23 Şubat 2016 Salı 11:35
Egemenlik Çocukta Olmamalı
Çocukların okula gitmeyi reddetmesi veya derslerindeki isteksizliğin, ailelerin aşırı ilgili davranmasından kaynaklanabileceğini belirten uzmanlar, “Anne ve babalar evde çocuğun egemen olduğu bir ortam oluşturmamalı" dedi.
İzmir Üniversitesi Hastanesi Çocuk, Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Zeynep Çubukcuoğlu Taş, tatil dönüşü okula gitmek istemeyen çocukların, aileler tarafından kurallara alıştırılması gerektiğini söyledi. Çocuğun evde mutlak söz sahibi olarak yetiştirildiğini kaydeden Yrd. Doç.Dr. Taş, şöyle konuştu:
“Yoğun iş yaşamı nedeniyle çocuklarından uzak kalan aileler, her istedikleri yapılan, inanılmaz fazla oyuncakları olan, aileleriyle çok fazla vakit geçiren prens ve prensesler yaratıyor. Anne ve babalar tabiki çocuklarıyla vakit geçirmeli ancak evde çocuğun egemen olduğu bir ortam oluşturmamalı. Bu tür evlerde televizyonda ne izleneceğine, ne zaman gezilmeye gidileceğine ve ne tür yemek yeneceğine çocuk karar veriyor. Buna izin veren ailelerin çocukları kreş gibi toplumsal bir ortama girince büyük sıkıntı yaşıyor.”
SINIRSIZLIĞIN TADINI ALAN OKULA GİTMİYOR
Yrd. Doç. Dr. Zeynep Çubukçuoğlu Taş, çocuklarıyla fazla zaman geçiremeyen ailelerin suçluluk duygusu ile onlara aşırı ilgi gösterdiğini belirterek şunları söyledi: "Tatillerde bütün boş zamanlarını organize ederek dolu dolu geçirmesini sağlıyorlar. Bu durum çocuğun kendi kendineyken de mutlu olabilme, bir şey sunulmadan da huzurlu olma becerilerini ellerinden alıyor. Çocuk daima yakın ilgi istiyor. İlgisizlik de, aşırı ilgi de çocukları olumsuz etkiliyor. Tatil döneminde okula uyum sağlamış çocuk, sınırsızlığın tadını aldığı için tatil dönüşü okula gitmek istemiyor.”
KURALSIZLIK İSTİYORLAR
Kreş ortamına giren çocuğun kurallara uyma noktasında sıkıntı yaşayabildiğini kaydeden Zeynep Çubukcuoğlu Taş, “Çocuk, ana okulda ilk kez kendinin dünyada eşsiz olmadığını, aslında diğer çocuklarla aynı haklara sahip olduğunu görüyor, kurallarla karşılaşıyor. Böyle olunca ciddi anlamda bocalıyor. Başlangıçta okula gitmeyi çok seven çocuk, bir ay sonra okula gitmek istemiyor. Birçok aile bu nedenle bize başvuruyor. Çünkü çocuklar kuralsız olan ev ortamını tercih ediyor” dedi.
“SINIRI BAŞTAN ÇİZİN”
İzmir Üniversitesi Hastanesi Çocuk, Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Yrd. Doç.Dr. Zeynep Çubukcuoğlu Taş, ailelerin çocuklarına bir sınır koymasının çok önemli olduğunu belirterek şunları söyledi: "Bu sınır evde başlar. Çünkü bir çocuk evdeki bireye saygı göstermiyorsa, toplumdaki bireylere de saygı göstermez. Çocuğun aşırı ısrarcı tutumlarına karşı net bir tavır göstermeliyiz. Bir konuda ‘hayır’ yanıtı verilmişse, bunun arkasında durmak gerekli. Çocuğun ağlaması veya zorlaması sonrası yanıt ‘evet’ olursa, çocuk bunu bir yöntem olarak uygulamaya başlar. Her olumsuz durumda bu yolu seçer. Bu kötülük değildir çünkü çocuklar merak eder, sınırları test eder. Bu sınırı koymamamız çocuğu mutsuz eder. Okuldaki kurallar ona tehdit gibi gelir.”
DEMOKRATİK BİR EV ORTAMI KURUN
Yrd. Doç.Dr. Taş, çocuğun çocuk gibi yetiştirilmesi gerektiğini belirterek "Biz demokratik aile ortamını öneriyoruz. Ailedeki herkesin, kaç yaşında olursa olsun söz sahibi olmasını istiyoruz. Ancak direkt olarak çocuğun istedikleri yapılmamalı. Çocuk karar mercii değildir, karar alınırken söz sahibi olan biridir. Çocuğun kendisi için doğru bir karar vermesi çok zor” dedi.
“GÜVEN SORUNU YAŞAYABİLİR”
Ev ortamındaki rahatlığı okulda bulamayan çocuğun gelecekte bir takım sorunlarla karşılaşabileceğini belirten Yrd. Doç.Dr. Zeynep Çubukçuoğlu Taş, “Çocuk, kuralların olduğu ortama alışık olmayınca ders dinlemez, dikkati dağılır. Akademik başarısızlık yaşar. Paylaşmayı bilmez, bu nedenle oyunlara kabul edilen bir çocuk olmaz. Bunun sonucu olarak okuldan soğuma yaşar. Okul reddi ortaya çıkar. Gelecekte kendine güvenmeyen, güven sorunu yaşayan bir kişi olabilir“ diye konuştu.
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.