18 Kasım 2015 Çarşamba 23:57
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Onlar bana ihanet etti
 Seçimden sonra böyle bir canlı yayında milletle bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Erdoğan, seçimden sonra gerçekleştirdikleri G20 Liderleri Zirvesi'nin kendilerine ayrıca bir mutluluk verdiğini anlattı.

Erdoğan, 1 Kasım seçimleriyle ilgili "Milletin tecelli eden tercihi; istikrar ve güven tercihidir. Basit bir yükselme yok. Yüzde 41'den yüzde tekrar 49,5 çıkarıyor. Ben de bıraktığımda partimizi yüzde 49,5 civarında bir oranda bırakmıştım. Şimdi de böyle bir oranla tekrar milletimiz iktidara AK Parti'yi getirdi" dedi.

12-13 yılın analizi yapıldığı zaman nereden nereye ve nasıl gelindiğini "istikrar ve güven" kavramlarının belirlediğini kaydeden Erdoğan, "Güven ve istikrar kavramı hakim olunca o toplum uçuşa geçer. Ve bizde de böyle oldu" diye konuştu.

-Koalisyon güçleriyle adım atmamız söz konusu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, terör örgütü DAEŞ ile ilgili şunları söyledi:

"DAİŞ olayı zaten şu anda böyle bir hedef noktasında, hedefte. Niye hedefte? Çünkü DAİŞ şu anda ülkemiz için bir tehdit unsuru olmuştur. Ülkemizin içinde ve dışında, sınırlarımızda. Dolayısıyla buna karşı bizim de koalisyon güçleriyle bir adım atmamız söz konusu. Bu yapılacak. Neden? Çünkü bir tehdit unsuru. Ne zaman yapılır o ayrı konu."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bakın şunu çok açık, net söylüyorum. Kesinlikle terörün estirildiği bu bölgelerde, devletimiz sonuç alana kadar bunlara ara vermeyecektir. Kimse bizden bunu beklemesin ve buralarda, hangi ilçe olursa olsun, orada sokağa çıkma yasağı ilan edildiği anda sonuç alınıncaya kadar oralardaki bütün aramalar, hepsi devam edecektir. Sonuç alınacak ama huzur oraya geldiği anda, ondan sonra buna ara verilecektir" diye konuştu.

Türkiye'de yönetime karşı içeriden çok ciddi bir tahrik ve saldırı olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ama milletimizin feraseti, hamdolsun bunlara her şeyi ters giydirdi ve dik duruşumuz ve bu konuda prim vermeyişimiz, inanıyorum ki bundan sonraki süreçte de bu yükselişin devam etmesine fırsat verecektir. Şimdi bundan sonra, geçen de söyledim, konuşma zamanımız değil, inşallah yeni kabineyle birlikte icraat, icraat, icraat ve patinaj dönemini aşarak tırmanmaya devam edeceğiz" dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Birbirimizi sevelim diyorum. Milli birliğimizden taviz vermeyelim. Yerliliğimizden taviz vermeyelim ve bu ülkede inşallah terör değil, kardeşlik egemen olsun diyorum. Milli birliğimiz hakim olsun diyorum ve hep birlikte de Türkiye için çalışmaya devam edelim diyorum" şeklinde konuştu.

-"G20 Liderler Zirvesi"

Antalya'da gerçekleştirilen G20 Liderler Zirvesi konusunda Erdoğan, şunları söyledi:

"Bir defa dünya ülkelerinin Türkiye'ye bakışındaki hava farklılaştı. Bir taraftan o G20'deki başarıyı gördüler, o organizasyondaki başarıyı gördüler, bundan dolayı hem tebriklerini yaparken bir taraftan da bu seçim neticesiyle ilgili olarak da bunu bütünleştirdiler. Bir tebrik yaptılar ve Türkiye'nin dünyadaki belirleyici rolü G20'de çok daha öne çıkmış oldu. Bunu zaten bütün ana başlıklarda, çalışma yemeklerinde de gayet güzel bir şekilde değerlendirme fırsatını bulduk."

"Yeni Meclis'le yeni Anayasa beraberinde gelebilecek mi? Siz daha önce yeni anayasa konusunda sinyaller vermiştiniz. 'Hatta başkanlık sistemi tartışılsın' demiştiniz. Yeni anayasayı bu sefer Meclis kendi iradesiyle gerçekleştirebilir mi?" şeklindeki soru üzerine Erdoğan, bu konuda gerçekçi olunması gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Şu anda Meclis Başkanı'nı bir kenara koyduğumuz zaman 316 milletvekili var AK Parti'nin. Eğer referandumla bir çözüm bekleniyorsa burada en az 330 gerekiyor. Bu 330 olmadan referanduma gitmesi mümkün değil. Dolayısıyla burada tabii ki gizli oylamayla oluyor ama diğer gruplardan buraya bir desteğin olması lazım ki yeni anayasa bu oylamada geçsin. Ben yalnız şuna inanıyorum, yani referandumla eğer yeni anayasayla ilgili hazırlıklar, metin geçerse millet bunu kesinlikle onaylar. Buna inancım sonsuz. Fakat ben buradan bir başka çağrı yaparım. O da şudur. Bugün muhalefette olan siyasi partiler, biliyorsunuz dönemimde bir anayasa çalışması yaptık. Bu anayasa çalışmasında aklımda kaldığı kadarıyla 60 madde, 4 siyasi partinin çalışmasıyla paraf edildi, onların paraflarından geçti. Şimdi bu 60 madde az bir şey değil. Burada yapılması gereken nedir? Şu andaki yine muhalefet partileriyle iktidar partisi, acaba ikili görüşmeleriyle bu 60 madde ve bunun dışındaki maddeler vesaire bu çalışmayı ele alıp burada süratle bir adım atmak ve artık bir yani darbe anayasasıyla değil de milli iradenin ortaya koymuş olduğu bir anayasayla geleceğe yürümeyi ister mi istemez mi? Şimdi bugün sadece anamuhalefetin vereceği destekle bile hiç milli iradeye başvurmadan, milli iradenin parlamentodaki temsilcileriyle burada şöyle 1 ay bile sürmez, bu değişiklikler süratle parlamentodan geçebilir. Şimdi bu olayın matematik yönüdür, realist yönüdür. 'Milletimize bunu götürelim'... Millete de gittiği zaman ben inanıyorum ki milletimiz de zaten böyle bir metni kesinlikle ben milletime inanıyorum, onaylayacaktır."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçmişte 26 maddelik bir anayasa değişikliği metnini 330'u aşan bir oyla parlamentodan geçirerek millete götürdüklerini ve milletin onayını aldıklarını aktararak, şöyle devam etti:

"Milletimiz yüzde 58 ile o zaman bunu onayladı ve bu anayasa değişiklikleri hemen uygulamaya geçti. Şimdi burada da yine benzer bir adım çok daha güçlü bir şekilde, çok daha farklı bir şekilde atılabilir? Bütün mesele bizim ortak paydamız nedir? Biz darbe anayasasıyla gitmeyiz. Şimdi ben bir Cumhurbaşkanı olarak diyorum ki; mademki bir darbe anayasasıyla gitmeyiz. Öyleyse yani milletin adeta bir hakkı durumuna gelmiş olan bu anayasa konusunda, parlamentodaki siyasi partiler kaldıkları yerden devam etsinler ve önce paraf ettikleri bu 60 madde üzerinde bir adım atsınlar, süreç devam etsin. Mesela ben başkanlık sistemi olayını gündeme getirdim, getiriyorum yine de getireceğim. Ancak o anayasa değişiklikleri içerisinde de başkanlık sistemi olayı vardı. Orada başkanlık sistemi henüz müzakere edilmemişti, ona gelinmemişti. Fakat şu anda diğerleri üzerinde bir mutabakat sağlandıktan sonra, yani başkanlık sistemini, kendileri kabul etmiyor, kabul edip etmemeleri önemli değil. Önemli olan bir şey var. Bu başkanlık sistemi nedir? Bunu millet bırakalım tartışsın, akademisyenler tartışsın, siyasetçiler tartışsın. Ülkemize kazandırır mı, kaybettirir mi? Bunu görelim."

-"Senkronize olmamız çok önemli"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sayın Başbakan Davutoğlu, kabineyi size sunacak. Nasıl bir kabine beklemeliyiz? Siz nasıl bir kabine beklersiniz?" sorusu üzerine, kurulacak yeni hükümet konusunda şunları söyledi:

"Burada Sayın Başbakan bir defa çalışmasını yürütecek. Kendine göre herhalde o da arkadaşlarıyla istişarelerini yapar. Ondan sonra da bize kendi hazırlıklarını sunacaktır. Bu hazırlıkları sunduktan sonra da tabii bizler kendisiyle bazı şeyleri paylaşırız, paylaşmayız ama bu arkadaşların kahir ekseriyeti tanıdığımız, bildiğimiz arkadaşlar. Burada bir Cumhurbaşkanı olarak, cumhurun başı olarak benim de tabii tek derdim şudur; geleceğe yönelik başarılı bir kabine oluşması. Çünkü bu başarılı kabinenin oluşmasında Cumhurbaşkanı, Başbakan ortak hareket etmesi, ortak bir çalışma performans ortaya koyması ülkenin geleceği için önemli. Cumhurbaşkanı başka telden çalarsa, Başbakan başka telden çalarsa o zaman biz bir netice alamayız. Bu bakımdan bizim özellikle yani burada senkronize olmamız çok çok önemli. Temennim odur ki, şu anda kendileri bu çalışmalarını zaten yapacaklar, bu çalışmalarını yaptıktan sonra zaten bugün kendileri de açıkladılar, fazla uzatmadan, kısa bir zaman içinde, süratle inşallah kabine listesi bize gelir, biz de kabine listesi üzerinde hemen çalışmamızı yapar, kendilerine 'hayırlı olsun' deriz."

-"Bir ülkenin istiklal marşına saygı gösteremeyecek kadar tahammülsüz bir millet değiliz"

Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye-Yunanistan maçının iptale uğramadan yapılmasının her türlü takdirin üstünde olduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ancak bakıyorsunuz orada saygı duruşu, ardından istiklal marşlarına geçiliyor. Orada birkaç yüz olabilir herhalde kendini bilmez ıslıklamaya başlıyor. Bu olacak bir iş değil. Biz bir ülkenin istiklal marşına karşı saygı gösteremeyecek kadar tahammülsüz bir millet değiliz. Bu milletin genlerinde bu yok. Aynı şeyi bize karşı başkaları yapsa biz buna nasıl bakarız? Nedir ya? Dinlersin sakin bir şekilde, olur biter geçer. Kaldı ki, biz farklı bir ortamda bir dostluk maçı yapıyoruz ve bunlar bizim ülkemizde şu anda misafir. Yani Türk milleti misafirine böyle davranmamıştır, davranmaz, kim olursa olsun davranmaz. Bu tür şeylerde asla duygusallığa yer olamaz. Bizim bunları çözmemiz lazım. Bunları çözemez de tahrik etme yoluna gidersek, bu bizim için geleceğe yönelik özlemini duyduğumuz barış dünyasının kurulmasına aksi tesirde olur."

-"Attığımız bazı özel adımlar var"

Paralel Devlet Yapılanması ile mücadeleye de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu:

"Şu anda orada bir hukuk bürosu ile hükümet, devlet olarak çok ciddi bir anlaşmamız var. Öyle zannediyorum ki, çok kısa bir zaman içinde neticesini vermeye başlayacak. Burada şu anda açıklamam doğru değil. Attığımız bazı özel adımlar var ki, bu adımlar da onlara çok daha farklı herhalde geleceği yaşatacak. Şunu bir defa çok açık net söylemem lazım. Şahıs olarak onlar beni çok iyi tanıyor ama ben de onları çok iyi tanıyorum. Onlar Tayyip Erdoğan'a ihanet ettiler, ben onlara ihanet etmiyorum. Ben sadece milletin hakkını onlardan geri alma mücadelesini veriyorum. Bu ülkenin hakkını onlardan geri alma mücadelesini veriyorum. Yalnız dahi kalsam sonuna kadar bunu sürdüreceğimi söyledim. Bu bütün mücadeleyi dikkat ederseniz, hukuk içerisinde sürdürüyoruz."
Son Güncelleme: 19.11.2015 00:00
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.