Günün Videosu
27 Ağustos 2016 Cumartesi 12:27
CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin: Kılıçdaroğlu’na saldırının önlenmesi 15 Temmuz’un önlemesi kadar önemliydi"
CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, Genel Başkan Kemal Kılıdaçdaroğlu’na yapılan saldırının önlenmesinin 15 Temmuz darbesinin önlenmesi kadar önemli olduğunu belirterek, Başbakan Binali Yıldırım’a da iç barışı bozan küresel güçlerin açıklanması için çağrıda bulundu.
CHP’li Gürsel Tekin, CHP İzmir İl Başkanlığı’nda gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. İlk olarak CHP il yönetimi ile toplantı yapan Tekin, ardından basın toplantısı düzenledi. CHP İzmir İl Binası’nda düzenlenen basın toplantısında konuşan Tekin, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıdçaroğlu’na yapılan saldırının sıradan bir terör saldırısı olmadığını belirterek, “Bu iç barışa yönelik bir saldırıydı. İç savaş provasıydı. Sıradan bir terör saldırısı değildi. Belli soru işaretleri var. Ana muhalefet liderinin gezisinin olduğu güzergaha daha önce belli istihbaratların elde ettiği görülüyor. Bütün bu olayın süreci yetkililerimizle paylaşılabilseydi daha şık olurdu. Güvenlik güçlerine çok teşekkür ediyorum. 15 Temmuz darbesi kadar önemli bir şeyi önlediklerini söylemek istiyorum. Olağanüstü bir tuzak ve proje çökertilmiş oldu” diye konuştu.
Terörün bir günde oluşmadığının altını çizen Tekin, 7 Haziran’dan sonra terörün araştırmalması konusunda komisyon talebi olduklarını ancak bunun reddedildiğini, eğer kabul edilseydi çok etkili işlevleri olacağını dile getirdi.
Başbakan Binali Yıldırım’a da seslenen Tekin, “Her eylemden sonra klasik bildik ‘vatan sağolsun, şehitlerin hesabı sorulacaktır, Allah rahmet etsin, bu küresel güçler’ gibi artık bunları kimse duymak istemiyor. Sayın Başbakan’a sesleniyorum. Siz aynı zamanda İzmir Milletvekilisiniz Sayın Başbakan. Bir bakanınızın da bir televizyon kanalında ‘Bu küresel güçlerin kim olduğunu biliyoruz’ ifadesine istinaden söylüyorum. Kimler, hangi güçler kendi iç barışımızı bozan? Kimlerse 12 milyon CHP seçmeni olarak biz kendimiz kalkan edeceğiz. Kim?” diye konuştu.
“Gelin siyasete pişmanlık yasası getirelim”
Olanların bir sorumlusunun da siyaset olduğunu savunan Tekin, sözlerine şöyle devam etti:
“Bütün bu olup bitenlerin sorumlusu siyasettir. Bizim, dış politikada 1 Mart tezkeresi dahil olmak üzere Suriye’deki sürecin bu noktaya gelmemesi için çaba sarf etmemize rağmen bize sadece hakaret, saldırılar oldu. Halbuki o gönderdiğimiz o raporu bugün Sayın Yıldırım uygulamaya başladı. Ne yazık ki Türkiye’de çok şey oluyor ama siyasette hiçbir maliyeti yok. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir siyaset tarzı yok. Şehitler olacak, dış politika iç politikada sıkıntılar olacak ama bir tek siyasi fatura yok. Gelin siyasete pişmanlık yasası getirelim. Kim bu pis işlere bulaştıysa hesabını verecek. Valiler, emniyet müdürleri aman Allah’ım bu nedir böyle?”
İzmir’in eski Valisi Cahit Kıraç’ın FETÖ soruşturması kapsamında gözaltına alınmasına da değinen Tekin, “Biz o zaman apar topar görevden alındığına hangi gerekçeyle alındığını 10 kez dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu’na sorduk, bir tek cevap yok. Bu nasıl siyaset? 15 Temmuz’dan sonra bütün söylediklerimizi ciddiye alacak bir hükümet bekliyoruz” dedi.
Darbe komisyonunu eleştirdi
Darbenin araştırılması için bir komisyon oluşturulduğunu ancak komisyonun 1 Kasım’da çalışmaya başlayacağına işaret eden Tekin, şöyle konuştu:
“Yargının yanında siyasi irade iç ve dış dinamikleri araştıracak bir komisyon oluşturacak. Geçmiş dönemlerde olduğu gibi topu taca atan siyasi tarzları değişmiş değil. Parlamento 1 Kasım’da açılacak, bu komisyon ne zaman çalışacak? Allah aşkına bu kadar ağır bir darbeyi o zaman ciddiye almıyorsunuz. Acilen bu sürecin siyasi mekanizmasını ilerletmeniz gerekirken ötelediniz. Arkadaşlarımıza saygı duyuyorum ama kişisel olarak bu komisyondan derhal çekilirdim. Bu nedir ki ya darbeyi ya da siyaseti ciddiye almıyorsunuz.”
“17-25 Aralık takviminden vazgeçin”
Tekin, darbeden sonra bir takvim oluşturulduğunu belirterek, şunları söyledi:
“Yeni moda bir takvim konuldu, 17-15 Aralık’tan önce ve 17-25 Aralık’tan sonra. Bir kere böyle hukuku işletemezsiniz. Yargıçsınız, o dava önünüze bir dava geliyor, o dava ta rahmetli Uğur Mumcu’ya kadar götürebilir. Israrla kendimizi koruyup ülkeyi ateşe verelim diyorsanız bu başka bir şey. Hadi 17-25 Aralık’ı baz alsanız bile şu anda tutukladıklarınızın önemli kısmı seçimlerde sizin birçok belediyenize finans sağlayanlar. Yasa dışı imar uygulamalarını bütün itirazlarımıza rağmen, yargıyı da by-pass etmek için bilirkişi müessesi çıkarttılar, yargıyı da esir aldılar. Şimdi siz oluşmuş suç unsurunun bir tarafını suç kabul edip, bir tarafını suç kabul etmezseniz yargıyı işletemezsiniz. Birçok insan görevden alındı. Neymiş, Asya Bank’a para yatırmış. İyi de kardeşim o köprünün bütün şeylerini siz Asya Bank’a vermediniz mi? Ben yargıcım, Asya Bank’ı incelediğimde sizin belediyelerinize dayandığında ne yapacağız? Onun için böyle bir takvim hayalinden vazgeçin. Gelin Türkiye bağırsaklarını temizlesin ancak bunun için yukardan aşağıya başlamak lazım. Önce dokunulmazlığı kaldıracağız. Bu meselenin siyasi ayağını çökertmeden öbür ayaklarını çökertemezsiniz.”
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.