13 Şubat 2016 Cumartesi 15:41
Düşürülen uçağın çiftçiyle ne alakası var?
Bakan Faruk Çelik, Adana milletvekilleri, üniversite temsilcileri, bakanlık merkez birimleri ve ilgili kuruluşlar, bölge müdürleri, bakanlığa bağlı kuruluşların müdürleri ve çiftçilerin katılımıyla düzenlenen Akdeniz Bölgesel Ortak Akıl Toplantısı'nda konuştu. Adana Hilton Oteli'nde düzenlenen toplantıda Bakan Çelik, angajman kurallarını ihlal eden Rus uçağının düşürülmesinin ardından başlayan Rusya krizine de değindi. Türkiye olarak bu meselenin uçak olayı çerçevesinde değerlendirilmesini arzu ettiklerini anlatan Bakan Çelik, "Ama sözüm ona büyük devlet olduğunu iddia eden Rusya'nın konuyu nereye taşıdığını ibretle izliyoruz. Konunun çiftçi narenciye domatesle buğdayla ne alakası var? 750 milyon dolarlık bir ihracat yapıyoruz Rusya'ya evet. Ama 3 milyar dolarlık bir ithalat söz konusu. Bu rakamlara baktığınızda 3-4 misli daha fazla ithalat yaptığımız ülkenin çiftçisi de yine çiftçi. Gelir düzeylerini hepimiz biliyoruz. Dünyada, ülkemizde, bölgede, Rusya’da. Bu faturayı çiftçiye kesmek kadar yanlış bir şey olamazdı. Ama sözüm ona büyük devletin bunu çiftçinin üzerine faturaya dönüştürmesi inanın anlaşılır bir tablo olmadığını özellikle bu birliktelik vesilesiyle ifade etmek istiyoruz" diye konuştu.

RUSYA'YA SAĞDUYU ÇAĞRISI

Türkiye'nin konuyu sabırla takip ettiğini ve aklı selimin hakim olmasını beklediğini belirten Bakan Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü: "2 dost ülke, birçok alanda ilişkilerimiz olduğu Rusya ile ilişkilerimizin normalleşmesi ve bu duygusal ortamdan Rusya'nın çıkmasının bölge ve ülkemiz için yararı olacağı kanaatindeyiz. Çok şeyler söylendi, yaşandı. Ama Türkiye gerçekten büyük devlet olmanın sorumluluğunu sürdürüyor. Lafla büyük devlet olunmuyor, icraatla oluyor. Türkiye büyük devlet olmanın tüm gereklerini ortaya koymuş durumda. Cumhurbaşkanımıza, tüm ülkeyi yönetenlere şükranlarımı sunuyorum. Fevri ve hissi değil. Uçak düştü, onu konuşalım. Eğer ihlal yoksa Türkiye gereğini yapsın. İhlal ettiyseniz siz gereğini yapın. Bu meselenin domates, portakalla ne ilgisi var. Ama bu kadar basit bir yaklaşımın kenarından geçmeyip çok başka alanlara konuyu taşıdılar. Hâlâ ben aklı selimin gecikmeli de olsa hakim olacağı içerisindeyim."

'SÜT TOZU DESTEĞİ 4 BİN 500 LİRA ARTTIRILDI'

Tarımsal eğitime dikkat çekerek üreticilere yönelik teşviklere değinen Bakan Çelik, şöyle konuştu:

"Bundan böyle TİGEM arazilerinin damızlık ve tohum yetiştiriciliği konusunda öncü olma noktasına daha çok ağırlık vereceğiz. Bu dönem süt üretimimiz birkaç ay fazla olacak. 18.5 milyon ton belki de biraz üzerine çıkmış durumdayız. 1.15 kuruş olarak fiyatını belirledik. 'Süt tozuna destek verirseniz biz bu fazlalığı süt tozuna dönüştürürüz' dediler. 4 bin lira destek veriliyordu. Bunu bugün 4 bin 500 liraya çıkarttık. Alın süt tozunu yapın dönüştürün ve zaten talebiniz de buydu 500 lira daha artırıyoruz. Bitkisel ve hayvansal üretimde TMO ve Et Süt Kurumu önümüzdeki dönemde önemli rol oynayacak. TMO'nun depoculuktan çıkması noktasında çalışmaları Gümrük Bakanlığı ile hızlı şekilde sürdürüyoruz. Biz yine depolayacağız ama piyasadaki regülasyon görevini yapma adına yapacağız. Yeni depolar hızlı bir şekilde yapılacak, ama lisanslı depoculuğun aktif hale geldiği döneme geçmiş olacağız. Et süt kumru da piyasaya regülasyon açısından müdahaleleri olacak."

ET FİYATLARI NASIL DÜŞER?

Türkiye'de et fiyatlarıyla ilgili gelişmeleri de değerlendiren Bakan Çelik, şunları kaydetti: "Kırmızı et fiyatların düşmesiyle ilgili çok kolay bir çözüm var. Şimdi istediğiniz kadar et ithalatı yapabilme imkanı elimizde var. Peki doğru mu? Bunu açıkça paylaştık kamuoyuyla kasaplarımızla, besicilerimizle paylaştık. Bu doğru değil dışarıda daha ucuz et var diye biz eğer ithalatı bir çıkış yolu olarak görürsek o zaman içerideki hayvan varlığımızı tehlikeye gireceğini herkesin bilmesi gerekiyor. O halde bu ülke bizim ülkemiz hep beraber taşın altına elimizi koymamız gerekiyor. Ne yapmamız gerekiyor? Hayvan varlığımızı arttıracak bir bakış açısı geliştirmemiz gerekiyor. Spekülatörlerin vereceği bir cevap var. Onlar piyasayla oynarlarsa piyasayı bir aşağı bir yukarı çekerlerse sabahleyin yediğimiz kadar et ithalatı mümkün. Ama iyi düşünün; onlarla başka yollarla da mücadele edebiliriz. Ama ben üreticiden besiciden kasaplardan bahsediyorum. Bu ülke hayvan varlığını arttırmalı kendi kendine yeterli hale gelmeli. Bir milyon ton kırmızı etimiz var. Bir milyon 300 bin tona ihtiyacımız var. Açığımız belli, bu açığı kapatabilmeliyiz. Nasıl yapacağız? Dişi hayvan getirerek vereceğiz teşvikleri bu hayvan sayısını hızlı bir şekilde artırmamız gerekiyor. Dışarıdan ithal edilen hayvanlar pahalı her yerde söylüyorum. Hayvan geliyor pahalı geliyor üstelik Türkiye'de özel sektör yaygın bir şekilde hayvan ithalatı gerçekleştirdiği için dışarıda hayvan fiyatları yükseliyor, tavan yapıyor. Daha düşük fiyatlarla bu hayvan girişleri Türkiye'ye olacak maliyetleri destekleyerek üretim maliyetlerini düşürerek et fiyatlarını düşürmek doğru olandır." 
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.