Kamu Spotu İstatistik okuyacaklarını sanan 3 ünlü isme trafik kazasında hayatını kaybeden 18 yaşındaki Gökhan Demir'in otopsi raporu ve fotoğrafı verildi. Sanatçıların o an yaşadıkları duygular, #cankaybediyoruz başlığıyla kamu spotu videosu oldu.
11 Mayıs 2015 Pazartesi 17:21
Emine Erdoğan  "Sağlıklı yaşam, doğal ve dengeli beslenmeye dayanmakta"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, Marmara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi'nde düzenlenen "Tabiat Eczanesinden Sağlıklı Yaşama" başlıklı panelde gençlere seslenerek, "Sağlıklı yaşam, doğal ve dengeli beslenmeye dayanmakta. Hastalıkları oluşmadan engellemek ve koruyucu tedbirlerle beden emanetine sahip çıkmak, yaşadığımız hayatı hem daha sağlıklı hem de daha kaliteli hale getirecektir. Hipokrat'ın dediği gibi, 'İlaçlarımız gıdalarımız, gıdalarımız da ilaçlarımızdır'" dedi.

Emine Erdoğan, panelde şifalı bitkilerin önemine dikkat çekerek, "Dünyada sadece belli bölgelerde yetişen endemik bitkiler açısından Anadolu, benzeri olmayan bir cennettir. Avrupa'nın tamamında 13 bin çeşit bitki türü varken, sadece ülkemizde 12 bin çeşit bitkinin olduğunu öğrenmek, bizlere çeşitli sorumluluklar yüklemekte. Bu zenginliği insanlığın faydasına sunma konusunda çok yönlü bir yükümlülük içindeyiz. Böylesine önemli bir tarihi geçmişe ve coğrafi zenginliği sahipken, henüz ne yazık ki tabiatın şifa kaynaklarından yeterince istifade edemiyoruz" diye konuştu.

İlaç sektörünün endüstriyel çarklarının, insanlığı doğal şifa kaynaklarından uzaklaştırdığını ve kimyasalların zararlarıyla karşı karşıya getirdiğini savunan Erdoğan, günümüzde modern tıbbın geliştiği ülkelerde bitkilerle tedaviye geri dönüldüğünü söyledi.

"HALK TERCİH EDİYOR"
Türkiye'de fitoterapi konusunda hem eğitim eksikliği hem de önyargıların olduğunu belirten Emine Erdoğan, “Eczacılık fakültelerinde okutulsa da, birkaç istisna dışında, tıp fakültelerinde bu konuda herhangi bir ders bulunmamakta. Bu nedenle, bitkilerle tedavi hekimlerimizin yeterince ilgi alanına girmiyor; oysa halk arasında bitkiler, tedavi amaçlı yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Sağlık Bakanlığı Geleneksel Tıp Dairesi'nin yaptığı bir çalışmaya göre, halkın yüzde 70'i geleneksel tedavileri bir şekilde zaten tercih ediyor. Öyle zannediyorum ki grip olduğunda ıhlamur gibi doğal tedavi yollarına başvurmayanımız yoktur" şeklinde konuştu.

“BİTKİLERLE TEDAVİ KONUSUNDA BÜYÜK BİR BİLİNCE İHTİYACIMIZ VAR"
Bitkilerin halk arasında en kolay ulaşılabilen ve risksiz gibi görülen bir tedavi yöntemi olduğunu söyleyen Emine Erdoğan, “Bazen dozu ayarlanmadan kullanılsa da, insanımıza göre doğal bir şifa kaynağıdır; oysa sizlerin çok iyi bildiği gibi bir ilacın tedavi edici özelliği, dozla yakından alakalı. İşte tüm bu nedenlerle, bitkilerle tedavi konusunda büyük bir bilince ihtiyacımız var. Geleneksel yöntemleri değersizleştirmeden, ehil insanlar kanalıyla bilimsel kanıtlar elde edilmesi ve bunların halk ile doğru mecralarda paylaşılması gerekiyor" dedi.

"SUİİSTİMAL VAR"
Bitkisel tedavinin suiistimal edildiğini belirten Erdoğan, “Sadece kâr peşinde koşan ehliyetsiz kişiler, yanlış yönlendirmeler yaparak bizi tabiatın şifa dolu özünden uzaklaştırıyorlar. İnsanların umutlarını, çaresizliklerini ve bilgisizliklerini kullanan bu kâr avcıları, bu kadim tedavinin güvenilirliğini de sarsıyorlar. Bu yönüyle hekimlerimiz, endişelerinde bir yönüyle de haklılar; fakat tüm bu olumsuzluklar, insanlık tarihi kadar eski bir şifa kaynağını reddetmeyi gerektirmez ve bitkilerin etkinliğini de yok etmez. Bütün mesele, bitkilerle tedaviyi bilimsel temellere oturtmaktan geçiyor. Her şeyden önce bitkilerin doğru tespiti, ehiller tarafından doğru zamanda toplanması, doğru usûllere göre kurutulup saklanması ve mümkün olan en az işlemden geçirilerek, doğru dozda hastaya ulaştırılması gerekiyor. Bu noktada eczacılarımıza da büyük sorumluluklar düşüyor. Fitoterapi alanında uzmanlaşmış eczacılar yetişmesi gerekiyor. Tüm bu süreçler, başta bakanlıklarımız olmak üzere pek çok paydaşı yakından ilgilendirmektedir" diye konuştu.

"ÖZDEĞERLERİMİZE SAHİP ÇIKMIYORUZ"
Gelişmiş ülkelerin, Türkiye'deki bitki zenginliğini fark ederek, bu bitkileri ithal etme çabası içinde olduklarını söyleyen Erdoğan, “Şifalı bitkilerin anavatanı olan Türkiye'nin, bu pazarda acilen konumunu belirlemesi ülkemize pek çok açıdan fayda sağlayacaktır. Tüm dünyada kabul görmüş bir alanı, ülkemizde bilimsel temeller üzerinde doğru konumlandırmak konusunda, bilim insanlarımıza büyük görevler düştüğü gibi bu alanda çalışan bilim insanlarının da desteklenmesi gerekmektedir. Ne yazık ki bazen kendi öz değerlerimize sahip çıkamayabiliyoruz. Hatırlayacağınız üzere, yıllar önce zakkumun kanser tedavisinde önemli bir yeri olduğunu keşfeden Doktor Ziya Özel'in çabaları ülkemizde gözardı edilmiş, hatta itibarsızlaştırılmıştı; oysa çalışmaları Amerika'da bir hayli ilgi görmüş, Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi FDA tarafından onaylanarak patent dahi alınmıştı" şeklinde konuştu.

“LÜTFEN SAHİP ÇIKALIM"
Emine Erdoğan, “Tabiatın zengin şifa kaynağı, sağlıklı ve kaliteli bir yaşam için çok da uzağımızda değil. Yeter ki onu kullanmasını bilelim. Bu vesileyle geçlerimize şunu da hatırlatmak isterim: Sağlıklı yaşam, doğal ve dengeli beslenmeye dayanmakta. Hastalıkları oluşmadan engellemek ve koruyucu tedbirlerle beden emanetine sahip çıkmak yaşadığımız hayatı hem daha sağlıklı hem de daha kaliteli hale getirecektir. Hipokrat'ın dediği gibi, 'İlaçlarımız gıdalarımız, gıdalarımız da ilaçlarımızdır'. Çocuklarımıza, gençlerimize doğal ve sağlıklı hayata dair bir bilinç miras bırakmak, en önemli sorumluluğumuz. Bitkilerle tedavinin de dahil olduğu geleneksel ve tamamlayıcı tıp alanına lütfen sahip çıkalım" diyerek, konuşmasını tamamladı.

Konuşmanın ardından, Marmara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Emin Arat, Emine Erdoğan'a panele katılımından dolayı plaket takdim etti.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.