05 Mart 2016 Cumartesi 11:41
Özdemir: "Performansa Dayalı Ek Ödeme Sistemi Değişmeli"
Sağlık Sen İzmir Şube Başkanı Ekrem Özdemir, adil bir çözüm getirmediğini savunduğu performansa dayalı ek ödeme sistemi ile sağlık hizmetlerini kullanma noktasında vatandaşların sorumluluk ve bilinç düzeyinin yetersizliğinin, sağlık çalışanlarını baskılayan iki başlık olduğunu söyledi.
Sağlık sisteminin başarısını doğrudan etkileyen sorunlardan birisinin düşük sağlık okuryazarlığı olduğunu belirten Özdemir, “Yaklaşık yarım milyon çalışanı ile 80 milyon insanımızın sağlığını koruma hizmet sunuyor. Sunulan bu hizmetin kalitesini ve devamlılığını etkileyen ciddi sorunların baskısı altında ilanihaye ilerleme kaydetmek mümkün değil. Düşük sağlık okuryazarlığı bugünden doğru ve etkin politikalar geliştirmediğimiz takdirde sağlık sistemini işlemez hale getirebilecek önemli bir tehdit olarak önümüzde durmakta” diye konuştu.
"PERFORMANSA DAYALI EK ÖDEME, BÜYÜYEN BİR SORUN"
Performansa dayalı ek ödeme sisteminin gün geçtikçe daha da büyüyen bir sorun olduğunu hatırlatan Özdemir, performans değerlendirmelerinin ve ödeme sisteminin temel karakterinin sorgulanması gerektiğini kaydetti. Ne kadar çok hasta o kadar çok kazanç anlayışının baskısı ile kaliteyi üretmenin mümkün olmadığını söyleyen Özdemir, bu gerçeğin bir an önce görülmesi gerektiğini ifade etti. Hekimlerin hekimlik vazifesinin, kota doldurma çabası olarak nitelendirilmesi, hastanelerde daha çok para kazanmak adına gereksiz işlemler yapıldığı şeklinde kanaatlerin yaygınlaşması, başarının sağlık hizmeti kalitesinden çok, gelir gider tablosunda sağlanacak artıya bağlanmasının yanlış olduğuna dikkat çeken Özdemir, böyle bir tablo üzerine güçlü bir gelecek inşa etmenin mümkün olmadığını dile getirdi. Sağlık çalışanlarının emeğini ve gönlünü tam anlamıyla kazanabilmek için adil ve güven duyulan bir sistem kurulması çağrısını yapan Özdemir, performansa bağlanan gelirlerin toplam gelir içindeki ağırlığının yüzde 20-25 oranında olması gerektiğini kaydetti.
"EMEKLİLİKTEKİ MAĞDURİYETLERİ DE GİDERİLMELİ"
Performansı teşvik kadar, performansı ve kaliteyi olumsuz etkileyen, ancak çalışanlara bağlı olmayan iç ve dış faktörlerin ortadan kaldırılmasına odaklanılmasının önemine vurgu yapan Özdemir, “Sağlık çalışanlarının emekli olduktan sonra da çalıştıkları zamanki hayat standartları korunmalıdır. Bu sisteme yıllarını vermiş sağlık çalışanlarında, emekli olduktan sonra yüzüstü bırakıldığı algısı hâkimdir. Bu kaygı giderilmelidir” dedi. Sağlık çalışanlarına yıpranma payı verilmesiyle ilgili yıllar sonra bu haksızlığı giderme sözünü Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan aldığımızı söyleyen Özdemir, sözlerine şöyle devam etti: “Ancak cumhurbaşkanımızın sözüne rağmen, hakkaniyetin tecelli etmesi için son derece zor ve meşakkatli bir süreç yaşıyoruz. Sağlık çalışanları ile güçlü bir bağ oluşturma adına bu hakkın layıkıyla tevdi edilmesi çok büyük bir fırsat oluşturacak iken, ne yazık ki sağlık çalışanlarını üzen şaşırtıcı dirençlerle karşılaşıyoruz. ‘Kapsamını nasıl dar tutarız’ arayışı ile yıpranma payı hakkının sağlık çalışanları arasında yeni bir ayrım konusu haline dönüştürülmesinden endişe ediyoruz. İnşallah bürokratik körlüğe mahkum olan bir sonuç ortaya çıkmaz. Biz böyle bir sonuç oluşmaması için tüm gücümüzle mücadele edeceğiz.”
"SAĞLIK HİZMETİ ALANLARDAKİ SORUMLULUK DUYGUSU DA GELİŞTİRİLMELİ"
Sağlığa erişimin kolaylaştığı reform sürecini geleceğe taşıma noktasında, sağlık hizmetlerini kullanan insanımızın sorumluluk duygusu ve sağlık bilincinin de güçlendirilmesi gerektiğini belirten Özdemir, sağlık okuryazarlığını güçlendirmeden, sağlıklı yaşam kültürünü yerleşik hale getirmeden sürdürülebilir bir başarı yakalanmasının mümkün olmadığını ifade etti. Sağlık çalışanlarımızın daha nitelikli sağlık hizmetleri sunabilmesi için yeni dönemde sağlık okuryazarlığına ilişkin eylemlerin planlanmasını ve uygulanmasını isteyen Özdemir, sendikamız tarafından yapılan Sağlık Okur Yazarlığı Araştırması’nın sonuçlarıyla ilgili de bir sunum yaptı. Özdemir, araştırma sonucunun, ülkemizdeki sağlık okuryazarlığının çok gerilerde olduğunu ortaya çıkardığını belirtti. Türkiye’nin genel sağlık okuryazarlık indeksinin 30,4 olarak bulunduğunu söyleyen Özdemir, “Kategorik değerlendirmede toplumun yüzde 64,6’sının ‘yetersiz’ (yüzde 24,5) veya ‘sorunlu’ (yüzde 40,1) sağlık okuryazarlığı kategorilerinde olduğu saptandı. Türkiye’de 18 yaş ve üstünde 53 milyon 827 bin 88 kişi olduğu göz önüne alındığında, yaklaşık 35 milyonluk bir erişkin nüfusun ‘yetersiz ve sorunlu’ sağlık okuryazarlığına sahip olduğu belirtilebilir” dedi.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.