19 Ekim 2015 Pazartesi 18:12
Türkiye'de İlaç bulunamıyor
 “ilaç sıkıntısını yaşamamızın ana sebebi Euro kuru

İthal İlaçlarının Türkiye’de bulunmamasını neye bağlıyorsunuz?

İzmir Eczacılar Odası Başkanı Tuncay Sayılkan: Türkiye’deki ilaç fiyatları hesaplanırken baz alınan Euro kurunun devlet yıllar önce 1.95’e sabitledi. İlaç firmalarının yaptığı başvurular üzerine bir takım davalar açıldı. Devlet üç ay kadar önce Euro kurunu 2.07’ye yükseltti. Euro gerçek hayatta 3.33 noktalarında, dolayısıyla aradaki fark ciddi anlamda açılınca yabancı firmalar ilaçları getirmemeye başladı. Çünkü her birinden zarar ediyorlardı.

İthalatı yapılmayan ve daha önce Türkiye’ye girmemiş ilaçların Türkiye’de ithalatı ile ilgili başvurular da yapılmıyor. Euro kuru ithalatçı firmaların elini kolunu bağlı hale getiriyor. Burada şöyle bir sıkıntı var; Türkiye dünyadaki birçok yeni ilaçtan faydalanamayan bir ülkeye dönmeye başladı. Türkiye vatandaşları bu garip uygulama yüzünden son teknoloji ile üretilen bu ilaçları Türkiye’de daha göremedi.

“Eskiden var olan ilaçlar da piyasadan kaybolmaya başladı”

Hastaların çok güç durumda olduğunu belirten Sayılkan: Eskiden kullandıklarımızı da bir kısmı piyasada artık yok. Çünkü devlet bu uygulamayla her birinde yüzde 50’ye yakın bir fiyat indirimi istiyor. Yabancı firmaların yüzde 90’nı da bu uygulamayı kabul etmediği için eskiden var olan ilaçları da bu sayede piyasada bulamamaya başladı ve her geçen gün bir grup ilaç daha piyasadan kayboluyor.



Peki, bu ne amaçla yapılıyor?


Yapılan uygulamanın ilaçların bir bir kaybolmasına neden olduğunu söyleyen Sayılkan: Bir yıl önceden sağlık harcamaları ile ilgili bir bütçe belirleniyor. İçindeki rakam da bu şekilde belirleniyor. Mesela ilaçlar için 15 milyon lira bütçe ayrılıyor. Bu parayla 77 milyon insan için ilaç alınıyor. Tabi bu mümkün olmadığı için böyle abuk kararlarla bazı ilaçlara ödeme kapsama alanının dışına çıkartılıyor.

“Ateş düştüğü yeri yakar”


Euro kuru 2.07 olduğu sürece aylar yıllar içinde her gün bir grup daha ilaç kayboluyor ve bu ilaçlar kaybolmaya devam edecektir. Ateş düştüğü yeri yakıyor bu durumun farkında olan sadece hasta ve hasta yakınlarıdır. Maalesef diğer insanlarımız durumun farkında değiller. Parası olan Türkiye piyasasında olmayan ilaçları bir şekilde yurt dışından getirtebiliyor. Hatta orada tedavi oluyor. Ama dar gelirli yoksul vatandaşlarımız ilaçlarını maalesef bulamıyor.


“Şimdilik sağlık bütçesi teknoloji ile beraber yeni çıkan ilaçlara yetmiyor”

Devlet bu durumda ne yapabilir?

Devlet her sene bir sağlık bütçesi yapar. Son kaç senedir sağlık bütçesi hep aynı yani 77 milyon vatandaşın ilaçları 15 milyon lirayla sağlanamaz. Nüfus 70 milyonken de aynı parayla yaptılar. Bu para dört beş yıldır sabitlenmiş bir paradır. Devlet buna global bütçe diyor. Bu İMF Dünya Ekonomi Bankası ile Türkiye’de ekonomi Bakanlığı arasında alınmış bir karar. Ama bu Türkiye için gerçekçi bir pay değil.

Her geçen gün yurt dışında yeni teknoloji ile beraber kişiye özel ilaç bulunuyor. Direk hedefe yönelik dediğimiz ilaçların buluşu yapılıyor. Mesela sadece göğüs kanseri ilgili bir ilaç bulunuyor ve bu ilaç diğer organlara zarar vermiyor. Böyle ilaçlar doğal olarak diğer normal ilaçlardan daha pahalı oluyor. Siz o pahalı ilaçlar Türkiye’ye gelmesin diye Euro kurunu2.07’de tutarsanız bu işten belki yılda bir milyon iki milyon kar edersiniz ama binlerce kanser hastası ilaçlarına ulaşamaz. Şu anda 300’den fazla ilaca vatandaşlar ulaşamıyor. Bu ilaçların başında da kanser ilaçları geliyor. Aşıların bir kısmı da şu an piyasada bulunamıyor. Mesela zatürre aşısı yok. Bunlar bizim izleyebildiklerimiz ateş düştüğü yeri yakar hangi ilaçların olmadığını en çok hastalar bilir diğer insanlarımız durumun farkında değil.

Sorun gerçekten kaygı verici peki bunun bir çözümü var mı?

Bu işin çözümü açık; Sağlığa ayrılan bütçenin artırılması gerekir. Sağlıktan daha önemli ne var ki, tasarruf ederek biraz daha para tutayım derken insanınızın sağlığını hiçe atıyorsunuz. Bunun için Euro kurunun değişmesi gerekiyor. Türkiye’de sağlık hizmetlerinin yüzde doksan küsurunu satın alan Sosyal Güvenlik Kurumu’dur. Dolayısıyla Çalışma Bakanlığı’nın burada bir tasarruf amaçlı işler yaptığı için iş dönüp dolaşıp Sağlık Bakanlığı’nda ama esas çözüm noktası da Çalışma Bakanlığı’dır. Yani şu daha az parayla daha fazla insana hizmet verme işini bir yere kadar başarılı yapılabilir ama bu işi abartırsanız bu işten mağduriyetler doğar.

NURETTİN BAKİ/ EGE HABER



Son Güncelleme: 19.10.2015 18:21
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.