ve çocuğa şiddetin çözümü ile çocuklara iyi davranış biçimleri konusunda araştırmalar yaptı.

ŞİDDET GÖREN AİLELER ŞİDDETE DAHA MEYİLLİ

Ebeveynlerin çocukluk yıllarında nasıl bir şiddete maruz kaldığı konusundan yola çıktıklarını söyleyen Merkezin Müdürü Yrd. Doç. Dr. Meral Özçınar Eşli, "Çalışmalarımız da ailelere, çocuklarda davranışsal bir sorunda anne ve baba olarak ne kadar şiddete başvurulduğu ve şiddetin ne kadar uygulandığı soruldu. Anket sonucuna baktığımızda şiddet gören ailelerin genellikle daha çok şiddete meyilli olduğu ortaya çıktı. Proje kapsamında Türkiye'nin daha çok şiddete yönelik bir yapıya sahip olacağını düşünüyorduk. Ancak proje ortağı ülkelerin sonuçlarına baktığımızda, çok daha fazla oranlarda çıktı. Proje üyesi ülkelerle altı ayrı ülkede düzenlenen toplantılarda, anne ve babalar ne kadar şiddet uyguluyor; bunu bir çözüm olarak görüyor konusunu değerlendirdik. Ülkelerin ekonomik ve kültürel durumlarına göre şiddet ve çözümler değişkenlik gösteriyor. Ekonomik kalkınma seviyesi daha yüksek ülkelerde şiddet daha azken; düşük olan ülkelerde şiddete eğilim daha yüksek" dedi.

ÇOCUKLARI ÖDÜLLE HİZZAYA GETİRME DE YANLIŞ

Türkiye'nin disiplin konusunda çocuğa şiddet gösteren bir ülke olmadığı kaydeden Eşli, "Türkiye'nin daha çok ödüle dayalı bir çözüm yöntemi uyguladığını ortaya çıkardık. Ancak bu da şiddet kadar yanlış bir yöntemdir. Çok fazla ödül demek, çocuğun her şeye kolay sahip olması, yaptırım olmaktan çıkarak davranışsal sorunların artması demektir. Ailede kadının davranışsal sorunları çözmede rolünü gelince, davranışsal sorunları konuşulabilir hale getirerek anne babalarda farkındalık oluşması geliştirilmelidir" diye konuştu.

İKNA YOLU İLETİŞİM

Dünyada sosyal medya bağımlılığının artışı, ailede çocukların doğru kanallara yöneltilememesi, yeteri kadar ders çalışmaması ve iletişimin kopuk olması gibi birçok sorunun bulunduğunu kaydeden Eşli, "Bunlar aslında bütün Avrupa'nın yaşadığı sorunlar. Projedeki amaç, kuramsallıktan çok uygulamaya dönük ne yapılabilirdi. Çocuğumuza daha etkin nasıl dinleyebilir, ben dilini nasıl kullanabiliriz, sorunları çözmede iletişim ne kadar etkin olabilir üzerinde yoğunlaştık. Proje kapsamında sorunlar iletişimle çözülerek çocukların ikna olması sonucu ortaya çıktı. Her ne kadar farklı din ve kültürde olsak da, tek sorun insanla ilgili olarak sorunların ortak olmasıdır. Her aile kendi içinde, çocukları ile davranışsal sorunlar yaşıyor. Ancak bu konuları tartışmıyor. Aileleri tartışmaya da yüreklendirmek gerekiyor. Bu konu aslında kadın sorunları olarak anneleri ilgilendiriyor. Anneleri teorik olarak biraz besleyerek onlara yardımcı olmak gerekiyor. Sorun yaşayanlar kendisini çaresiz hissediyor. Aslında hepimizin yaşadığı sorunlara ortak çözümler bulunabilir. Sorunların bütün dünyada ortak yaşanan evrensel sorunlar olması nedeniyle, evrensel çözümler bulmaya çalışmamızda projenin önemli sonuçlarından birisidir" dedi.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.