23 Mart 2016 Çarşamba 17:13
MHP'li Vural: Yarın Obama'yı arayıp 'Rıza bizi kandırdı' diyerek işin içinden sıyrılmak isterler mi?

Nursima KESKİN / ANKARA () - MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, gündemi değerlendirdi. Vural, Türkiye'nin yanlışlardan ders alarak teröre karşı safların sıklaştırılması, aynı hatalara tekrar düşülmemesi gerektiğini vurgulayarak, Rıza Sarraf'ın ABD'de tutuklanmasına ilişkin, "Bütün bu süreç içinde 'Paralel kandırdı, Esad kandırdı, PKK kandırdı.' Şimdi de yarın Obama'yı arayıp 'Rıza bizi kandırdı' diyerek işin içinden sıyrılmak isterler mi? Kiminle ilgili hangi kozlar kimin elindedir ve bu kozlar ne zaman nerede kullanılacaktır? Ey Davutoğlu, bu konuda kararlı davranmanı istiyoruz. Var mı yüreğin? Hodri meydan. Mecliste parmakları Rıza Sarraf ile ilgili dosyaları aklamak için kullanan iradene yönelik olarak hodri meydan. Biz de el koyalım, işi kapatmayalım. Bunun arkasında hangi gerçek ortaklar varsa bunu çıkarmaya yönelik bir irade kullanmaya davet ediyoruz" dedi.

Terörün hedefinin Türkiye Cumhuriyeti devleti, milletin birlik ve bütünlüğü olduğunu vurgulayan MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, ancak iktidarın, terörün hedefinin hükümet olduğunu düşünerek bir yanlışın içine girdiğini belirtti. Vural, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun, Brüksel'de terör örgütünce kurulan çadıra yönelik tepkilerinin haklı ve doğru olduğunu dile getirdi. Vural, ancak çözüm süreci boyunca Türkiye'de yaşanan bazı gelişmelere, afişlere ve bilboardlara izin verilmiş olmasının ise çelişkili bir durum yarattığını savundu. Vural, "Yabancılar üzerinden onları suçlayarak bir tepki dile getiriyorsan önce iğneyi bir kendine batır bakalım. 'Evinizin önünü süpürün' dedikleri takdirde ne cevap verecekler doğrusu merak ediyorum." dedi. Konuşmasında dokunulmazlıklara ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Vural, terör örgütüne destek verenlerin, yandaşlık yapanların, siyasi olarak savunuculuğunu yapanların millet iradesini temsil etmeye hakkı olmadığını söyledi.

"TERÖRE DESTEK OLANLARIN KARŞISINDA OLALIM DOKUNULMAZLIK MOKUNULMAZLIK NE VARSA HAZIRIZ"

Vural, şöyle devam etti: "Sayın Davutoğlu size sesleniyorum; terör örgütüne destek olmak, yardım ve yataklık yapmak milletvekili sıfatıyla yakışmıyorsa elinizdeki iradeyi kullanın. Gelin parlamentoda dokunulmazlıkların kaldırılması konusunda, o parmaklarınızı hiç olmazsa milletin talebi doğrultusunda kaldırın. MHP olarak bu konuda kendilerine yaptığımız teklife halen cevap bekliyoruz. Sayın Başbakan, AKP yöneticileri; gelin hep beraber birlikte teröre karşı dik duralım. Teröre destek olanların karşısında olalım. Millet sizden bu konuda bir siyasi irade bekliyor. Siz bu iradenizi ortaya koyun, ondan sonra dokunulmazlık mokunulmazlık ne varsa bunlarla ilgili olarak adım atmaya hazır olduğumuzu ifade etmek istiyorum."

"YARI DOKTOR CANDAN, YARI HOCA DİNDEN, YARI BAŞKAN DA BİZİ HUZURDAN EDİYOR"

Meclis Başkanı İsmail Kahraman'ın partileri terör konusunu görüşmek üzere toplantıya çağırdığını hatırlatan Vural, "Sayın Davutoğlu'na sesleniyorum; biz de seni ve partini parlamentoda bulunan, teröre destek, yardım, yataklık ve terör örgütüne üye olmaktan fezlekelerle ilgili inisiyatif kullanmaya, bunları ivedilikle parlamentoya getirmek için irade kullanmaya davet ettiğimi belirtmek istiyorum. Bu dokunulmazlıkların kalkması konusunda milletin vicdanını Meclis'e taşımış olacaksınız." diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kendisini halkın seçtiğini bunun da bir yerde fiili olarak yarı başkanlık sistemi anlamına geldiğini belirten Vural, Türkiye'nin bir hukuk devleti olduğunu, herkesin görev ve yetkilerinin kanun ile belirlendiğine işaret etti. Vural, "Yarı doktor candan, yarı hoca dinden, yarı başkan da bizi huzurdan ediyor. Dolayısıyla bu paralel yapılanma bitirilmeli. Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu arasındaki bu paralel yapılanma, çatışma ortadan kaldırılmalı. Hukuk devleti çerçevesinde herkes görevini yapmalı. Sistemi çalıştırmamız gerekir. Dün hukuk devletini çalıştırma günüdür. Fiili durumlar oluşturup başbakan ya da bakanların görevine el koymak olmaz." dedi.

"KİMİNLE İLGİLİ HANGİ KOZLAR KİMİN ELİNDE"

İş adamı Rıza Sarraf'ın ABD'de tutuklanmasına ilişkin olayın hangi boyuta ulaşacağını merak ettiklerini belirten Vural, "ABD hangi bilgilere sahip, Rıza Sarraf kimleri acaba orada ifade edecek, doğrusu merak ediyoruz. ABD'nin kendi milli güvenliği için yürüttüğü bir soruşturmada, burada ulaşılan bilgiler, Türkiye'nin milli menfaatine aykırı olarak kullanılmak istenirse bunlar bir koz, tehdit aracı olarak kullanırsa hangi milli menfaatlerimizin tehlikeye gireceğinin takdir edilmesini derin araştırmacı gazetecilere ve yorumculara bırakmak istiyorum. Kiminle ilgili hangi kozlar kimin elindedir ve bu kozlar ne zaman nerede kullanılacaktır?" diye sordu.

"YARIN OBAMA'YI ARAYIP 'RIZA BİZİ KANDIRDI' DİYEREK İŞİN İÇİNDEN SIYRILMAK İSTERLER Mİ?"

Takip altında olduğu söylenen Rıza Sarraf'a ABD'nin vize vermiş olmasının da dikkat çekici bir durum olduğunu belirten Vural, Sarraf'ın içinde bulunduğu ilişkileri açıklayarak kendini mi kurtarmak istediğinin de bir soru olarak ortada olduğunu dile getirdi. Vural, "Bütün bu süreç içinde 'Paralel kandırdı, Esad kandırdı, PKK kandırdı.' Şimdi de yarın Obama'yı arayıp 'Rıza bizi kandırdı' diyerek işin içinden sıyrılmak isterler mi?" diye sordu. Oktay Vural, iddianamenin bir örneği olduğunu söylediği bazı belgeleri gazetecilere gösterdi. Vural, sözlerini şöyle sürdürdü: "Türkiye'de gerçekten bağımsız ve tarafsız bir yargıya ne kadar ihtiyaç olduğu ve bu kara paranın arkasındaki gerçek iş ortaklarının kim olduğunu hepimiz hep birlikte Türk yargısından öğrenmek istiyoruz. Bunu takip etmesi gereken Türk yargısıdır. İvedilikle bu dosya yeniden açılmalı ve Türk milleti adına bunun takibi yapılmalıdır. Ey Davutoğlu, bu konuda kararlı davranmanı istiyoruz. Var mı yüreğin? Hodri meydan. Mecliste parmakları Rıza Sarraf ile ilgili dosyaları aklamak için kullanan iradene yönelik olarak hodri meydan. Biz de el koyalım, işi kapatmayalım. Bunun arkasında hangi gerçek ortaklar varsa bunu çıkarmaya yönelik bir irade kullanmaya davet ediyoruz."

"KENDİ ARZU VE İHTİRASLARINA MHP'NİN İRADESİNİ BULAŞTIRAMAYACAKTIR"

Vural, Meclis Başkanı Kahraman'ın partilere yönelik terör gündemli toplantı çağrısına ilişkin soru üzerine, Genel Başkan Devlet Bahçeli'nin buna ilişkin yanıtını bugün Kahraman'a ileteceğini bildirdi. Vural, Bahçeli'nin görevlendireceği bir grup başkanvekilinin partilerini temsilen toplantıya katılacağını ve MHP'nin görüşlerini ortaya koyacağını söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yeni anayasanın referanduma götürülmesi ve buna ilişkin MHP'nin desteği yönündeki sözlerinin hatırlatılması üzerine de Vural, MHP'nin yeni anayasa konusundaki tavrının en başından bu yana değişmediğini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: "MHP olarak tutumumuz açık ve nettir. Bu tutumumuzu TBMM Başkanı'na da ifade ettik. MHP olarak, yeni anayasa ile ne yeni bir devlet ne yeni bir milletin inşasına izin vermeyeceğimizi, Türk milleti milli kimliğinin, milli ve üniter devlet olan cumhuriyetimizin anayasanın ilk dört maddesinde kendisini ifade eden ilkelerine sadık, aynı zamanda parlamenter demokrasiyi güçlendirecek girişimlerde yeni bir anayasa çalışmasına katkı sağlayacağımızı ifade ettik. MHP olarak tutumumuz aynıdır. Bu konuda kiminle nasıl beraber olacağımız ilkelerle belirlenmiştir. MHP'nin bu tutumunu hiç kimse değiştiremeyecektir. Kendi arzu ve ihtiraslarına da MHP'nin iradesini bulaştıramayacaktır."

"MECLİS BAŞKANI 17-25 ARALIK MECLİS SORUŞTURMASININ YENİDEN GÜNDEME GELMESİ İÇİN BİR ADIM ATMALI"

Vural, bir başka soru üzerine, "İnşallah Meclis Başkanı da bu konuda inisiyatif kullanmak suretiyle 17-25 Aralık Meclis soruşturmasının yeniden gündeme gelmesi konusunda da bir adım oluşturur. Sayın Meclis Başkanı'nın bu konuda kamuoyunu tatmin edecek bir inisiyatifin Meclis'te oluşturulmasını istemesi gerektiği kanaatindeyim" ifadelerini kullandı.

 

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.