27 Eylül 2016 Salı 15:47
Bu 5 ilde yaşıyorsanız dikkat!

Prof. Dr. Erhan Babalık, kalp ve damar hastalıklarında dünyada yüzde 37 ile ön sıralarda olan Türkiye’de en önemli etkenin yeme-içme kültürü ve fazla kilo olduğunu söyledi. Babalık, hastalıktan korunmanın yollarını ve tetikleyen faktörler hakkında bilgilendirmede bulundu. Türkiye’de kalp hastalıklarının çok çeşitli ve sık görüldüğünü söyleyen Prof. Dr. Babalık, “Türkiye’de ön plana çıkan iki temel hastalık kalp damar hastalığı ve beyin damar hastalığı. Bu iki hastalığın temeli aynıdır; Damar sertliği olarak bilinmektedir. Dünyada ve ülkemizde kalp hastalıklarına bağlı ölümler ilk sıradadır ve yüzde 37 oranla Türkiye Avrupa’dan önde yer alıyor. Tahminlere göre Türkiye’de yılda 420-440 bin yeni kalp hastası teşhis ediliyor ve 340 bin kişi de kalp ve damar hastalığına bağlı hayatını kaybediyor. İkinci sırada dünyada ve Türkiye’de kanser ve tümörlere bağlı ölümler yer alıyor. Ülkemiz tabi ki coğrafi olarak yem-içme kültürü farklılığı ön planda” dedi.

AVRUPA'YA GÖRE 3 KAT FAZLA
En sık kalp-damar hastalığı görülen 5 ili Denizli, Kırklareli, Yozgat, Samsun ve Artvin olarak sıralayan Prof. Dr. Erhan Babalık, “Erkekler ve kadınlarda bölgesel farklılık kendini göstermekte. Erkeklerde Batı Anadolu, Konya-Ankarabölgesi, kadınlarda ise Batı Karadeniz ve Orta Anadolu bölgelerinde görülüyor. Bu hastalıklar ölümcül hastalıklar ve felç kalma-kalp krizi gibi ciddi kalıcı rahatsızlıklara yol açıyor” şeklinde konuştu.

Kalp-damar hastalığının ölümcül bir hastalık olduğunu, Batı ülkelerinde yeni gelişen politikalar sayesinde ölüm oranlarının yarı yarıya azaldığını söyleyen Babalık, “Ülkemizde de istatislikler iyi bir şekilde yapılıyor. Ölümlerdeki azalmalar Avrupa ve Amerika’da görülenlerden daha az anlamda azalma görünüyor. 2000’li yıllarda koroner kalp ve kalp damar hastalıkları kökenli ölümlerin hızı yılda bin kişi içinde yüzde 6.3 iken, 2015 yılında yani 15 yıl sonra ancak yüzde 5.2’ye geriledi. Bu yaklaşık yüzde 18’lik bir azalmaya tekabül ediyor. Benzer oranları Avrupa’da yüzde 2 civarında. Bizim Avrupa’ya göre hesaplandığında yüzde 5.2 ile ölüm oranı 2.5-3 kat daha fazla. Buda bizim ülkemize has yaşam tarzımızdaki olumsuz özelliklerle ilişkilendirilmiştir” ifadelerini kullandı.

Türkiye’de yeme-içme alışkanlıklarının kalp sağlığı açısından çok olumlu olmadığını, kilolu-obez bir toplum olduğumuzu ve sigara içme oranının çok yüksek olduğunu söyleyen Babalık, “Damarları hastalandırıcı özellikteki iltihabi olaylar ön plana çıkıyor. Ölüm oranları açısından coğrafi farklılıklar var. Akdeniz bölgesi birinci sırada, Maraş veAdana’da yağlı yemeklere dayalı bölgeler olduğu için. Takip eden ölüm oranı Karadeniz ve Marmara bölgesi erkekleridir. Ölüm oranı daha az olduğu bölgeler ise Ege ve İç Anadolu, Güneydoğu Anadolu bölgesidir. Damar tıkanması ve kanama olarak iki ayrı sebeple ortaya çıkar. Beyin damarı da kalp-damar gibi coğrafi bölgeler arasında fark gösteriyor. Kadınlarda erkeklerden daha fazla görülüyor. Kadınlarda çoğunlukla Doğu Anadolu, erkeklerde ise Batı ve Doğu Karadeniz ortaya çıkmaktadır. İki temel hastalığı topladığımızda yüzde 65’lere ulaşan bir hastalıkla karşı karşıyayız. Bu hastalıklarda sebep-sonuç ilişkisi kanıtlanmış faktörler vardır. Tedavi ve hayat tarzı değişikliği uygulandığında ölçülebilir yararlar görülmektedir” şeklinde konuştu.

'GÜNDE 30 DAKİKA...'
Prof. Dr. Babalık, kalp-damar ve beyin hastalıkları dikkate alındığında doğrudan ilişkili risk faktörlerini sigara kullanımı, aşırı kilo almaya yol açan düzensiz yeme-içme, yetersiz fizik egzersiz aktiviteleri, yüksek tansiyon, alkol kullanımı, şeker hastalığı olarak sıraladı. Babalık,“Tütün kullanımı 2012 yılında ülkemizde yüzde 27’si aktif içici olduğunu ve bunun yüzde 42’sini erkeklerin, yüzde 13’ünü kadınların oluşturuyor. Sigara içiyor olmak ölümü üç kat arttırıyor” dedi.

Hareketsiz bir toplum olduğumuzu belirten ve erkeklerin yüzde 55’i, kadınların ise yüzde 70’i yetersiz egzersiz yapıyor diyen Kardiyolog Prof. Dr. Babalık, “Günde 30 dakikadan haftada 5 gün toplam 150 dakika sadece hızlı yürüyüş tarzı yapılsa, egzersizin düzelmesine bağlı olarak kalp krizine bağlı ölümleri yüzde 50 azaltmış oluruz. Çok basit ve bedava maliyeti olmayan yaşam tarzı değişikliği ile bunu elde edebiliriz” ifadelerini kullandı.

Anahtar Kelimeler:
KalpKalp Hastalığı
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.