23 Temmuz 2015 Perşembe 11:48
KADINDAN HOCA OLMAZ DEMEYİN

Altyapılarda futbol oynadıktan sonra sevdiği bu alandan kopmayan Dilara; Altay'da başladığı antrenörlük kariyerine Karşıyaka ve Bucaspor takımlarında devam etti. Kendisine güvendiğini dile getiren Dilara, fırsat verilmesi halinde çok daha fazla sorumluluk alıp iyi işler yapabileceğini söyledi. Genç antrenör, cinsiyetinden dolayı işinde yaşadığı zorlukların yanı sıra futbol tutkusunu ve gelecek hedeflerini  anlattı.

*Neden futbol?

Futbol, ailemizde var. Kuzenim Ahmet Burak Solakel, Adana Demirspor'da oynuyor. Babam uzun yıllar amatör olarak futbol oynamış. Küçükken mahalledeki çocuklarla çok oynardım. İstem dışı bir sevgim var. Daha sonra bayan futboluna taşınan bir hikaye bu. Sanırım nedeni çok fazla yok.

*Peki neden futbol antrenörlüğünü seçtiniz?

Antrenörlük eskiden beri hayalimdi. Yenme duygusunu seviyorum. Belki de antrenörlüğü seçmemin en büyük nedeni de bu. Hırs ve mücadele gibi futbolun içinde olan şeyleri seviyorum.

*İlk başlangıcın nasıl oldu bu işe?

Altay beni var eden kulüp, çok büyük bir camia. Kapısından içeri girince tüylerim diken diken olur hala. Kulüp binasına ilk gittiğimde, Cengiz Bey'in odasına girdim ve ben burada çalışmak istiyorum dedim. Elindeki kalemi bıraktı ve bizim voleybol şubemiz yok dedi. Ben de futbol takımın da çalışmak istiyorum zaten dedim. Ekek takımı çalıştırmak istediğime inanamadı. Cengiz Bey'in bana verdiği fırsat hayatımın dönüm noktası oldu. Bana o gün, “Dilara sen bu işi yapabilirsin” demeseydi buralara kadar gelemezdim. Karşıyaka'ya gittiğimde, Altay'da kazandığım 1.5 yıllık bir tecrübem vardı. Sait Hoca A Takım'la antrenmana çıkmama izin veriyordu. Özellikle kalecilere atrenman yaptırıyordum. Sait Hoca'yı Bucaspor'da futbol oynadığım dönemden tanıyordum. Tanımasaydım da bana bu şansı vereceğini biliyordum.

*Senin için antrenörlüğün zorlukları neler?


Erkek egemen bir toplumda çalışmak, ben buradayım demek, kurallarını kabul ettirmek zor. Dogmatik büyüyen düşünceler var. Futbol eşittir erkek deniyor. Kadının, futbola getirdiği yorum bambaşka. Bu bambaşka yorumu da kabul ettirmek oldukça güç. Bunları çalıştığım kulüplerde kısa sürede aştım. Bu konuda şanslıydım. İşin aslına gelecek olursak işimde mutluyum ve çok fazla zorluk çekmiyorum.

Yaş büyüdükçe mesafe artıyor

*Küçük yaş grubundaki oyuncularla ve senden büyüklerin olduğu sporcularla çalıştığında neler yaşıyorsun?


Çocukları çok sevdiğim için onlarla bir sorun yaşamıyorum. Benim bir duruşum var ve yaş küçüldükçe daha iyi anlaşmaya başlıyorum. Daha duvarsız oluyor. Yaş grubu büyüdükçe, daha mesafeli ve daha ciddi olunuyor. Profesyonellik de işin içine girdiği için daha ciddi bir iş yapıyorsunuz. Yine sevgi dolu oluyor. Küçük yaş grubunu çalıştırmanın diğer bir zevki de eğitici olmak. Büyüklere hareketi yalnızca gösteriyorsun, onlar temel eğitimleri çoktan almış oluyor ama çocuklara aynı zamanda birşeyler öğretmenin zevkini yaşıyorsun.

*Senin yaptığın mesleği hemcinslerinden Türkiye'de çok az kişi yapıyor. Çevrendekilerin sana bakışı nasıl?

Bakış açıları genelde olumlu. Bugüne kadar üç farklı kulüpte çalıştım ve beni destekleyen, bana şans ve fırsat veren insanlarla karşılaştım. Bu konuda şanslı hissediyorum kendimi.

Aynı zamanda okuyorsun. Okul durumun nasıl?

Ege Üniversitesi'nde Beden Eğitimi ve Spor Yöneticiliği (BESYO) okuyorum. Hem çalışıp hem de okuyunca okul biraz sekteye uğradı tabi. Okula çok fazla zaman ayıramıyorum. Sezon açılınca özellikle maçlar olunca hiç gitmeye fırsatım olmuyor.

*Umarım öyle bir şey olmaz ama olur da bu işten vazgeçersen Beden Eğitimi öğretmeni mi olacaksın?

Aynı zamanda pilates eğitmeniyim ben. Yarın bir gün işler beklediğim gibi gitmezse okuldan formasyon alıp öğretmenlik de yapabilirim, pilates eğitmenliği de yapabilirim. Kendimle ilgili olmazsa olmazlarım var. Ben bu işte kendime inanıyorum ve burada yürümek istiyorum.

*İşini yurtdışında daha rahat yapabilrsin aslında. Kadın futbol antrenörlüğüne yurtdışında nasıl bakılıyor, Türkiye'de nasıl bakılıyor? İleride yurtdışına çıkmak ister misin?


Burada, aferin kızım, ne kadar güzel, bir yola baş koymuşsun diyorlar ama orada kesiliyor. Lafta kalıyor imkan verilmiyor. Bir gün biri de desin, al bu kulübün başına geç, sen çalıştır. İmkan verilse yaparım.

*UEFA-B lisansın var bunu bize biraz açar mısın?

UEFA-B, Uefa'nın kadınları futbola teşvik amacıyla açtığı bir kurs. Türkiye'den 20 kadın gittik oraya. İçlerindeki en küçük bendim. Şimdi 1. kademe eğitimi bitirdim. Bu lisansı aldığımda 3. ligde akademi takımlarında teknik sorumluluk yapabiliyorum. İkinci liglerde yardımcı antrenörlük yapabiliyorum. Federasyonun tanıdığı ilk aşama lisansı yani.


Ülkemizde zihniyet değişmeli

*Erkek takımlarına antrenörlük yapmanın cinsiyetsel sorunları var mı?


Benim futbol oynadığım dönemde bütün hocalarım erkekti. Biz soyunma odasında giyiniyorduk, takım kaptanımız hocamıza biz tamamız diyordu ve hocamız öyle yanımıza geliyordu. Ben de erkek takımları çalıştırıyorum ve yine böyle devam ediyorum.

*Peki, 12 yaş takımının soyunma odasına girerim ama 19 yaş takımına girmem diyor musun?

Bu konuyla ilgili bir anım var, onu anlatmak istiyorum. Altay'daydım. U-13 yaş grubunu çalıştırıyorum. Soyunma odasının önünde çocukları bekliyordum. Timuçin Hoca geldi, gelsene kızım içeri dedi. Ben de 17-18 yaşlarındayım. Ben gelmemeyim dedim. Bak hocam dedi, benden sonra buradaki sorumlu sensin. Bu çocuklardan birine bir şey olursa içeri girip bakmak zorundasın. Çocuk seninle arasındaki seti görmesin. 15 yaş grubuna kadar böyle davranıyorum ama 16 yaşından sonraki gruba daha temkinli olmaya çalışıyorum.

*Gelecek hedeflerin neler?

Bir Süper Lig ya da 1. Lig takımında çalışmak istiyorum. Pilates eğitmeni olmamın yanı sıra teknik-taktik bildiğim için yardımcı antrenörlük yapabilirim. Türkiye'nin şartlarının farkındayım. Bu yola çıkarken de Bucaspor'un A Takım'ında teknik direktörü olacağım gibi bir ütopik hayalim yoktu ama gidebildiğim yere kadar gitmek için elimden geleni yapıyorum.

*İdolün var mı?

Benim bir idolüm yok. Benden sonra gelenler beni idol alsınlar.

Dilara Üsküp bu zevkli röportajın sonunda işinde ilermesinde kendisine destek olanlara teşekkür etti. Başarılı antrenör, başta ailesi olmak üzere Tuna Gezer ve Kadir Seçkin'e, can dostu Başak Adıgüzel'e, hayallerinin peşinden gitmesi yolunda sonuna kadar destek olan Altay, Karşıyaka ve Bucaspor camialarına, gizli kahramanı Fatih Yurt'a, milli takım hocaları Özer Yurteri, Coşkun Süer ve Ramazan Torunoğlu'na teşekkürlerini iletti.

ENGİN ÖZTÜRK






 

Son Güncelleme: 23.07.2015 12:06
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.