21 Nisan 2015 Salı 01:13
Kılıçdaroğlu: ATİLLA SERTEL'İ ŞİKAYET EDEN CHP'LİYSE PARTİDEN ATACAĞIM
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, NTV yayında Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in 'CHP'nin vaatleri hayali, bu parayı nereden bulacaklar. Kaynağı açıklasınlar ben de onlara oy veririm' sözlerine yanıt verdi. CHP lideri Bakan Şimşek'in CHP'ye üye olmasından memnun olacağını belirterek şunları söyledi: "Ben size bugüne kadar konuşulmayan rakamları vereceğim. Maliye bakanı unutmasın ben eski bir hesap uzmanıyım. Devlet bütçesinden sonraki en büyük bütçeyi topladım. Şunu açık ve net söyleyebilirim. Eğer bu ülkede 10 kişi ben vergi toplamasını bütçe yapmasını biliyorum diyorsa o 10 kişiden birisi benim. Sayın bakanın hiç maliyet deneyimi yok. O verginin nasıl toplandığını bilmez, ben bilirim. Ama CHP’ye üye olmak istiyorsa önce kısaca bizim eğitimimizden geçmesi lazım." CHP, MHP ve HDP koalisyonu için ise "Böyle bir ittifakın gerçekleşebileceğine inanmıyorum. Gerçekçi olmamız lazım" dedi.

ATİLLA SERTEL'İ ŞİKAYET EDEN CHP'LİYSE PARTİDEN ATACAĞIM

Atilla Sertel ön seçime girdi, başarılı oldu. İyi bir gazeteci sizin meslektaşınız. Şikayet edenleri araştırıyorum. Onlar bizim partiliyse kesinlikle partide kalmayacaklar.

Zorunlu din dersleri ile ilgili AİHM’in kararı var. Biz bir hukuk devleti miyiz, evet. Uymalı mıyız evet. Şu güvenceyi de veriyoruz yalnız, kim kendi inancını öğrenmek istiyorsa ona sınırlama getirilmeyecektir. Zorunlu din dersi, diyelim ki Hıristiyan dünyasından bir çocuk okula geliyorsa, ona hangi dersi vereceksiniz? Bunlar düzenlenebilir. Biz de bunu söylüyoruz. CHP geldi 13 yıllık sistemi getiriyor, imam hatipi kaldıraca. Hiç aklımızdan geçmeyen bir şey. İmam hatip okullarını kuran zaten CHP. Yahu niye kaldıralım? Bu ülkede din adamlarımızın toplumu aydınlatması bizim de en büyük arzumuzdur. Cahil adamdan toplum zararlar görür. Biz din adamlarımızın sosyolojiyi de felsefeyi de okumaları bilmelerini isteriz.

Her organize sanayi bölgesinde yatılı meslek lisesi kuracağız. Hangi sanayi bölgesine gitsek iş dünyasından şu ses çıkıyor. Nitelikli ara eleman bulamıyoruz. Liseden mezun oluyor adam işsiz. Şimdi biz aileye yük olmayacak şekilde bu okulları kuracağız. Çocuk oraya gidecek, yatılı okuyacak. Üçüncü sınıftan itibaren kendi branşıyla ilgili staja kursa gidecek. Makinanın nasıl çalıştığını görecek. O okullara gidenlere iş garantisi. Organize sanayi bölgelerinde kurulacak okullara göre. Onların ihtiyacı var. kesinlikle bu okulların hiçbirisi boş olmaz. Bütün anne babalar bunu gönderirler. Devlete bunun hiçbir yükü yoktur.
Organize sanayi bölgesi yöneticileri böyle bir okul eğer planlanırsa okulu biz yapmaya hazırız. Fabrikalarımızda onlara staj yaptırmaya hazırız dediler. Yeter ki böyle bir proje uygulanabilsin. Bunun örnekleri var. Bursa’da güzel bir örneği var.

'KEBAN BARAJI MI YAPTINIZ'
Kılıçdaroğlu şu değerlendirmelerde bulundu:
1923 – 2002 toplam 57 hükümet hizmet verdi. 57 hükümet 79 yılda 546 milyar dolar vergi harcamışlar. 95 milyar dolar iç borç yapmışlar. 130 milyar dolar dış borç yapmışlar. 8 milyar dolar özelleştirme geliri. Toplam 779 milyar dolar para harcanmış.Geliyorum AKP iktidarına 2003 – 2014. 12 yılda harcanan para. Vergi gelirleri 1,5 trilyon dolar. İç borç 96 milyar dolar. Dış borç 273 milyar dolar. Özelleştirme geliri 52 milyar dolar. Toplam harcanan para 1 trilyon 900 milyar dolar. 1 trilyon 869 milyar dolar. Rakamı şişirdiler demesinler diye. 79 yılda harcanan paradan çok daha büyük bir para son 12 yılda harcandı. Harcanan fazla para 1 trilyon 90 milyar dolar. 79 hükümetten daha fazla para harcadılar. Bütün vatandaşlarım, elini vicdanlarına koyup şu sorunun yanıtı versinler. 12 yılda ne yapıldı? Atatürk barajı mı keban mı erdemir mi kardemir mi yapıldı? Elbette bir şeyler yapıldı ama 1 trilyon 90 milyar dolar deneyimli iktidar elinde olsaydı Türkiye bilgi toplumunu yakalamıştı. Şimdi bana dönüp para var mı diye soruyorlar. 12 yılda 1 trilyon 90 milyar dolar harcadınız. Bütün tesisleri de satarak bunu yaptınız. Deniyor ki parayı nereden bulacaksınız. Türkiye onların düşündüğünden daha zengin bir Türkiye. Kaynak var, bütün mesele kaynağı yerinde kullanmak. Siz 1 trilyon 90 milyar doları nasıl buldunuz, demek ki var. 31 milyar dolarlık net hata noksan burada yok.

Emekliye iki maaş ikramiye, vay kaynağı nereden bulacaksınız. 720 lira veriyoruz, 3 milyon 750 bin hane. Türkiye’de para var. Soru parada değil, soru parayı nerede kullanacağında yatıyor. Bu rakamların hiçbirisine bir kuruşuna bile Maliye bakanı itiraz edemez, çünkü onun rakamları.

'YOKSULLUĞU İDARE ETMEYECEĞİZ'
Biz yoksulluğu idare etmeyeceğiz, bitireceğiz. Bu bizim başlangıç noktamız. Ben 4 yıllık süre istiyorum. Ama 100 günde 1 yılda neler yapacağımızı açıkladım. Aile sigortası, Amerika’da gidin AB ülkelerinde var. Niye bizde yok? Sosyal devlet ailenin çocuğun yaşlının işsizin geleceğini güvence altına alan devlettir. İşsizlik sigortası var mı var, ama işsizlik de var. Neden aile sigortası hayata geçirilmiyor? Çünkü yoksullar iktidarın arka bahçesine dönüştürülmek isteniyor. Aile sigortası sosyal devletin koruması demektir. Nasıl hastalanan gidiyorsa, ailenin geliri düşebilir. Ben size örnek vereceğim. Emeklilik yaşı 65’e çıktı. Diyelim ki 60 yaşındasınız, patron dedi ki iş akdini feshediyorum. Emeklilik için beş yıla ihtiyacınız var. 60 yaşında iş arıyorsunuz kimse size iş vermiyor. İşte aile sigortası orada devreye girecek.

Ben sana şunu şunu vereceğim ama sen benim hep arkamda dur. Ama hiçbir zaman ben senin sayını azaltacağım demiyor. Yoksul sayısı arttı. Bizim iktidarımızda yoksul olmayacak. Hiç kimse yoksulluğu teşhir etmek gibi bir düşüncemiz olmayacak. 60 yaşına gelen birisi işsiz kaldığında sosyal devlet ona aile sigortasından bakacak. İş verecek, daha bunun devamı var. Aile sigortasından ömür boyu yararlanacak diye bir şey yok. Nasıl hastalık sigortası tedavi ediyorsunuz bitiyor. Aile sigortası kişinin asgari yaşamını sürdürmesi için bir kural olacak.

VAATLERİN KAYNAĞI NE?
Kaynak bütçe. Bütün mesele şu, bütçede hangi harcamaya öncelik vereceksiniz, sorun orada zaten. Eğer bunu yaparsanız, devleti iyi yönetirseniz kaynak var. 12 yılda elde edilen kaynak 1 trilyon 869 milyar dolar. Bundan daha büyük kaynak mı olur? Bununla ilgili hiçbir şey yapılmadı biz yapacağız. Türkiye’de olağanüstü bir gelir dağılımı bozukluğu var. bu da devletin rakamı. 2002, Türkiye nüfusunun yüzde 1’i, türkiye servetinin 39,4’üne sahip. Geliyorum 2014’e, nüfusun yüzde 1’i, toplam servetin yüzde 54,3’üne sahip. Kim yaptı bunu, izlenen ekonomi politikaları. Biz kaynağı nereden bulacağız? Üç ana eksen vardır. Vergi politikası, bütçe politikası, sosyal harcamalar. Refahı tabana yayma bu politikalarla olur.

DAHA FAZLA VERGİ Mİ?
Hayır, kayıt dışı ekonomiyi denetleyerek alacağız. Kobilere ne dedik, ödediği vergi ve sigorta bedeli kadar bir yıl süreyle faizsiz kredi. Bir üretim artacak mı, artacak. İstihdam yaratacak mı yaratacak. Devlet şu anda 30 milyar lira tahsil edemediği vergi ve prim var. Ne oluyor 30 milyar lirayı alamayınca, gidiyor yüksek faizle devlet borçlanıyor. Bizim projemizde, üretimi istihdamı artırıyoruz, kayıt dışı ekonomiyi, patron artık diyecek faizsiz kredi alacğaım diyecek. Vergimiz artacak, istihdamımız artacak, katma değeri yüksek üreten kobilere ek teşvik vereceğiz. Bizden saygın bir adamı çip üretmek istedi. Dedi ki 1 milyar dolar paraya ihtiyacım var. ben başbakan olsaydım bir milyar doları verirdim. Türkiye teknolojide müthiş bir sıçrama yapacaktı. Ama bunlar yapmadılar. Türkiye’nin en iyi iktisatçıları, uygulamacılarıyla çalıştık. Bu projeleri bir gecede hazırlamadık.

Konut için 277 lira taksitle diyoruz. bunu sadece biz yapmadık. Müteahhitlere gönderdik test ettik olur mu olmaz mı diye. Bu vaadin kendi içinde tutarlılığı esastır. Çok iyi yapılabilir dendi bize. Kaynak sorunumuz yok, bunu açık ve net söylüyorum. Eğer kaynak konusunda Sayın Başbakan kuşkuya düşüyorsa, bizim seçim bildirgemizle ilgili kuşkuya düşüyorsa, burada oturur beraber tartışırız. Bizim mi onların mı projeleri daha tutarlı, oturur tartışırız.
Bütün onların hesabı yapıldı. Nerede ne kadar nasıl toplanacak nereye harcanacak bunlar yapıldı. Biz seçim bildirgesinin ötesinde, bir hükümet programı sunduk. Bu bizim hükümet programımızdır aynı zamanda.

SAYIN BAKAN O KOLTUKTA NASIL OTURUYOR?
Bütçeye yük diye aktardığımız harcama 720 lira olacak. 3 milyon 750 ile 720’yi çarparsanız çıkar ortaya. En ciddi rakam. Borçları sileceğiz, faizleri sileceğiz dedik. Sayın Maliye Bakanı, yani hayret ediyorum. Maliye Bakanı sabah televizyonda diyor ki, efendim bunu nasıl yapabilirler, nasıl gerçekleştirebilirler diyor. İki kez yaptı bunu AKP hükümeti. Bir 2003’te bir 2009’da yaptı. Bu olursa muhalefet anayasa mahkemesine gidermiş. E biz gitmedik. Niye gidelim? Yani kendi yaptıklarından bile haberdar olmayan maliye bakanı CHP’ye üye olacaksa vay halimize. Nasıl o koltukta niçin oturuyor ben gerçekten anlamakta zorlanıyorum.

TEFECİ FAZİ UYGULANIYOR
Borçların faizini sileceğiz. En az yüzde 80’ini dedim sileceğiz. Soru şu, nasıl sileceğiz. Bakın 2008-2014. Satın alınan batık alacak tutarı, varlık yönetim şirketleri tarafından, 19 milyar lira. 19 katrilyon liralık vatandaşın borcunu bankalar sattılar. Bankalar kaça sattı, 19 milyarlık alacağı 2 milyar 800 milyon liraya sattılar. Aradaki fark 16-17 milyar lira. Banka kendi isteğiyle vazgeçiyor zaten. Bunun devlete yükü var mı? Yok. Varlık yönetim şirketi devralıyor, bir avukat ordusu kuruyor, vatandaşların üzerine gidiyorlar, ödeyeceksiniz yada hapse atacağız diyorlar. Üstelik uyguladıkları faiz çok özür dilerim ama tefeci faizi. Yüzde 34. Merkez Bankası’nın faizine itiraz ediyorsunuz, vatandaşa uygulanan yüzde 34 faize ses etmiyorsunuz. Bunun devlete maliyeti kocaman bir sıfır. Bu da büyük bir proje. Beş milyon vatandaş rahat bir nefes alacak. 800 bin civarında vatandaş hapse girmekten kurtulacak.

ÖNCEKİ SEÇİMLERDE NEDEN YAPMADINIZ?
Anadolu’ya indiğimizde Trakya’ya indiğimizde vahim bir tablo yoktu. Bakın biz ekonomide kriz vardır lafını kullanmadık ama sayın cumhurbaşkanı kullandı. Biz koşulları bildğimiz için, buna çözüm üretmek zorundayız ve bir şey daha samimi söylüyorum vatandaş gerginlikten de kavgadan da bıktı. Şunu öğrenmek istiyor vatandaş, hepiniz siyasi partisiniz, ama bize vatandaşa ülkeye ne yapacaksınız bunu anlatın diyor. Vatandaş diyor evimde televizyonu açmaktan bile korkuyorum diyor. Hepimizin ders çıkarması lazım e CHP’Nin de ders çıkarması lazım. Bizim ufuk açacak, onun için dedik yaşanacak bir türkiye projesi hazırlıyoruz diye.
Yine üzülerek ifade ediyorum. İran’daki üniversiteler, Türkiye’deki üniversitelere göre daha fazla bilimsel yayın yapıyorsa bunu düşünmek lazım. Sosyal demokrasiye denilince, vatandaşın derdini düşünen parti zaten sosyal demokrat partidir. Onun inancını etnik kimliğini sorgulamayan parti zaten sosyal demokrat partidir.

KOALİSYON İFLAS MIDIR?
Önce şunu söyleyeyim. Bizim hedefimiz tek başına iktidar olmaktır. Az önce söyledim bir hükümet programıdır bu bildirge. Bunu bütün vatandaşların bilmesini isterim. Eğer size dokunan hizmet eden bir devlet istiyorsanız, elinde sopa olmayan bir devlet istiyorsanız bizi iktidar yapın. Eskileri bir tarafa bırakalım, eski kavgaları da bir kenara bırakalım. Ben bu başlangıcı yapmaya hazırım. Benim siyasi geçmişim de bellidir, bürokratik geçmişim de bellidir.
Hiçbir zaman zenginleşme amacı olarak görmedim siyaseti. Bu ülkede çocuklar aileler mutlu olsun. Türkiye büyüsün gelişsin. Türkiye onurlu yerini alabilsin. Hedefimiz budur. Ama biz aynı zamanda demokrasiye inanan bir partiyiz. Koalisyonlar elbet olabilir. Vatandaşı korkutarak oy almak gibi ucuz politika Türkiye’de üretilmemelidir. Ülkeye yazık günahtır. Koalisyon olabilir mi, olabilir vatandaşın tercihi öyleyse. Ben buna saygılıyım. Koalisyon iflastır. Ama zaten, 13’ncü yılın sonunda geldiğimiz nokta da budur. Kendisi söylüyor, kriz var diyor ekonomide. E tek başına iktidar yok muydu? Tek başına iktidar vardı. Elinden tutan yoktu. Başbakan adayı sen kendi elinde getirdin, kurultaydan önce başbakanımdır dedin. Kimi suçluyorsunuz o zaman. Halka şantaj yapıyorsunuz, aman ha başka yere verme. Hiçbir şey olmaz, Türkiye Cumhuriyeti güçlü bir ülkedir. Sayın Cumhurbaşkanının da sıcak siyasetin dışında olması lazım. Namus ve şerefi üzerine yemin etti. Bunların içini siyaseten boşaltırsanız topluma en büyük kötülüğü yapmış olursunuz.

CHP, MHP VE HDP KOALİSYONU
Böyle bir ittifakın gerçekleşebileceğine inanmıyorum. Gerçekçi olmamız lazım. Böyle bir koalisyon olur mu olmaz mı, tabi iki sayın lider adına konuşmak doğru değil ama bugüne kadar ortaya çıkan tablonun böyle bir koalisyona izin vermeyeceğini görüyoruz. Bugünden koalisyon tartışması yapmanın doğru olduğuna inanmıyorum. Biz önce bir halka gidelim anlatalım, dertlerini bir dinleyelim. Ben Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarına bir seçim bildirgesiyle bir gelecek vizyonu sundum. Kabul göreceğine inanıyorum. Bizim bunu çok daha iyi anlatmamız lazım. Kahvede sokakta kırda evde her yerde anlatmamız lazım. Ve bizim sunduğumuz seçim bildirgesinin özelliği tek boyutlu değil.
İş dünyasını da kapsayan, üretimi önceleyen, katma değeri yüksek ürünü üretmeyi önceleyen bir sistem. Bir ildeki fabrikayı söküp götürüyorsunuz teşvik oluyor. Bunların tamamen önüne geçeceğiz. Hele bir de israf var tabi. Devlet liyakat esasına göre eğer yönetilebilirse, ehil kişiler tarafından yönetilebilirse, Türkiye’nin aşamayacağı çözemeyeceği hiçbir sorun yoktur.

CHP'DEN HDP'YE OY KAYMASI OLUR MU?
HDP’ye oy kayabileceğine inanmıyoruz. Bu seçimlerde yeni seçmen kitlesi kazanacağız. Şu iddiayla biz yola çıktık, bugün içinde bulunulan koşullardan Türkiye’yi çekip çıkaracak tek partinin biz olduğuna inanıyoruz. Dürüstlüğüyle, her kuruşun hesabını verişiyle biz bunu taahhüt ediyoruz. Açık ve net söylüyorum. Gazeteci arkadaşlarımızın yorumlarıdır, yazarlar çizerler. Biz yeni seçmen kitlesi kazanacağımıza inanıyoruz. Demokrasimizde yüzde 10 seçim barajı gölgesi. Yüzde 3’mü 5’mi neyse, benim şahsi kanaatim yüzde 1 oy alan partinin genel başkanı da Meclis’e gelmeli. Düşünce ifade özgürlüğü diyoruz, parti genel başkanlarının Meclis’e gelmelerinin önüne duvar örüyoruz.

HDP'NİN MECLİS'TE OLMASI LAZIM
HDP’nin parlamentoda olması doğrudur. HDP’nin de Saadet’in de Vatan Partisi’nin. Şu veya bu şekilde temsil edilmesi lazım. Siz temsiliyeti daraltırsanız insanları sokağa çıkarırsınız. Oysa parlamentoda tartışabiliriz. Siyasi partiler demokrasinin vazgeçilmez unsurlarıysa, neden parlamento dışına itiyorsunuz? Seçim barajını niye kaldırmıyorsunuz? Biz muhalefetteki hiçbir partiyle özel bir tartışma alanı yaratmak istemiyoruz. Muhalefet kendi arasında kavga ederse o da demokrasiye zarar verir. Ama şunun altını özenle çizeyim. Kesinlikle şiddet olaylarını terörü reddediyoruz. Arkasında kim olursa olsun. Şiddetten terörden bu ülke büyük acılar çekti. Bir siyasal parti teröre destek veriyorsa buna biz doğru bakmayız, doğru bulmayız. Yanlıştır böyle bir şey. Eğer terör olacak ve bunun arkasında birileri duracaksa onun demokrasiden söz etmeye hakkı yoktur.
Kürt sorunu Türkiye’nin en temel sorunlarından birisidir. Bu sorunu da biz çözeriz. Bu sorunu çözmek için samimi ve dürüst olacaksınız, o yok. İki, gizli kişisel bir ajandanız olmayacak, ajandaları var. Millete hesabını veremeyeceğiniz angajmanlara girmeyeceksiniz. Dört TBMM ve millete bilgi vereceksiniz. Neden biz çözeriz? Gayet açık ve net, uzlaşma komisyonu kurulması lazım. Eşit sayıda. Onun paralelinde akil adamlar heyeti olmalı. Bunu kabul etmiyorlar. Biz bununla ilgili kanun teklifi de verdik. Ama gelin görün ki AKP’lilerin oylarıyla reddedildi. Hele hele karşılıklı güvensizlik üzerine bir sorun çözüm bulamaz. Biz samimi olduğumuzu kanıtlamak için söylediğimiz her şeyi kanun teklifi olarak verdik. Hani derler ya CHP söyler ama ertesi gün vazgeçer. Biz ne kadar samimi olduğumuzu kanıtlamak için götürüp verdik. Faili meçhuller konusunda da zaman aşımı kaldırılsın diye de kanun teklifi verdik.

TÜRK MİLLETİ KAVRAMINI SAVUNUYORUZ
Türk milleti kavramını savunuyoruz. Adımız ne Türk milleti. Şimdi biz bunu kaldıralım, niye kaldırıyoruz? Hangi gerekçeyle kaldırıyoruz? Bildirgeyi okurken söyledim. Yüce Türk milletinin önünde açıklıyorum dedim. Yurtdışında ne diyeceğiz? Türkiye Cumhiryeti vatandaşıyım. Bir imparatorluktan her etnik kimlikten insanımızı bir çatı altında tutuyoruz. Türk bir üst kimliktir. Onun altında pek çok alt kimlik var. ama biz etnik kimliğe dayalı siyaseti reddediyoruz. İnanca dayalı siyaseti de reddediyoruz. Bugün bazı gazeteler yazıyor. CHP imam hatip okullarını kapatacak. Nerede yazıyor bu? Yahu herkesin inancına saygı gösteren birisi, çocuğumu göndermek istiyorum, e öğrensin, niye engel olalım biz buna? Ön yargılarla biz zaman zaman siyasi partileri eleştiriyoruz. Dünya değişiyor, CHP de değişiyor, biz de değişiyoruz.
Anayasa Komisyonlarına katılan arkadaşlarımız var, CHP’nin önerdiği vatandaşlık tanımı var. Bu tanım iktidar partisi tarafından da kabul edildi.Benim okuduğum kadarıyla Sayın Başbakan Kürt sorununun çözümüyle ilgili bazı sayfaların basılmak üzere götürülürken dijital ortamda kaydığı düştüğü ifade ediliyor. Çok vahim bir şey bu. Kaldı ki seçim bildirgesinde düşmüşse bu kadar temel bir sorun. Siz düşüncelerinizi açıklamayammışsanız siz başbakanlık koltuğunda niye oturuyorsunuz ki? inanın aziz nesin’in aklına bile gelmez.

PLANLARINDA İMRALI OLACAK MI?
Az önce söyledim. AB’nin yeni fasıl açmasını beklemeden biz birinci sınıf demokrasiyi getireceğiz. Kapalı kapılar ardında görüşmenin hiçbir anlamı yok. PKK o zaman marjinalleşmiş olur. Teröre devam ederse bütün dünya karşısında durur. Niye demokrasiyi getirmiyoruz? Düşünce özgünlüğünü niye getirmiyoruz? Oysa bu ülkenin özgüveninin yüksek olması lazım. Türkiye dünkü devlet değil, bir aşiret devleti değil.Görüştünüz de ne oldu? ufak bir anlaşmazlık çıktı herhalde bilmiyorum, 6-7-8 ekim olayları çıktı. İnsnalar hayatını kaybetti. Sorumlusu kim bunların? O insanların ölmesinden kim sorumlu? CHP mi sorumlu? İktidarda kim var? adalet ve kalkınma partisi niye sorumluluğu almadı üstüne? Hemen koşa koşa niye gittiler, talimat verin olaylar engellensin diye. Ben şunu söyledim. Bu hükümet, ülkenin başına çok daha büyük felaketler açacak. Doğuda PKK’nın askere alma dairesi var, mahkemesi var mı var. Paralel yapıdan söz ediyor, yahu paralel yapı zaten var. ben bildiğim halde özellikle dillendirmiyordum. Çıktı başbakan ifade etti. E sen başbakan değil misin? İkinci mahkeme olur mu? İkinci duruşma olur mu? Hakimini valini niye gönderdin o zaman? Niye öyle bir tabloya izin verdin diye bizim sorma hakkımız yok mu?

'GENEL AF ŞU ANDA YANLIŞTIR'
Toplumsal uzlaşma bizim ana sözcüğümüz anahtarımız budur. HDP’yi siz gayri meşru bir siyasi oluşum diye tanımlayamazsınız. Parlamentoda olan, hülle yoluyla bağımsız gelip grup kuran bir yapı. O nedenle diyoruz, neden hülle yoluyla, kaldırın seçim barajını gelsinler. Onlar da Türkiye vatandaşları. Bayrak hepimizin bayrağı. Kurtuluş savaşını beraber verdik, anlaşamayacağımız sorunlar yok. Oturur pekala adam gibi bunların. Şu aşamada genel af düşüncesi son derece yanlıştır.
Son Güncelleme: 21.04.2015 01:17
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.