"Sosyal Medya Uzmanları Türkiye" LinkedIn grubuna üye olmak için tıklayınız...


Peki, kurumsal markaların kendi içlerinde dijital oluşumlarını gerçekleştirmeden apar topar dijital olmaya çalışmaları ve dolayısıyla sosyal medya ajanslarıyla kurduğu iletişimde tökezlemeleri normal mi?
Oldukça normal. Tabii bu noktada ajans tarafı çok masum demiyorum ancak markaların anlamsız ve bilgisiz istekleri gerçekten tam bir sosyal medya vakası hatta faciası diyebiliriz. Tabii ki her sektörün benzer ya da kendine has sorunları var ama sosyal medyaya geçiş sürecinde neden bu tür sancılar yaşanıyor buna kısaca değinmek istedim. 
Sosyal medya ajansları kendi içlerinde uzman bir yapıya kavuşmuş olsa bile bazı marka ve kurumlar hala bu işin ciddiyetine varmış değil. Dijital departmanlarını kuran, bu işi yatırım yapan kurumlara sözüm yok. Onlar olması gereken noktadalar. Peki, sosyal medyada olması gereken ama bunu sağlamaktan çok beceremeyen büyük markalara ne demeli?  Kurum tarafıdır her şeyi ya yavaşlatan ya hızlandıran. Yavaş yavaş öğreniyor herkes ama herkes her işi bilemez ki.
Parola: Odaklanmak! İlgili ve bilgili kadroyu kurmak bu hizmeti almak için bir başlangıç olmalı. Sonrasında CEO veya Genel Müdür sosyal medya iletişim araçlarını bilmeli, dijital departman bu eğitimi verebilmeli ve aşılayabilmeli. Çünkü o CEO veya Genel Müdür sosyal medya hizmetini almanın markasına avantaj sağlayacağını savunarak anlatabilsin.
Ajans tarafına pek derine inmeden şunu söyleyeyim. Bu konuda deneyimli ve uzman kadrolara sahip birçok ajanslar var artık. Tabii ki lafta dijital ajans deyip hizmet veren ajansları katmıyorum.
Anlatmak istediğim, müşterilerin sosyal medya eziyetine dönüşen istek ve soru(n)ları bilgisizlikten çok yanlış kişilerin o koltukta oturmasıyla ilgili. Sosyal medya doygunluğa ulaştı diyoruz ama hala bazı markalar dijitali benimsemiş, sosyal medya ile tanışmış ve hala kotarabilmiş değil. 
"Dur bir bakalım mantığıyla ilerlemek kör topal yürümek gibidir. Ya yatırımı yaparsın ya da çekilirsin. Belirsizlik iletişimin düşmanıdır."
İşin ciddiyetinden biraz kurtulursak kurum ya da marka taraflarında bu işle ilgilenmeye çalışan kişilerin sosyal medya alanında bilgisiz ve ilgisiz olması, dijital ajanslarla da kurduğu iletişimlerde komik tarafa düşmeleri kaçınılmaz oluyor.  Tumblr’da yer alan sesgetirsin blogu tam da bu durumu yaşayan ajansların müşteriler tarafından yaşanan ilginç ve komik diyaloglara ve taleplere yer veriyor. İncelemenizi tavsiye ederim. (http://sesgetirsin.tumblr.com/) Çok eğlenceli. Birkaç tanesine yer vermeden geçemeyeceğim;
-    Hazır kimse fark etmemişken Pinterest’te Trend Topic olan ilk marka olmak istiyoruz! Bunun için her şeyi yapmaya hazırız!
-    1 ay süreli Twitter’da tt olmak için bize acil bütçe geçer misiniz?
-    Brief: İnternette bi şeyler yapalım.
-    Bizim Facebook reklamlarımızın altında epilasyon reklamı çıkıyor, kaldıralım lütfen!
-    Facebook sayfamız için bir basın toplantısı yapmak istiyoruz. Ne dersiniz?
-    Facebook’ta like butonunu kaldırabiliyor muyuz?
Yazının yorum bölümüne yaşadıklarınızı yazarsanız eğlenmeye devam ederiz...
Linkedin'de kurduğumuz "Sosyal Medya Uzmanları Türkiye" grubumuzun katılımcılarından Gökhan Ekalen güzel bir yazı yazmış. Konuyu enine boyuna tartışıp, fikirlerimizi ve düşüncelerimizi eyleme dökmeden önce, paylaşımlarımızı ne kadar çok artırırsak, esas maliyetlerimiz o zaman düşeceği kanısındayım...
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.