23 Eylül 2015 Çarşamba 15:43
Yalçın Akdoğan'dan MHP'ye Öcalan eleştirisi
 Başbakan Yardımcısı Akdoğan, sosyal paylaşım sitesi Twitter hesabından, açıklamada bulundu.

"Asrın itirafı ve pişkinliği, MHP, hükümet ortağı olduğu dönemde devlet birimlerinin Öcalan'la görüşmeler yaptığını itiraf etti" ifadelerini kullanan Akdoğan, şunları kaydetti:

"O kadar hakaret et, sonra itiraf et. Görüşme değil sorguymuş. Apo, 99'da yargılandı, bitti, sonraki temasların amacı örgütün ülkeyi terk etmesiydi. O zaman niye bunun adı ihanet değildi. Öcalan'la görüşmeler yapılırken MHP iktidarda konu mankeni miydi, niye sesi çıkmadı?"



MHP'den o sözlerle ilgili açıklama...


MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, Yalçın Akdoğan’ın MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Başbakan Yardımcılığı yaptığı 57’inci hükümette Abdullah Öcalan ile görüşüldüğünü söylemesine tepki gösterdi.

Yalçın, “Bölücübaşıyla o zamanki temaslar, bugünkü gibi pazarlık, teslimiyet ve hele de ihanet içermemektedir. O zaman güvenlik birimlerince bölücü başından yaptıklarının hesabı sorulmuş, örgüt hakkında bilgi vermesi için defalarca sorguya alınmıştır” dedi.

MHP’li Yalçın yaptığı yazılı açıklamada, PKK’nın siyasi kanadıyla hükümet adına masaya oturarak geçtiğimiz Mart ayında Dolmabahçe Mutabakatını kamuoyuna duyuran Yalçın Akdoğan’ın bugün bunlar hiç yaşanmamış, çözüm sürecimim kendi partisinin marifeti değilmiş gibi konuştuğunu belirtti.

MHP’nin yıllardır, “Terörle müzakere edilmez, mücadele edilir. Bu konuda tavizsiz millî bir politika takip etmek lazımdır” derken, Akdoğan’ın kulaklarını tıkadığını kaydeden Yalçın, “Şimdi utanıp sıkılmadan MHP’yi terörle mücadelede milli duruş sergilememekle suçlayabilmektedir. Geçici hükümette, eski AKP kabinesinin artığı olan Yalçın Akdoğan; aynı zamanda Pontus artıklarının kripto temsilcisi sıfatıyla üstlendiği görevleri yerine getirmektedir” dedi.

Yalçın Akdoğan’ın Bahçeli’nin Başbakan Yardımcılığı yaptığı dönemde PKK elebaşı Öcalan ile görüşmeler yapıldığını söylemesine de tepki gösteren Yalçın, “Halbuki bölücübaşıyla o zamanki temaslar, bugünkü gibi pazarlık, teslimiyet ve hele de ihanet içermemektedir. O zaman güvenlik birimlerince bölücübaşından yaptıklarının hesabı sorulmuş, örgüt hakkında bilgi vermesi için defalarca sorguya alınmıştır” dedi.

“DİLLERİ ACIMAMAKTA, YÜZLERİ BİLE KIZARMAMAKTADIR”

“Hâl böyleyken 57. Hükûmet döneminde İmralı canisine yapılan muameleyle AKP’nin onu ihya etmesini bir göstermeye çalışmak, en hafif deyimle üçkâğıtçılıktır” diyen Yalçın açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“PKK ile masaya oturup kurumsallaşmasını sağlayan, 2,5 yıldır bölücü terör örgütünün silahlanışını militan devşirerek topyekûn isyana hazırlanışını seyreden, hatta buna bilerek göz yuman AKP’nin; bölücü örgütünün artan saldırıları ve milleti yasa boğan şehit haberleri karşısında sanki olup bitenlerin suçlusu, sorumlusu kendisi değilmiş gibi davranması daha da ötesi mitingler düzenlemesi kara mizah örneğidir. Bu aynı zamanda vatandaşı enayi yerine koymaktır.

Ama AKP sözcüleri ve destekçilerinin bugün ak dediklerine yarın kara demekten dilleri acımamakta, yüzleri bile kızarmamaktadır. Siyasette ilkeli olmak ve dürüstlük esastır. Bunlardan taviz, inandırıcılığı yok eder. Politikada esneklik bir yere kadar hoş görülebilir ama bunun hem bel hem de gerdan kıracak kadar kıvırma ve inkârla beslenmesi, sahtekârlık, hafifmeşreplik ve karaktersizlik addedilir.


Yalan, desise ve hilebazlıkla siyasi rakiplerini yıpratma gayretinin faturası, AKP için ağır olacaktır. Millet; bunun faturasını ikiyüzlü aldatıcılar ve utanmazlar korosu durumundaki AKP’ye 1 Kasım’da ödetecektir. Bu partiyi de padişahlık hülyalarından bir türlü vazgeçmeyip hâlâ meydanlarda ‘400 milletvekili’ni telaffuz eden de fakto şefinin başkanlık hayallerini de sonsuza kadar sandığa gömecektir.”

"MHP'YE DÜŞTÜKLERİ ÇAMURU BULAŞTIRMALARI MÜMKÜN DEĞİL"

Yalçın Akdoğan'ın iddialarına yönelik Ege Haber'e değerlendirmede bulunan MHP İzmir Milletvekili ve Grup Başkanvekili Oktay Vural, "Yalan söylüyor. O dönem yapılan sorgulamalar Atilla Uğur Yıldırım tarafından açıklandı. Yalçın Akdoğan sorgu dönemi ile müzakere dönemini karıştırıyor. O dönem sorgu vardı, sorgulama yapılıyordu. Teröristbaşı 15 Ağustos 2009 tarihinde hükümete verdiği yol haritasında o dönemi, 'Benim sorgu dönemimi diyalog ve müzakereye çevirme arzum ve isteğim red edildi. Amaç PKK’nın tamamıyla tasfiye edilmesiydi' şeklinde açıklıyor. Dolayısıyla AKP döneminde müzakere edildiği, muhatap alındığı ve dönemin Başbakanı'nın siyasi temsilci sıfatıyla onunla görüşmek için gönderdiği ve bu görüşmede teröristbaşının fikirleri ile Başbakan’ın fikirlerinin yüzde 95 uyuştuğunu ifade ediyorlar. Herşey ayan beyan ortada. Dolayısıyla müzakere eden tamamıyla Adalet ve Kalkınma Partisi’dir ve bu müzakere Dolmabahçe’de mütabakata kadar götürmüştür. Kendi ayıplarını örtmek için bunu uyduruyorlar. Bütün herşey açık. Ellerinde devletin bilgileri var, 13 yıldır devleti yönetiyorlar. Eğer doğruysa çıkarsınlar belgeleri. Böyle birşeyin olması mümkün değil ve o dönemde tek bir amaç vardı, PKK’nın tasfiyesiydi. Teröristbaşının da tamamen güvenlik güçleri tarafından sorguya alındığı bir dönemdi. Terör örgütünü muhatap alan onlar, müzakere eden onlar, silah stoklanmasına izin veren onlar, askerin ve polisin elini kolunu bağlayıp operasyon yapmama talimatı veren onlar, devlet töreni ile karşılayan onlar, Oslo’da görüşen onlar, İmralı’da görüşen onlar, Dolmabahçe’de mütabakata varan onlar; tablo ortada. MHP’ye düştükleri çamuru bulaştırmaları mümkin değil" şeklinde konuştu.  



Son Güncelleme: 23.09.2015 16:27
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.