23 Temmuz 2015 Perşembe 09:57
Çare Artık İzmir'de!

İzmir Uluslararası Biyotıp ve Genom Enstitüsü/Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin planlaması yaklaşık 10 yıl önce yapıldı. Dönemin Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörü Prof. Emin Alıcı, hücresel tedavilerin yapılabilmesi için harekete geçmiş ve merkezin temeli 2007 yılında atıldı. Maddi yetersizlik nedeniyle 2008 yılında çalışmalara ara verilirken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 26 Kasım 2011’de geçirdiği ameliyatta da yer alan Prof. Mehmet Füzün’ün konuyu Erdoğan’a iletilmesiyle merkezin inşaatı tamamlandı.

TÜRKİYE’NİN EN PAHALI ARAŞTIRMA MERKEZİ

Türkiye’nin en pahalı araştırma merkezi olan İzmir Uluslararası Biyotıp ve Genom Enstitüsü/Uygulama ve Araştırma Merkezi (İBG-İzmir), 9-10-11 Eylül’de düzenlenecek açılış töreniyle hizmete girecek. Merkezin Türkiye’de birçok yönden ilk ve tek olma özelliği taşıdığını anlatan merkezin müdürü Prof. Dr. Mehmet Öztürk, “Türkiye’de bir üniversite ilk kez bünyesinde uluslararası araştırma enstitüsü kurdu. Bu merkez sayesinde Türkiye, Ortadoğu ve Doğu Avrupa’da bölgesel anlamda önemi olan bir merkeze kavuştu” dedi.

KANSER İLAÇLARI ÜRETİLECEK”

Dünyanın sayılı genetik uzmanlarından olan Prof. Dr. Mehmet Öztürk, İBG-İzmir’de özellikle üzerinde duracakları birkaç hastalık olduğunu söyledi. Kanser tedavilerinde kullanılan ve hedefe yönelik tedaviler yapan akıllı ilaçları üreteceklerini açıklayan Prof. Dr. Öztürk, “Bu ilaçlar doğrudan kanserli hücreleri bulup yok ediyor ve normal hücrelere çok zararı olmuyor. Bazı hastalıkları ilaçla tedavi etmek mümkün değil. Körlük ve karaciğer, pankreas gibi organların iflas etmesi gibi durumlarda bunları ilaçla tedavi edemiyoruz. Vücudumuzun eskiyen doku ve organları yine kendi hücrelerimizle tedavi ediliyor” ifadelerini kullandı.

“ŞİMDİYE KADAR GÖRMEDİĞİMİZ BİR DEĞİŞİM OLACAK”

Türkiye’de akraba evlilikleri nedeniyle genetik hastalıkların daha yaygın olduğunu dile getiren Öztürk, “Hücre tedavisi ile gen tedavisini birleştirerek sağlam hücrelerle bu tür hastalıkların tedavisinin yolu açılıyor. Bu merkezde bu tedavilerin de yolu açılacak. Bu merkezde oluşturulacak bilgi birikimi ve burada oluşturulacak teknolojilerin zaman içerisinde başarılı bir şekilde ülke sathına yayılmasıyla Türkiye’de şimdiye kadar görmediğimiz şekilde bir değişimin yaşanacağına inanıyorum” diye konuştu.

YÜKSEK GÜVENLİKLİ LABORATUVARLAR VAR

Yaklaşık 150 milyon TL’lik yatırımla Türkiye’ye kazandırılan İBG-İzmir’in bu kadar pahalıya mal olmasının ise birçok nedeni var. 23 bin 700 metrekarelik araştırma alanına sahip olan merkez, yaklaşık 2 futbol sahası büyüklüğünde kapalı alana sahip. Merkezin her metrekaresinde ileri teknoloji altyapı uygulamaları kullanılıyor. Merkez, Türkiye’de ilk kez bir kamu kurumunda, deneysel bir ilacın Sağlık Bakanlığı’nın istediği koşullarda üretilip hastalarda denenmesi imkanı sunuyor. İBG-İzmir’de kuş gribi, Kırım Kongo kanamalı ateşi ve tüberküloz gibi hastalıkların araştırılması için gereken ve BSL 3 adı verilen yüksek güvenlikli laboratuvar var.

AÇILIŞINI CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN YAPACAK

İBG-İzmir’in açılış töreni de merkeze yakışır biçimde olacak. 9-10-11 Eylül 2015 tarihlerinde gerçekleşecek bilim şenliğiyle açılacak olan merkezin önemli konukları olacak. Merkezin bilimsel açılışı 9 Eylül’de Nobel Tıp Ödülü sahibi Tim Hunt ve Nobel Barış Ödülü sahibi Ahmet Üzümcü’nün katılımı ile yapılacak. İBG-İzmir’in 10 Eylül’de yapılacak olan resmi açılışına ise merkeze olan katkılarından dolayı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan davet edildi. Erdoğan’ın bu daveti geri çevirmeyeceği öğrenildi. Organizasyona hekim, eczacı, moleküler biyolog, bilişimci ve akademisyenler, sanayici ve girişimciler, teknoloji profesyonelleri, tıp ve yaşam bilimleri alanında öğrenim gören üniversiteliler, uzmanlık ve doktora öğrencileri başta olmak üzere yaklaşık bin kişinin katılımı bekleniyor.

Anahtar Kelimeler:
IzmirKanser
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
barış yüce 1 yıl önce

Eğer organ ve doku üretimine geçilmiş olsa bunlara gerek kalmaz. İlaç piyasasını yükseltmek yerine sağlığı yükseltmek gerek. İlaçlar geçicidir. Kanserli bir organın mı var yenisini taktır ve doku Uyumu %100.
https://www.facebook.com/notes/yeni-teknolojiler/organ-%C3%BCretiminin-ba%C5%9Flamas%C4%B1n%C4%B1-sa%C4%9Flayan-isim-organ-nakline-son/458911350952727