13 Nisan 2014 Pazar 10:51
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından yapımı tamamlanan Ambarlı İleri Biyolojik Arıtma Tesisi’nin hizmete alım törenine katıldı. Törende yaptığı konuşmada İstanbullulara teşekkür eden Başbakan Erdoğan, “İstanbul bir kez daha 30 Mart seçimlerinde proje belediyeciliğine destek verdi. İstanbul kendisine hizmet edenlere, İstanbul’un çevresini değiştirenlere bir kez daha güçlü şekilde güven oyu verdi. Esasen Yenikapı’da yaptığımız miting, 30 Mart’ta İstanbul’un tercihini ortaya koymuştu. Yenikapı’da Türkiye tarihinin en kalabalık mitinginde İstanbul rengini belli etmişti. 30 Mart seçimlerinde de en yakın rakibine yaklaşık 700 bin oy fark atarak İBB adayımız Sayın Kadir Topbaş bir kez daha yetki aldı. İstanbul’a bize olan itimadından, ahde vefasından dolayı tekrar teşekkür ediyorum. Bir kez daha İstanbullulara hizmet etmek için emaneti yüklenen Büyükşehir Belediye Başkanımıza, ilçe belediye başkanlarımıza başarılar diliyorum” dedi.

İstanbul’daki tüm projelerin takipçisi olmaya devam edeceğinin altını çizen Başbakan Erdoğan, “Bu dönemde inşallah İstanbul küresel projeleri tamamlayacak. 3. havalimanı, 3. köprü, tüp geçit gibi projelerle dünyanın en müstesna şehri olma özelliğini daha da güçlendireceğiz. Ulaşımdan çevrenin korunmasına kadar her alanda gerek hükümet yatırımları, gerek yerel çalışmalarla İstanbul’u dünyanın en yaşanabilir şehirlerinden biri yapmak için çalışmaya devam edeceğiz. Bu dönemde de sizleri hayal kırıklığına uğratmayacak, mevcut sorunlara köklü çözümler üreteceğiz. Bir kez daha seçimlerin ülkemiz, milletimiz, özellikle İstanbul için hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu.

"AH GEZİCİLER AH"
Çevre konusunda yapılan yatırımları anlatan Başbakan Erdoğan, Gezi Parkı eylemelerine atıfta bulunarak, “Ah Geziciler ah! Sizin işiniz cam çerçeve indirmek. Sizin işiniz molotoflarla yakıp yıkmak. Bizim işimiz inşa etmek. İşte çevre bu. Bugün açılışını yaptığımız tesiste pırıl pırıl bir Marmara Denizi’ne kavuşacağız. Bugün hizmete aldığımız bu tesis ile birlikte yıllık 54 bin 750 ton çamurun, 146 milyon metreküp atık suyun denize karışmasını engellemiş olacağız” ifadelerini kullandı.

Başbakan Erdoğan, 30 Mart yerel seçimleri sonrasında bazı çevrelerin Türkiye gündemini değiştirmeye çalıştığını savunarak, “Muhalefet partileri kendi öz eleştirilerini yapmak yerine gündemi farklı yerlere çekmeye çalışıyorlar. ‘Bu Başbakan çok sert, bu Başbakan gerilimci’ diyorlar. Bize buna söyleyenler kendileri aynaya baksınlar. Bu Başbakanı hedef tahtasına koymak suretiyle ağızlarına gelen her şeyi, hakaretin en alasını ailesini de karıştırarak yapanlar bunu millete neyle izah edecekler? Benim milletim bu iktidara yüzde 45.5 oy verdiyse bunu bir nedeni var. Demek ki Başbakanı’na sahip çıkıyor. Başbakanının söylemleri onun dilini ifade ediyor. Ama muhalefet kendisine sorması lazım ‘ben niye bu kadar oy aldım.’ Onlar bunu sormuyor. Biz 45.5 almamıza rağmen ben o günden bugüne arkadaşlarıma oturup ‘niye bunu 50-60 yapamadık’ bunun hesabını yapıyorum. Salı günü muhalefetin genel başkanları kürsüye çıktılar. Kendilerini konuşmadılar, başarısızlıklarını asla gündeme getirmediler. Yüzde 10’un altında kaldığımız bir tek il yok. Yüzde 20’nin altında kaldığımız sadece bir il var. Bunun dışında 80 vilayetin hepsinde yüzde 20’nin üzerinde oy aldık. 48’inde birinci parti olduk. Muhalefetin bunları konuştuğunu duyamazsınız. Bunu örtmek için gerilim siyasetini, iftira siyasetini sürdürmeye çalışıyorlar” şeklinde konuştu.

"PARALEL YAPI TÜRKİYE’Yİ TERÖRE DESTEK VEREN BİR ÜLKE GİBİ GÖSTERİYOR"
Yurt dışındaki bazı çevrelerin Türkiye’ye terörle yan yana göstermeye çalıştığını vurgulayan Başbakan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Bu paralel yapı 17 Aralık’ta, 25 Aralık’ta darbe yapamadı, 30 Mart’ta hükümeti yıpratamadı. İçeride başarısız olunca dışarıdan saldırılarını yoğunlaştırdı. Belirli uluslararası çevrelerde, belirli kişilerin Türkiye aleyhine akıl almaz iddialarla arka arkaya saldırdıklarını görüyoruz. Türkiye’yi teröre destek veren ülke gibi, Suriye’deki saldırıların sorumlusu gibi göstermeye çalışıyorlar. Ey paralel yapı senin 160 bin Suriyeli kardeşimizin ölümü ile ilgili gözyaşı döktüğün var mı? Senin Mısır’daki kardeşlerimiz için gözyaşı döktüğün vaki mi? Seni biz iyi biliriz. Senin hangi odaklarla çalıştığını da iyi biliyoruz. Tüm dünyada mazlumların yanında olmak diye bir dertleri yok bunların. Şimdi de ülkemizde AK Parti iktidarını bu çirkin yollarla yıpratmanın gayreti içine girdiler. Bumerang gibi dönüp kendilerini vuracak bu. Biz raporların ne niyetle hazırlandığını iyi biliyoruz. Bu operasyonların arkasında hangi hainlerin bulunduğunu iyi biliyoruz. Türkiye’yi kimse terör örgütleri ile yan yana gösteremez. Bunu yapan kendi cahilliğini ve kötü niyetini ortaya koyar. Suriye’deki insanlık dışı saldırılarla Türkiye bağlantısını kurmaya çalışanlar sadece kiralık kalem olduklarını ispat etmekle kalırlar. Bu iddianın Türkiye içinde alıcıları olduğunu da biliyoruz. Türkiye’de manşetler üzerinde bir algı operasyonu yapılması istenirken bazı medya kuruluşlarının da maşa olarak kullanıldıklarını görüyoruz. Bu çevreler kirli operasyonlarında asla başarılı olamayacaklar.”

BAZI SOSYAL MEDYA ORGANLARINA YÖNELİK YASAKLAR
Konuşmasında Twitter, Youtube yasaklarına da değinen Başbakan Erdoğan, “Biz Twitter, Youtube, Facebook gibi sosyal medyayı bu operasyonlara alet oldukları için eleştirdik. Kişilik haklarına saygı göstermedikleri için, yargı kararlarına riayet etmedikleri için, ulusal güvenliğimize yapılan saldırılara alet oldukları için eleştirdik. Bugün de eleştiriyorum yarın da eleştireceğim. Bunun özgürlükle alakası yok. Bunlar Twitter, Youtube, Facebook kâr amacıyla kurulmuş para kazanan şirketler. Twitter aynı zamanda vergi kaçakçısıdır. Bunların da üzerine gideceğiz. Her uluslararası şirket gibi bu şirketler de benim ülkemin anayasasına, yasalarına uyacaklar. Bunlarla ilgili verilmiş karara uydum ama saygı duymuyorum. Başka ülkelerde nasıl belirli kurallar içerisinde çalışıyorlarsa burada da kurallar içerisinde çalışacaklar. Özgürlük maskeli altında kimse benim ülkemde operasyon yapamaz. Ulusal güvenliğimizi değil, uluslararası şirketlerin çıkarını düşünenler de milletin gönül gözünden kaçamazlar” değerlendirmesinde bulundu.

ANAYASA MAHKEMESİ’Nİ TOPA TUTTU
Anayasa Mahkemesi’nin kararlarına da değinen Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:
“Bu ülkenin milli bir kurumu çıkıyor kendi ülkesinin, milletinin bireyinin haklarını savunacağı yerde uluslararası şirketleri, idari hukukunu savunuyor. Herkes konumunu bilecek. Herkes sınırlarını bilecek. Yüzlerce dosya görüşülmeyi beklerken, binlerce insan adalet beklerken, uluslararası şirketlerin hukukunu alelacele karara bağlamak, hatta bir iç tüzük hazırlayarak yasaların üzerine çıkmak suretiyle kendilerini birincil mahkeme yerine koymak bu aziz millete haksızlıktır. Bu siyasete, idareye bir müdahaledir. HSYK yasası ile ilgili böyle bir müdahale yapılmıştır. YSK kararları tartışmaya açılmak istenmektedir. Hukukun içine bir ur gibi sirayet etmiş paralel yapı görmezden gelinirken siyasetin alanına müdahale iştahının kabardığını görüyoruz. Herkes yetkisini, konumunu, sınırını bilmelidir. Siyaset yapmak isteyen koltuğundan kalkar, cübbesini çıkarır gelir siyasi partileri çatısı altından siyaset yapar. Ama bazı koltuklarda, bazı cübbelerin içinde siyaset yapılmaz. Bugün o koltuk, o cübbe sizleri güçlü gösterebilir ama bilesiniz ki bu ülkeye zarar verir. Ülkemizde bu tür gerilimlerin yaşanmasına izin vermeyeceğiz. Türkiye’nin artık gerilime tahammülü yok, siyaset dışı müdahalelere tahammülü yok. Birileri sizleri alkışlayabilir, bilesiniz ki yarın o birileri sizin yanınızda olmayacaktır.”

Son Güncelleme: 18.02.2015 23:00
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.