16 Şubat 2016 Salı 16:27
Özdağ’dan ‘Sandığa Hazır Olun’ Mesajı
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ, Manisa’nın Akhisar ilçesinde gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu.
2016 yılı sonuna doğru Türkiye’yi yeni bir sandığın beklediğini kaydeden Özdağ, “Kimse erken seçim için senaryo üretmeye kalkmasın ama 2016 yılı sonunda referandum sandığı her an kapımızı çalabilir. Referandumdan da Türkiye’de yeni bir dönem, yeni bir merhale başlamış olur, yeni bir milat yeni bir kilometre taşı başlamış olur” dedi.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Manisa Milletvekili Selçuk Özdağ, Manisa programı dahilinde bir dizi ziyaretlerde bulundu. Özdağ, ziyaretleri esnasında Akhisar’da oturan Şehit Uzman Jandarma Çavuş Serdar Denizer’in ve geçen günlerde Hakkın rahmetine kavuşan Akhisar Belediyesi Meclis Üyesi Hasan Paşalı’nın ailesine taziye ziyaretinde bulunarak acılarını paylaştı.
Türkiye’nin yeni bir anayasaya ihtiyacının bulunduğunu belirten ve partililerine yeni bir sandık için hazırlıklı olun mesajı veren Özdağ, şöyle konuştu:
“1921 ve 1924 anayasaları kurtuluş ve kuruluş anayasaları, 1961 ve 1982 anayasaları ise darbe anayasalarıdır. Türkiye’nin sivil yeni bir anayasaya ihtiyacı var. Bu anayasa istiklal anayasası olacak. Bu anayasayı 26. dönem milletvekilleri olarak, Türkiye Büyük Millet Meclisinde yapmamız gerekiyor. Yeni bir anayasa komisyonu kuruldu. Her partiden üç üye var ve bu üyeler çalışmaya başladı. Hem CHP’nin hem MHP’nin, gerek 12 Eylül 2010 referandumundan gerek 7 Haziran ve 1 Kasım seçimlerinden ders alarak yeni anayasanın yapımında ciddi şekilde katkıda bulunacaklarını tahmin ediyorum. Türkiye’deki tüm seçmen, CHP’nin, MHP’nin ve AK Parti’nin seçmenleri, Mecliste bir Anayasa yapılsın istiyor. Eğer bu anayasayı 7-8 ay içerisinde Meclis’te olgunlaştırabilirsek bu taslağı birlikte beraberce referanduma götürebiliriz diye düşünüyorum."
YENİ ANAYASA ZENGİNLİK, ÖZGÜRLÜK VE MİLLİ İRADE DEMEK
Yeni anayasanın zenginlik, özgürlük ve milli irade demek olduğunu kaydeden Özdağ, şunları söyledi:
“Yeni anayasa demek sivil çoğulculuğa, sivil iradeye ve evrensel hukuk kurallarına ram olmak demek. Türkiye bunu fazlasıyla hak ediyor. Bin yıldır bu coğrafyada yaşayanlar, Yunanistan’ın, Portekiz’in, İspanya’nın, Güney Amerika devletlerinin niye gerisinde kalsın? Onlar darbecilerin ve cuntacıların yapmış olduğu Anayasaları çöpe attı, biz de darbecilerin ve cuntacıların yapmış olduğu Anayasayı çöpe atalım. Birkaç defa yamalı bohça haline getirdik ama komple değişikliğe ihtiyaç var, bir bütünlük içerisinde değişikliğe ihtiyaç var. Değişmeyen bir gerçek var o da dünyada değişim. O değişimi Türkiye biliyor ve Allah nasip ederse ’her gün güneş yeniden doğar, her sabah taze bir başlangıçtır’ şiarıyla hareket etmeye devam edeceğiz. Ümit ediyorum ki AK Parti, CHP ve MHP’nin milletvekilleri, bu konuda duyarlı olacaklar ve 2016’nın sonuna doğru da bir referandumla beraber Türkiye tarih sahnesinde, özellikle muasır medeniyetler seviyesine ulaşma noktasındaki çabalarını daha güçlü bir şekilde hızlandıracaktır.”
ÖZDAĞ’DAN ÖNEMLİ ZİYARETLER
Özdağ, Akhisar’da gerçekleştirdiği taziye ziyaretlerinden sonra geçen hafta evlatları yeni dünyaya gelen Danışmanı Yunus Öztürk ile Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdür Yardımcısı Volkan Layık’a hayırlı olsun, babası sağlık tedavisi gören CHP eski ilçe Başkanı Engin Uzun’a ise geçmiş olsun ziyaretinde bulundu. Ziyaretleri esnasında Özdağ’a AK Parti Manisa İl Başkanı Zülfikar Gürcan ve partililer eşlik etti.
Selçuk Özdağ, CHP eski ilçe Başkanı Engin Uzun’un bazı medya yayın organlarında yayınlanan yazılarını takip ettiğini kaydederek yazılarını objektif ve cesur bir şekilde kaleme aldığı için kendisini kutladı. Mustafa Uzun’un emekli bir öğretmen olduğu hatırlatmasında bulunan Özdağ, “Nesilleri geleceğe hazırlayan öğretmenlerimize çok şey borçluyuz” ifadesini kullandı.
CHP YERLİ SOL OLMAYI BAŞARMALI
CHP’nin öncelikle Kürtçülük siyasetinden ve Marksist-Leninist yapıdan kurtulup yerli sol olmayı başarması gerektiğini kaydeden Özdağ, Engin Uzun’un Başkanlık sistemiyle ilgili sorusunu da cevaplandırdı. Özdağ, başkanlık sisteminin gerekliliğine ilişkin en önemli örneğin 7 haziran seçimleri olduğunu belirterek, eğer Türkiye başkanlık sistemiyle yönetilmiş olsaydı, 7 Haziran’da ülkede kaos ortamının yaşanmayacağını öne sürdü.
BAŞKANLIK SİSTEMİ OLSAYDI 7 HAZİRAN KAOSUNU YAŞAMAZDIK
Başkanın, Bakanlar Kurulunu seçip atayarak Türkiye’nin yoluna devam edebileceğine vurgu yapan Özdağ, şunları kaydetti:
"O kaoslu dönemi yaşamazdık. Sadece parlamento alacalı, renkli olurdu, başka bir şey olmazdı. Eğer yapabilirsek, başarabilirsek, Türkiye çağ atlayacak. Bugün Devlet Bahçeli’nin başkanlık sistemine hayır demesini anlayabilmiş değilim. 12 Eylül 2010 referandumunda hayır dedi, düğmeyi yanlış ilikledi. O hayırlar hiç hayır gelmedi. Sadece bir hayır demesinde hayır geldi. 7 Haziran seçimlerinde koalisyon yapamayacağım hayır dedi. 1 Kasım seçimlerinin doğmasına sebebiyet verdi. Kendisine teşekkür edeceğim hiç aklıma gelmezdi. Teşekkür ediyorum böylece."
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.