24 Mart 2016 Perşembe 11:38
’’Verem Mi Kaldı’’ Demeyin
Ülkemizde ‘Verem’ ve ‘ince hastalık’ olarak bilinen tüberküloz, insan sağlığını tehdit etmeye devam ediyor.
Dünya Tüberküloz Günü’nde konuşan İzmir Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof.Dr. Melikşah Ertem, hastalığın görülme oranının Avrupa ortalamasının altında olduğunu kaydederek, “Ülkemizde hastalığın az görülmesi, tehlike olmadığı anlamına gelmez. Çünkü Verem solunum yoluyla bulaşabilen bir hastalık. Bu nedenle ortak yaşam alanlarının temizliği çok önemlidir” dedi.
Verem hastalığının dünyada bulaşıcı ölümcül hastalıkların başında geldiğini kaydeden Prof.Dr. Melikşah Ertem, “Sağlık Bakanlığı verilerine göre ülkemizde verem hastalığı sıklığı Avrupa Bölge ortalamasının altında, 100 binde 23’tür. Tedavinin uygun süre ve dozda yapılamadığı durumlarda bu antibiyotiklere direnç gelişebilmektedir. Ülkemizde de yeni tanı konulan olguların yüzde 3-6’sında çok ilaca dirençli verem mikrobu olduğu belirtilmektedir. Dirençli verem hastalarında artış olması endişe vericidir. Verem hastalığıyla mücadelede personel ve fiziki şartların yeterli olması çok önemlidir” dedi.
"ORTAK ALANLAR TEMİZ TUTULMALI"
Melikşah Ertem, “Verem mikrobu yaşadığımız ortamda oldukça yaygındır. Günümüzde her 3 kişiden birinin verem mikrobuyla karşılaşmış olduğu tahmin edilmektedir. Verem hastalığının görülmesi için kötü yaşam koşulları, yetersiz beslenme, AIDS gibi enfeksiyonlar gibi risk faktörleri gerekmektedir. Verem hastalığı için “sosyal hastalık” tanımı yapılmaktadır. Havalandırması kötü, kalabalık yaşam alanlarında daha kolay yayılmaktadır. Bu nedenle kahvehane, dershane ve toplu ulaşım araçları gibi ortak yaşam alanlarının temizliği çok önemlidir” diye konuştu.
KOLAYCA BULAŞIYOR
Tüberkülozun insandan insana solunum yoluyla bulaştığını açıklayan Prof.Dr. Ertem, “Tüberküloz hastalarının öksürme, konuşma veya şarkı söyleme gibi aktiviteleri esnasında havaya damlacıklar yayılmaktadır. Hastalık, bu damlacıkların solunum yollarına yerleşmesi ile başlamaktadır. Tüberkülozun bulaşabilmesi için basil içeren havanın uzun süre solunması gerekmektedir. Bu nedenle en riskli grup, hastaların aynı evi paylaştığı yakınlarıdır. Tüberküloz basili ile karşılaşan herkes hasta olmaz. Vücuduna tüberküloz basili giren kişilerde oluşan enfeksiyon, kişinin bağışıklık sisteminin yeterli olması durumunda kendiliğinden iyileşebilir” dedi.
ÜLKEMİZDE TEDAVİ ÜCRETSİZ
Prof.Dr.Melikşah Ertem, “Eğer 3 haftadan uzun süren öksürük, göğüs, bazen sırt ağrısı, balgam, bazen kanlı balgam, kan tükürme, kilo kaybı, iştahsızlık, ateş ve geceleri terleme yaşıyorsanız hızlı bir şekilde sağlık kuruluşuna başvurun. Aktif tüberkülozlu kişilerin yani verem hastalarının tedavisi zorunludur. Hastalığın tedavisi en az 6 ay sürmektedir. Ülkemizde tüberküloz ilaçları ücretsiz Toplum Sağlığı Merkezlerinde verilmektedir” dedi.
SİGARA RİSKİ ARTIRIYOR
Sigaranın, hastalığın etkisini arttırdığını kaydeden Melikşah Ertem, “Sigara gerek burun ve boğazımızdaki aktiviteleri gerekse vücudumuzda savunma sistemini bozarak verem hastalığının gelişmesini kolaylaştırır. Sigara içenler verem hastalığına daha sık yakalanırlar. Bunun yanında sigara içen verem hastalarının iyileşmesi gecikir ve sigara içen verem hastalarında ölüm riski daha yüksek bulunmuştur” diye konuştu.
TEDAVİ YARI BIRAKILMAMALI
İzmir Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Melikşah Ertem, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Tüberkülozdan korunmanın en etkili yolu hastalara hızla tanı konulup uygun tedavinin başlanması ve tedavinin eksiksiz tamamlanmasıdır. Tedavi çok uzun sürmektedir. Ancak tedaviyi yarım kesmek dirençli basillerin üremesine neden olacağından çok tehlikelidir. Tüberküloz için tozlu işlerde çalışanlar büyük risk altındadır. Bu kişiler yılda bir kez kontrole gitmelidir.”
Anahtar Kelimeler:
verem mi kaldı demeyin
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.