06 Nisan 2016 Çarşamba 12:20
Sigaranın Zehri Duvarda Kalıyor
Uzmanlar, sigaranın dumanında bulunan zehirli maddelerin mobilyalar, yer döşemeleri ve hatta duvara işleyerek solunan her hava ile akciğerleri etkilediğine dikkat çekiyor.
İzmir Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Melikşah Ertem, kanser türlerinden korunmada ve kanserlerin yaygınlığının azaltılmasında bilinçli olunması gerektiğini ifade etti. Önemli bir ayrıntıya dikkat çeken Ertem, evlerde birçok kanser türüne neden olan ürünlerle iç içe yaşandığını söyledi. Sigaranın ev eşyalarına bulaştığını dile getiren Ertem, "Gerekli şartlara uymadan hazırlanan gıda, mobilyalardaki yapıştırıcı madde, yer döşemeleri ve temizlik malzemeleri ile evde içilen sigara sağlığı tehdit ediyor. Kanser türlerinden korunmada ve kanserlerin yaygınlığının azaltılmasında hepimiz bilinçli olmalıyız. Yapabileceklerimiz kanser nedeniyle yaşanan ölümlerin üçte ikisini engelleyebilir” dedi.
Evde içilen sigaranın olumsuz etkisinin uzun süre devam ettiğini anlatan Prof. Dr. Ertem, "Ev içinde sigara içmek büyük zarar veriyor. Sigara başka bir odada içilse bile dumanda bulunan zehirli etken perdelere, mobilyalar ve hatta duvara tesir ediyor. Evi havalandırsanız bile etkisi geçmiyor. Sigarayı bırakarak kanser türlerinin birçoğundan korunabilirsiniz. Yol kenarında bulunan binalar, araba egzozundan çıkan karbonmonoksit gazına ve yanmamış yakıt etkisine maruz kalıyor. Bunlar kanserojen etki göstermektedir” diye konuştu.
UZMANLARDAN UYARI VAR
Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Melikşah Ertem, toplumumuzda gıdaların bir kısmının kurutularak tüketildiğini belirterek şunları söyledi:
"Biber, patlıcan, incir, pul biber ve kayısı gibi ürünler eğer uygun şartlarda kurutulmamış ise oluşan mantar, zehirli aflatoksin maddesini ortaya çıkarıyor. Bu da karaciğer kanserine neden oluyor. Bu tür besinler mutlaka yerden 40 santim yüksekte ve nemsiz ortamda kurutulmalı. Fabrikalarda uygun şartlarda kurutulan ürünlerin tüketilmesini öneriyoruz. Son yıllarda evlerimiz çok daha izole şekilde yapılıyor. Bu nedenle evimiz nefes almıyor. Toprakta bulunan radon gazı, evlerin tabanlarındaki ya da duvarlarındaki çatlaklardan ve boşluklardan içeri sızabiliyor. Bu madde önemli kanserojenlerden biri. Soluyarak akciğer kanseri olunmaz. Ancak yapılan araştırmalar ışığında endişe verici bir durum olarak niteliyoruz. Etkiyi azaltmak için evlerin mutlaka her gün havalandırılmasını öneriyoruz."
Prof. Dr. Melikşah Ertem, kanserden korunmanın bir yolunun da düzenli kanser taramalarına katılmak olduğunu belirterek sözlerini şöyle tamamladı: "Meme kanseri, rahim ağzı kanseri, deri kanseri ve kolon kanseri için tarama programları vardır. Bu konu ihmal edilmemeli, herhangi bir olumsuzluk yaşanmasa bile kontrol yaptırılmalıdır. Erken tanı hayat kurtarır, yaşam kalitesini yükseltir. Amacımız toplumu kanserler konusunda bilinçlendirmektir.”
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.