Sakıp Sabancı’nın iş hayatında başarı için 15 öğüdü vardır:

1- Hedefinizi belirleyin.
2- Ayran gönüllü olmayın.
3- Zigzag yapmayın.
4- Güçlük ile başarısızlığı birbirinden ayırın.
5- Cepheyi daraltın, dar cepheden hücuma geçin.
6- Geçmişe bağlanmayın, ancak ders alın.
7- Ustanın yanında çırak olun, işi öğrenin.
8- Tek adam olma devrini kapatın.
9- Şov yapmayın.
10- Başarıya ulaşanları inceleyin.
11- Kendi çalışacağınız takımı kurun.
12- Çekirdek kadroyu kaçırmayın.
13- Başarıyı para ile mükafatlandırın.
14- Adam yetiştirin ve takımınızı koruyun.

Ve
15- Masada oturan yönetici olmayın.

Son madde, yani masada oturmayan bir yönetici olmak neden önemlidir?

Muhteşem manzarası olan odasındaki pahalı ve kaliteli mobilyalar içinde oturan bir yönetici hayal edin. Büyük masasının arkasındaki rahat koltuğuna gömülmüş, ses geçirmeyen duvarlarının arasında, dış dünyadan izole olmuş şekilde çalışıyor olsun. Şirketin içinde ne olduğunun farkında değil, hatta belki de umurunda değil.

Bu tür yöneticilerle iş hayatında sık sık karşılaşıyoruz. Bilgisayarının ekranındaki rakamlara konsantre olmuş, insanlardan uzak çalışmaktan hoşlanan, ulaşılması zor yöneticiler…

Onun yerinde siz olsaydınız, nasıl bir yönetici olurdunuz? Siz de şirketi ve birlikte çalıştığınız kişileri uzaktan mı yönetirdiniz? Yoksa şirkette olup biten her şeyin merkezinde yer almayı mı tercih ederdiniz?

Aslında çoğu zaman unutulan bir gerçek vardır. İnsanlarla samimi olarak da onları yönetebilirsiniz. Bilginizi ve bilgeliğinizi onlarla paylaşarak daha başarılı bir yönetim ve başarılı bir gelecek sağlayabilirsiniz. Kendinizi duvarların ardına gizlerseniz, ekibinizdekiler sizin tecrübelerinizden faydalanamaz. Bu da bir sonraki aşamada problem çözme ve karar verme mekanizmalarının ağır işlemesine neden olur. Ayrıca, birlikte çalıştığınız kişileri tanırsanız, onların yaptığı çalışmalarda birlikte hareket edebilmeniz daha kolay olur.

Tüm bu sebeplerden dolayı dünya genelinde MBWA olarak bilinen tarzı öğrenmek ve benimsemek isteyebilirsiniz.

MBWA yönteminde çalışanlarınızla iletişimde olmak için masanızdan kalkmalı, ofisinizden çıkmalı ve ekibinizle konuşmalısınız. Sadece işleriyle ilgili değil, kendileriyle birey olarak ilgilendiğinizi gösteren sorular da… Buna ”’Gezinerek/ Ortalarda Olarak Yönetim”’ (MBWA: Management by Wandering Around) diyorlar. 1970’lerde HP’nin kurucuları William Hewlett ve David Packard tarafından tanımlandığı söylenen bu tarzı kullanan diğer şirketlerse GE, PepsiCo, Lucas Film, 3M, Disney ve Wal-Mart…

MBWA teriminin ve yönteminin popülerliği, 1982’de Tom Peters tarafından yazılan “Yönetme ve Yükselme Sanatı – Mükemmeli Arayış” isimli kitap ile başladı.

Japonlar ilk olarak Honda’da uygulanan ve daha sonra diğer şirketlere yayılan benzeri bir yönetim sistemine sahipler. 3G denilen bu yönetim biçimi (Genba, Genbutsu, and Genjitsu), gerçek yerinde, gerçek zamanında; gerçek konu/durumla ilgilenmek anlamına geliyor.
Deneyimli yöneticiler, zamanlarının üçte birini üstünü, üçte birini işini, üçte birini de çalışanlarını yönetmeye ayırdıklarını söylerler. Bu, bir çalışma gününde en az 2.5 – 3 saat kendisine bağlı çalışanları işle ilgili ve iş dışı konularda dinleyen, onları anlamaya çalışan, geliştiren bir yönetici anlamına geliyor.
Her ne kadar teknolojinin gelişimiyle birlikte “uzaktan çalışma” önem kazanmış olsa da, yakın teması ortadan kaldıracak kadar da uzaklaşılmaması gerekiyor. Uzaktan, sadece teknolojinin nimetlerini kullanarak şirketini yönetebilen modern şirketlerin modern yöneticileri için de, fiziksel olarak şirkette duran ama masa başından kalkmayan yöneticiler için de aynı uyarılar gündeme getirilebilir.

Liderlik yetkinliklerinizi artırmak için MBWA tekniğini kullanabilirsiniz. Öncelikle şu soruları kendinize sorun ve samimi cevaplar vermeye çalışın:

  • En son ne zaman mecburiyetler dışında kendi masanızdan kalktınız?
  • Çalışanlarınızın yanlış yaptığı şeyleri kontrol etmek için mi çıkmıştınız?
  • Masanızda olmadığınız zamanları, diğerlerini eleştirmek için mi kullanıyorsunuz, dedikodu yapmak için mi yoksa çalışanların gelişimi için mi?
  • Toplantılarınızı genelde nerede gerçekleştiriyorsunuz?
  • Ekibinizdeki herkesin adlarını ve soyadlarını biliyor musunuz?
  • Çalışanlarınızın çocuklarının isimlerini biliyor musunuz?
  • Çalışma arkadaşlarınızın size yeni ve heyecan verici fikirlerle geldiği oluyor mu?

Tom Peters’ın kitabında yer verdiği bazı ilkeleriyle MBWA’yı inceleyecek olursak şu önerilere ulaşıyoruz:

  1. Zamanınızın en az yarısını çalışanlar arasında geçireceğinizi duyurun.
  2. Kendi odanız yerine başkalarının ofislerinde, masalarında toplanmayı, iş konuşmalarını yapmayı tercih edin.
  3. Yöneticileri, onlara bağlı çalışanlarla ne kadar sık ve ne düzeyde iletişim kurduklarına bakarak da değerlendirin.
  4. Üretim, AR-GE gibi bir departmanın yöneticisiyseniz, sahada/fabrikada da ikinci ofisinizin olmasını isteyin.
  5. Kendi çalışanlarının hepsinin ad ve soyadlarını ezbere bilmeyen şefi işten çıkarın.
  6. Toplantıları ve değerlendirme görüşmelerini sahada yapın.
  7. Çalışanlarınızın ofislerine girin ve ara sıra dışarı çıkmalarını hatırlatın.

“Eğer insanların size gelmesini beklerseniz, sadece küçük sorunları duyarsınız.

Eğer siz onların yanına giderseniz,

onların ilk bakışta göremediği büyük sorunları fark edersiniz.”

Edward Deming

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.