26 Ağustos 2015 Çarşamba 12:27
Haydi Türkiye Seçime...

Yedi Haziran seçim sonuçları hiçbir partiye iktidar olma yetkisi vermedi.

Herkes anlasa da milletin mesajı nedense kabul görmedi.

Birileri "şartlarım var" dedi.

Birileri "Ben hiçbir yerde yokum, Kurabilirseniz kurun hükümeti, kuramazsanız hodri meydan" dedi.

Birileri de "AK Parti ile asla" dedi.

Günler geçti.

Restorasyon- reform, Kalıcı- geçici hükümet tartışmaları arasında görüşmeler yapıldı.

Doğal olarak ortaklık kurulamadı.

Çünkü ortaklık kültüründe herkesin kendi koşullarını dayatması, birinin yaptığını diğerinin yok sayması, herşeyin yeniden inşaasına başlanmasının kabul edilmesi olanaksızdı.

İki farklı düşünce bir araya gelince ancak ve ancak ortak istemler üzerine çalışılabilinirdi.

Veya, yakın düşünceler herkesin bir parça fedakarlığı ile törpülenip yaşama geçirilebilinirdi.

Herkes kendi görüşünde diretti.

İyi niyet ortaklık için yeterli olmadı.

Kimse "biz bu işi birlikte yaparız" diyemedi.

Meclis de bir karar alamadı gelecekle ilintili.

Doğal olarak çözüm Cumhurbaşkanına kaldı.

Birileri "onların olduğu yerde ben yokum"demeye devam etti ama "Seçim değil, sıkıyönetim olsun" diye de eklemeyi ihmal etmedi.

Birileri "asla" demekten vazgeçti "ben varım" dedi.

Birileri "ben yokum" dedi.

Muhalefetin iki ana partisi süreli bir koalisyona yanaşmadı, Seçim Hükümetinde yer almak istemediler.

Ne azınlık hükümetine yol açıldı ne de Meclis’te bir karar alınabildi.

Vatandaş dahil kimse kimsenin ne dediğini ne istediğini anlamadı.

Herkes kendince doğruyu söyledi ama kimse diğerinin doğrusunu kabul etmedi.

Doğrularımızla birlikte çözümsüzlüğe, ayak oyunlarına, bir diğerini sıkıştırıp seçimlerde oy devşirme planlarına boğulduk.

Kim kimden ne kadar oy kazanır bilemem ama,

Artık karar verildi.

Yeni bir seçim dönemine daha girdik.

Tüm yollar tüketitilince, Bir Kasımda yeniden seçmene başvurulması ve seçmenden bir kez daha karar vermesi istendi, yani iktidar düğümünü çözmek seçmene bırakıldı.

Sonuçlarda değişen bir şey olmasa dahi kimse “yeniden seçim” diyemeyecek.

Çünkü, bunu söyleyecek olan bilir ki seçmenden iyi bir tokat yeme olasılığı çok yüksek olacak.

Herkes vatandaşın tercihine, kararına saygı duymak zorunda kalacak.

Ne tabanın, ne başka makamların baskısı iddiaları olacak.

Ne de Anayasa'nın maddeleri kıvrılıp bükülecek.

Şimdi elbette önümüzdeki sorun, Seçim Hükümeti'nin şekillenmesi.

Beş günlük bir sürede neler göreceğiz bilemiyorum.

Ama herkesin bir telaşa düştüğü kesin.

Sahi ya birileri Davutoğlu’nun teklifini kabul ederse parti sözcülerinin ağır sözlerine rağmen!

Seyreyleyin gürültüyü…


Son Güncelleme: 26.08.2015 12:42
Anahtar Kelimeler:
Ahmet özsoy
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.