22 Mart 2015 Pazar 11:38
Tanju Çolak iddialı: Bakanlık neden olmasın?

 Attığı gollerle adını Türk futbol tarihindeki ‘efsaneler’ arasına yazdıran Tanju Çolak,siyasete soyundu. AK Parti’den milletvekili aday adayı olan Çolak, aday olup da seçilmesi halinde Meclis’teki 550 milletvekili arasında en sevilen olacağından adı gibi emin! Hedefi ise Türk futboluna azalan sevgiyi yine eski haline getirmek.

- Haziran ayındaki genel seçimler için AK Parti’den milletvekili aday adayı oldunuz.
Hem İstanbul birinci bölgeden hem de Samsun’dan aday adayıyım. Çünkü iki bölge seçim hakkımız vardı, ben ikinci tercihi Samsun’dan yana kullandım. İstanbul’da birinci bölgeyi seçmemin nedeni ise orada 150 bin Samsunlunun yaşaması. Örneğin Samsunlu Dernekler Konfederasyonu’muz var, Türkiye’de 478 şubesi bulunuyor, bunların 218’i İstanbul’da.

- Peki her Samsunlu sizi seviyor mu?
Korkunç, kesinlikle iddia ediyorum. Hissediyorum. Bir ay önce İstanbul birinci bölgedeki Samsun derneklerini gezdim, her gittiğim yerde ben ziyaret edeceğim diye gelen en az 500 kişi vardı. O kadar alaka gösterdiler ki. Sadece Samsunlular değil, kim beni görse öyle kucaklıyor. Futbolu 20 yıl önce bırakmama rağmen bu kadar güzel ağırlanmak en büyük mutluluk. Bir de unutmamamız gereken bir şey var, Türkler kolay kolay insan sevmez.



- Bu sevgiye nasıl nail olduğunuzu düşünüyorsunuz?

Galatasaraylısı, Beşiktaşlısı, Fenerbahçelisi, Trabzonsporlusu da beni seviyor. Attığımız gollerin güzelliğinden, tarih yazdığımızdan, aldığımız ödüllerden... Altın, gümüş, bronz ayakkabım var. Türkiye’de başka hiçbir futbolcuda yok! Bir de ben yasaklıyım, Dijitürk’e çıkmıyorum, Şansal Büyüka yüzünden. Türkiye’nin altın ayakkabılı futbolcusuyum, orada bir tane baron var... Şansal Büyüka, Türkiye’deki futbolu yöneten barondur. Ben de Türk futbolunu baronlardan temizlemek üzere geliyorum. Türk futbolunun kötü düşünenlerden, yanlış yapanlardan temizlenmesi lazım. Yönetimin içinde Türk sporcular da olmalı. Siyasete girişimin ana sebebi futbola azalan sevgi.

ŞANSAL BÜYÜKA’NIN EKİBİ VAR

- ‘Baron’ diye adlandırdığınız kişi ne yapıyor?

İstediği teknik direktörü gönderiyor, istediği kişiyi ekrana çıkarıyor, istediği kanunu çıkarıyor, istediği kişileri istediği yerde bulunduruyor.

- Bahsettiğiniz her şeyi Şansal Büyüka mı yapıyor?

Şansal Büyüka ve ekibi. Üç-dört kişilik bir ekibi var, onların içinde basında spor müdürlüğü yapan kişiler de bulunuyor. Onlardan biri Vatan Gazetesi’nin spor müdürü İbrahim Seten. Mesela Ersun Yanal’ı istediği yere yollarlar, Ersun Yanal’ın teknesi vardır, orada bunları ağırlar.

BAKANLIK NEDEN OLMASIN?

- Nasıl temizleyeceksiniz? Spor bakanı olmayı filan mı hedefliyorsunuz?

Ben siyasetin futbol parçasında yer almak istiyorum. Bakanlık için çok erken ama ileride ‘why not’ (neden olmasın) yani. Spor komisyonu başkanı olabilirim. Tabii ki tecrübe kazanarak bir yerlere gelmek lazım.

- Size teklif mi geldi yoksa kendiniz mi aday adayı oldunuz?


Kendim aday oldum. Bugüne kadar futbol sahalarındaki başarılarımla Türk insanını mutlu ettim, şimdi de milletimize hizmet etmek istedim. Dışarıdan edemiyorsun, seni karıştırtmıyorlar. Ya yetkin olacak ya da babadan çok zengin olacaksın ki bir yerlerin başına gelesin. Ben köylü çocuğuyum, çapa yaptım, inek baktım, tütün dizdim. Parayı, gücü bir yerden bulmadım. Azmim, mücadelem ve futboldaki hırsımla başardım.

NEDEN AK PARTİ?


- Neden AK Parti’yi seçtiniz?


Vizyonu, misyonu, özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan’a olan sevgim. Amatör bir futbolcunun nereden nereye gelebileceğini göstermiştir. Hayatı, başarı hikayesi, incelenecek bir durum.

- Sizce Cumhurbaşkanı Erdoğan iyi futbol oynuyor mu?

Çok iyi oynuyormuş. Onun zamanındaki arkadaşlarımla konuştuğumda çok yetenekli olduğunu söylüyorlar. Tercihini bence doğru yapmış, bu ülkeyi yönetmek adına güzel şeylere imza atıyor. Cumhurbaşkanımızın tavrı, çalışkanlığı, başarısı, amacının halka hizmet olması AK Parti’ye olan sevgimi, saygımı artırdı. Ben de millete hizmet etmek için onun saflarında koşmak istedim.

KÖTÜ ÖRNEK HER ZAMAN ÖRNEK DEĞİLDİR
- Milletvekili adayı olan ünlü kişiler, Meclis’e girince hiçbir şey yapmayabiliyorlar. Mesela sizin gibi eski futbolcu olan Hakan Şükür...

Bu kişiye göre değişir. Kişinin yaşamı, vizyonu ve tavrına göre değişir. Yanlış bir şey görürsem söylerim, ben pasif bir milletvekili olamam çünkü tarzım değil. Kötü örnek her zaman örnek değildir. Hakan Şükür ile tarzımız çok farklı. Fethullah Gülen’in tarafında, asosyal, insan ilişkileri iyi değil, çok sevilmiyor. Ben tam tersiyim. Fethullah Gülen’in yakınından uzağından geçmemiş, halkın çok sevdiği, duruşu olan, sempatik, bütün taraftarların sevdiği bir adamım.

- Biraz dobra konuşuyorsunuz ama öte yandan ‘politik olmak’ diye bir kavram var. Siyasete girince olabilecek misiniz?

Ben olamıyorum. Acaba olacak mıyım, olamayacak mıyım diye merak ediyorum. Bu konuda biraz dilimi keseceğim. Bilmiyorum 50 yaşından sonra olacak mıyım? Beni insanlar böyle seviyor. Halkın arasındayım hep. Protokolden hiç hoşlanmam, A plus’ın olduğu yerden de... Benim takıldığım yerler B, C, D. Gidelim oralara bana nasıl hala sevgi gösterdiklerini görürsünüz. Ve ben 20 yıl önce futbolu bıraktım, bunun örneği yok.

- Rıdvan Dilmen de çok seviliyor.

Ama Rıdvan’ın bir avantajı var, yıllardır televizyona çıkıyor.

- Siyasetteki zorluklara hazır mısınız?

Çirkinliği yaşamayacağımı düşünüyorum. Dürüst, doğru, samimi, içten ve dobra konuşacağım. AK Parti İstanbul İl Başkanı Selim Temurci ki çok beyefendi bir kişi, benim Meclis’e renk getireceğimi söyledi. Bana ‘Senin gibi kişilere Türkiye’nin ihtiyacı var. Burada olman bana mutluluk verdi’ dedi.

ÖRNEK ALDIĞI SİYASETÇİ VAR MI?

- Örnek aldığınız bir siyasetçi var mı?


Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu’ndan sonra Mehmet Ali Şahin, Menderes Türel, Mevlüt Çavuşoğlu, Çağatay Kılıç. Duruşlarını, tavırlarını, beyefendiliklerini, komplekssiz olmalarını, siyasette kendilerini bozmamalarını beğeniyorum.

- Meclis’te yaşanan kavgalar meşhur...

Kavgadan değil barış ve sevgiden yanayım. Şunu iddia ediyorum: Eğer Meclis’e girersem 550 milletvekili arasından en çok sevileni olacağımı tahmin ediyorum. Hem CHP’li, hem MHP’li, hem HDP’li kim varsa seveceği insanların en birincisi ben olurum, bu kadar iddialıyım.

- Niye bu kadar iddialısınız?

Çok mütevazıyım, insancılım, tüm partilerin aday adayları arasından en tanınan benim.

Saç ektirme reklamlarından mustaribim!

- Neden tüm saç ekim reklamlarında sizin fotoğraflarınız var?

Benden büyük şöhret var mı, herkes tanıyor işte (gülüyor). ‘Nasılsa Tanju para istemiyor, avukatına da vermemiş’ deyip basıyor fotoğrafımı. Oysa ben saç filan ektirmedim. Aslında iki kez avukatıma verdim, bu reklamların durdurulması için meğer bunların hepsi yurtdışından yayın yapıyormuş. Dolayısıyla kim olduğu belli değil. Çok mustaribim, elim kolum bağlı, hiçbir şey yapamıyorum.

Ünal Aysal kulübü neden şirketi gibi yönetmedi?

- Çok merak ediyorum, altın ayakkabınız duruyor mu?

Evde duruyor. Gümüş ve bronz ayakkabım da duruyor. Bu üçünü alan başka bir Türk futbolcu yok.

- Şu an futbolda olsanız Messi ve Ronaldo ile rekabet edebilir miydiniz?


Herkesin kendine göre bir futbol tarzı var. Tabii ben yine gollerimi atardım çok rahat. Bu çok çalışmayı, matematik ve fizik bilmeyi gerektiriyor. Beyninle ayağını aynı anda çalıştırmak gerekiyor.

- Siz neden sürekli bir yorumcu ya da antrenör olamadınız?

Antrenör olmak istemedim. Kulüp başkalarının sözünü çok dinlemek lazım. Ama gittiğin yerde başarılı olabilmem için kadroyu benim kurmam, planlamayı benim yapmam lazım. Yöneticiler ya müteahhit ya beyaz eşyacı ya kuyumcu oluyor. Mesela Ünal Aysal... Şirketinde günde 5 milyon dolar para kazanıyormuş ama bugün Galatasaray’ı 300 milyon euro borca soktu. Soruyorum Ünal Aysal Bey’e şirketini neden böyle yönetmiyor? Olan Galatasaray’a oldu. Yorumcu olmaya gelirsek... Rıdvan haricinde kim süreklilik sağlıyor ki?

- Neden?

Bilmem bunu Rıdvan’a soracaksınız.

GALATASARAY ŞAMPİYONLUĞA DAHA YAKIN

- Bu sene futbolda hangi takım şampiyon olur?

Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray şampiyonluğu sonuna kadar kovalayacak. Son üç-dört maçta performans çok önemli. Galatasaray şampiyonluğa ucundan biraz daha yakın. Beşiktaş’ın kadrosuna bakıyorum Gökhan Töre ve Demba Ba ile gidiyor, kadro derinliği yok. Galatasaray’da bireysel yetenekleri yüksek olan futbolcular var. Fenerbahçe’nin de kadrosu iyi ama forvettekilerin bu kadar formsuz, bu kadar az gol attıkları bir lig yoktur.

- Burak Yılmaz’a kral diyorlar. Sizce kral mı?

Kişiyi kral yapan millettir. Sadece Galatasaray’ın değil Türkiye’nin kralı olmak lazım.

Stargazete

Son Güncelleme: 22.03.2015 11:47
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.