16 Temmuz 2016 Cumartesi 17:56
Darbe Girişimi Sonrası Kemal Kılıçdaroğlu'ndan Tarihi Meclis Konuşması

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) darbe girişiminin ardından Meclis Başkanı İsmail Kahraman'ın başkanlığında olağanüstü toplandı. Başkan Kahraman, "Birlik ve beraberlik zamanıdır, yaraları sarma zamanıdır" dedi. Daha sonra söz alan Başbakan Binali Yıldırım ise, "Ya demokrasi ya ölüm diyerek dün gece bu salonda dimdik durdunuz. Milletin meclisinin üzerine bombalar yağdırdılar, silahla taradılar. Bir tek ger adım atmadınız. Her birinizin ölümü yanı başında hissettiğinizi biliyorum. Dünya parlamentolarına, demokrasilerine örnek bir duruş sergilediniz" dedi. İkinci olarak meclis kürsüsünde konuşan Kemal Kılıçdaroğlu konuşması sonrası uzun süre alkış aldı.

'Türkiye Cumhuriyeti bize altın tabak içinde sunulmadı. Acıyla, kanla, gözyaşıyla kurduk" diyen Kılıçdaroğlu konuşmasında  şunları söyledi:

Türkiye Cumhuriyeti bize altın tabak içinde sunulmadı. Acıyla, kanla, gözyaşıyla kurduk. yeniden bir devlet kurmak için verdiğimiz mücadele tüm dünyanın saygısını kazandı. Cumhuriyeti demokrasi ile taçlandırmak da cumhuriyeti kuranların vasiyetidir. Demokrasiyi oluşturmak kolay değildir. Tarihin her evresinde bunu görürüz. Biz de ağır bedeller ödedik. Bu ağır bedeller hep darbe dönemlerinden sonra olmuştur. 

Açıkça söyleyelim, dün yaşadığımız olay doğrudan bir darbe girişimidir. Cumhuriyetimize, tarihsel birikimize yapılan bir darbedir. Bunun için biz Anayasamımıza öyle maddeler koyduk ki değiştirilmesi teklif dahi edilemez. Her koşulda demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü, laikliği savunmak ortak görevimimizdir. Açık gönüllükle, grubum adına açıkça lanetliyoruz. 

Olay hepimizde derin üzüntü yarattı. Ne mutlu ki bu süreç siyasette olması gereken ortak paydada bizleri birleştirdi. Bu Cumhuriyet ve demokrasiye olan bağlılıktır. Bu bize grur ve onur veriyor. Bunu dilimizle değil, yüreğimizle de söylemeye devam edeceğiz. 

Demokrasi hukukun üstünlüğüdür, Anayasa ve ettiğimiz yemine bağlılıktır, demokrasi düşünce özgürlüğü, medya özgürlüğü, tarafsız yargı, güçler ayrılığı, vicdan ve din özgürlüğü demektir. Dün halkımız meydanlara çıktı ve darbeye karşı direnme hakkını kullandı. Hukukun çiğnendiği hallerde, demokrasinin darbe ile yok edilmesi istenildiği hallerde direnme hakkının ne kadar önemli olduğunu dün gördük. Bu Meclis sonuna kadar demokrasiyi savunacaktır, Cumhuriyet'in değerlerini sonuna kadar savunacaktır. 

Hep birlikte, Cumhuriyetçi ve özgürlüçü demokrasi bağlamında cepheyi genişletmeliyiz. Herkes bu tarihi sorumluluğun gereğini yerine getirmelidir. Bu darbe girişimini parlamenter demokratik sistemin engellediğini hatırlamamız gerekiyor. Darbenin bastırılması demokratik sistemin ulaştığı olgunluğu göstermektedir. 

İleride bu darbe girişimi nasıl önlendi diye tarihçiler araştıracaktır. Burada özgürlükçü kalmış bir medyamız var. Medya darbecilerin yolunu kapattı ve özgürlüğün yolunu gösterdi. Hepimizin gözleri önünde medya halkın doğru bilgilendirilmesini sağladı, halka direnme hakkını korunması konusunda cesaret verdi. Medya özgürlüğü çağdaş demokrasilerde dördüncü büyük güç.

Siyasi partilerin darbe karşısında gösterdiği ortak tavır, özeleştiri yapma fırsatını da sordu. Demokrasi geliştikçe Türkiye dünyanın saygın ülkelerinden biri olacaktır. Bu darbe girişimiyle ilgili her partinin özeleştiri yapması sorumluluktur. Bu darbe girişimiyle ilgili olmak, her darbe girişimine karşı olmak bu Meclis'in görevidir. Teröre karşı nasıl ortak tavır koyuyorsak, demokrasi üzerindeki vesayete karşı da ortak tavır koymalıyız. Demokrasi üzerinde kim olursa olsun demokrasi üzerindeki vesayete bu parlamento izin vermemelidir. 

Korumaya yemin ettiğimiz demokratik, laik, hukuk devleti bunun anahtarıdır. Her milletvekimiz el ele mücadele etti. Patlayan bomba altında demokrasiye sahip çıktılar. Uzlaşı kültürü içinde Türkiye'nin sorunlarını çözmek için birlikte çalışmak zorundayız. Yaşadığımız tüm sorunları tam demokrasi, daha fazla özgürlük içinde çözebiliriz. Demokrasiye yönelen her tehdit de Türkiye'ye yönelen tehdittir. Anayasa ve hukukun dışına çıkanlar bunun bedelini mutlaka ödemeliler. 
Önümüzde çok kritik bir dönem olduğu gerçeğini kabul etmeliyiz. Bu dönemi hukuk içinde kalarak atlatmamız gerekir. Hukuktan vazgeçmeyeceğiz, adalet mültün temelidir. Kim adaletten saptıysa hukukun içinde yargılayacağız. Devletin saygınlığına düşen de budur. Bu saldırılarda hayatını kaybeden tüm vatandaşlarıma Allah'tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.