30 Aralık 2013 Pazartesi 15:19
Cemaatten flaş açıklama
Açıklamada, Gülen ve cemaatin, “savcılarla ilişkili” olduğu iddiası 'çirkin bir iftira' olarak nitelendirildi. 'Hocaefendi ve Hizmet Hareketi'nin AK Parti'ye karşı bir husumeti yok' denilen açıklamada 'paralel devlet' iddiaları için de yanıt var.

Açıklama şöyle;

Onursal Başkanımız Muhterem Fethullah Gülen Hocaefendi ve Hizmet Hareketi’nin yolsuzluk soruşturmasını yürüten “savcılarla ilişkili” olduğu ve “dış güçlerin maşası” oldukları için bu davaları açtırdıkları iddiaları çirkin birer iftiradır.

Ayrıca, vakfımızın hem Türkiye’yi hem de Hizmet Gönüllülerinin yapmış oldukları faaliyetleri tüm dünyaya anlatma amaçlı yaptığı şeffaf toplantıların bile hükümete yakın bir kısım medya organlarınca çarpıtılarak “vatana ihanet”, “casusluk”, “uluslararası odaklarla işbirliği” gibi akıl almaz komplo teorileri ve ithamlarla haberleştirilmesi insafla bağdaşmaz.
Aksi takdirde bu tip faaliyetleri yapan herkesi ajanlıkla suçlamak ülkeyi içinden çıkılmaz bir cinnet haline sürükleyecektir

Muhterem Hocaefendi ve Hizmet Hareketi’nin, ülkeye çok hizmetleri geçmiş AK Parti’ye karşı bir husumeti bulunmamaktadır. Hizmet, AK Parti’nin 2002-2011 arasındaki her tür demokratikleşme hamlesini açıkça desteklemiştir. Ancak, Sayın Erdoğan’ın ve partisinin yönetiminde, eylemlerinde ve eylemsizliklerinde 2011 genel seçimlerinden bu yana ciddi bir farklılık oluştuğu açıktır. AB sürecinin yavaşlaması, kuvvetler ayrılığını erozyona uğratan şekli ile başkanlık teklifi, medya özgürlüklerinin giderek daralması, parlamenter denetimin zayıflaması, Sayıştay’ın görevini yapamaz hale gelmesi ve otoriterleşme emarelerinin artması, son olarak yargıya bile müdahale edilmesi AK Parti’yi destekleyen sağduyulu kesimleri ülkenin geleceği ile ilgili derin endişelere sevk etmiştir.

Camianın da paylaştığı ve defaatle dile getirdiği bu eleştirilerin dershanelerin yasaklanması tartışmaları ile başladığı iddiası da gerçek dışıdır. Dershane yasaklama tartışmaları başlamadan çok önce, Vakfımızın başta medya özgürlükleri olmak üzere, Türkiye’deki reformların yavaşlaması ve otoriterleşme eğilimleri hususunda yaptığı açıklamalarla endişelerini kamuoyuyla paylaştığı herkesçe bilinen bir husustur.

'SOKAK EYLEMLERİNİN PROVOKASYONLARA YOL AÇACAĞI ENDİŞESİNİ TAŞIMAKTAYIZ'

Yolsuzluk soruşturmasını yürüten yargıya açıkça hükümet tarafından müdahale görüntüsü verilmesi, yargıya bağlı çalışan kolluğa operasyon yapılması ve poliste yapılan yeni atamalar sonucu, polisin kolluk görevini yapmamakta direnmesi pek çok kişide haklı tepkilere sebep olmuştur.

Yasalar çerçevesinde yapılan, şiddete başvurmayan barışçıl sokak eylemleri demokratik bir haktır. Ancak Hükümetin, Yargıya bile tahammül edemez bir görüntü verdiği ve her gün üst üste çok gergin ve kutuplaştırıcı açıklamalar yaptığı bugünlerde, barışçıl ve haklı da olsa, bu tarz sokak eylemlerinin bir takım provokasyonlara sebebiyet verebileceği endişesini taşımaktayız.

Açıkçası, eylemlerin ülkemizi kaotik bir ortama sürüklemesinden kaygı duyuyoruz. Yolsuzluğun protesto edilmesi için ortaya çıkmış barışçıl protestoların sabote edilmesinin yolsuzluk gündeminin değişmesine sebebiyet verebilme ihtimali, amaçlananın tam tersi bir sonuç verecektir. Bu çerçevede, Gezi olaylarında da ifade ettiğimiz üzere, Hükümeti basiretli ve serinkanlı yönetime ve protesto eylemlerinde bulunanlar da dâhil olmak üzere 76 milyonun Hükümeti olarak davranmaya, aynı şekilde eylemcileri de barışçıl yöntemler ile sınırlı kalmaya davet ediyoruz.

'PARALEL DEVLET KABUL EDİLEMEZ, VARSA...'

“Demokratik bir ülkede paralel devlet kabul edilemez. Varsa böyle bir yapı hükümetin bunu delilleri ile ortaya koyması gerekir.”

Öte yandan, yolsuzluk soruşturmaları ile birlikte, hükümetçe ve hükümete yakın medyada daha yüksek sesle dile getirilen, “yargı cuntası”, “paralel devlet”, “otonom yapı”, “casusluk”, “ajanlık” ve benzeri delilsiz ve çok soyut suçlamalar, soruşturmanın üstünü örtme izlenimi vermektedir.

PİS BİR ÇETE GİBİ TASVİR ETMEK İNSAFSIZLIK

Bu konularda, hükümetin elinde delil varsa bir an önce yargıya teslim etmesini Ağustos ayındaki açıklamamızda açıkça talep etmiştik. Ancak, bunun yapılması yerine, soyut ve delilsiz ithamlarla, milyonlarca seveni, takdir edeni ve gönüllüsü bulunan Hizmet Hareketini, “dış güçlerin maşası”, “ajanı”, “karanlık emelleri olan elleri kırılması gereken pis bir çete” olarak tasvir etmek en hafif ifade ile insafsızlıktan başka bir şey değildir.

Yolsuzluk iddiası ile suçlanan şüphelilerin masuniyet karinesine aykırı bir şekilde suçlanmasının kişilik haklarının ihlali olduğunu ifade edenlerin haklılığı aşikârdır. Ancak aynı anlayışla da hiç bir hukuki ve demokratik ilkeye dayanmaksızın milyonlarca seveni olan bir camiaya da çete ve örgüt denmesi akıl, izan ve insafla bağdaştırılamaz.

Defaatle dile getirdiğimiz üzere, bir sivil toplum hareketi olan Hizmet Hareketi’ni, iktidar üzerinde vesayet kurmak ve iktidara ortak olmakla suçlamak açıkça abesle iştigaldir. Her hangi bir tavsiye, eleştiri, talep veya hak savunmasında bulunan sivil toplum oluşumlarını, iktidar peşindelermiş gibi sunarak, onlara “siyasete karışma”, “öyleyse parti kur”, “seçimleri bekle”, “manşetlerle milli iradeyi baskı altına alma” demek demokratik sistemin ruhu, norm ve değerleriyle bağdaşmaz ve asla kabul edilemez.

'PARALEL DEVLET' İDDİALARINA YANIT

Demokratik bir ülkede sadece yasal ve meşru vatandaşlık haklarını kullanarak, liyakat ilkesi çerçevesinde bürokrasiye girmiş, Hizmet’e sempati duyanların veya sevenlerin olması doğaldır. Hukuk somut fiillere bakar. Hangi görüşten ve yaşam tarzından olursa olsun vatandaşların kanunlar çerçevesinde devletin bütün kademelerinde görev almasının “devleti ele geçirme”, “devlete sızma”, “vesayet kurma” veya “paralel iktidar oluşturma” şeklinde sunulmasının iyi niyetle açıklanması mümkün değildir. Askeri vesayetin en güçlü olduğu dönemde, tıpatıp aynı iddialarla suçlanan Sayın Gülen, 8 yıl yargılanmış ve tüm bu suçlamalardan beraat etmiştir.

Elbette ki, bürokratlar seçilmiş yöneticilerinin ve amirlerinin (hukuka uygun) emirlerine itaat etmek ve sadece onlardan emir almak durumundadır. Halkın iradesiyle seçilmiş iktidarların idari tasarruflarına tabii ki saygılı olunmalıdır; ancak kamuoyuna da yansıyan ve yalanlanmayan bilgi ve belgelerin de gösterdiği üzere, insanların Hizmet Hareketi’ne nispet edilerek anayasal bir suç olan fişlenmeye tabi tutulması ve sonra da kriterleri belirsiz istihbari bilgilere dayanılarak hukuka aykırı bir şekilde tasfiye edilmesi demokratik olmadığı gibi en temel insan haklarına da aykırıdır.

'PARALEL DEVLET OLUŞTURANLARIN...'

Hem Onursal Başkanımız Sayın Fethullah Gülen hem Hizmet Hareketi hem de Vakfımız defaatle, AB reformlarını, tam demokratik Türkiye’yi, hukukun tam anlamı ile üstünlüğünü, en ileri hali ile insan haklarını, herkesin hukuk karşısında uygulamada da eşit olmasını, sivil anayasayı, şeffaf, hesap verir bir devleti ısrarla talep etmekle kalmamış, Anayasa Referandumundaki gayretleri de dâhil, tüm faaliyet ve projeleri ile bunların gerçekleşmesi için çaba sarf etmiştir.

Şurası çok açıktır ki, Devleti ele geçirmek isteyen ya da Devlet içinde paralel, otonom yapı oluşturanların bu taleplerde bulunması akıl ve mantık dışıdır. Zira paralel yapı oluşmasının ya da Devleti niyetleri belli olmayan dar kliklerin ele geçirmesinin önündeki en büyük engel, AB standartlarında tam demokratik ve şeffaf, hem parlamento, yargı ve Sayıştay’a, hem de medya ve kamuoyuna hesap verir bir hukuk devletidir.

Bu yönde kimin hala gayret edip etmediği ise kamuoyunun takdirindedir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur."
Son Güncelleme: 18.02.2015 23:01
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Ahmet Ali Şahin 3 yıl önce

Adama sormazlar mı mademki demokrasiden yanasınız BAŞKANLIK SİSTEMİ nin bizatihi uygulayıcısı olan bir ülkeye neden sığındın diye? Ak parti nin Avrupa birliği ilkelerini emir talekki etme gibi bir misyonu mu vardı ki zihninizde böyle bir tahayyül geliştirdiniz. Bu söyleminiz ve tavrınızla ne yazık ki milletin mahşeri vicdanında çukur seviyelerine inmek sureiyle hizmet ettiğiniz Derin odak ların sözcüsü olmaktan ileriye gidemezsiniz. Yazıklar olsun sizin hizmet anlayşınıza ki; Ezeli ve ebedi düşmanlarımız ile işbirliği yaparak sokak olaylarından medet uman kaos planlayıcılarının taşeronluğunu üstlendiniz! Bu şahsiyetsiz tavrınız nedeniyle bu dünya da olmazsa bile UKBA da bu necip millet in davalısı olmktan kurtulamayacaksınız.. SELAMETLE KALIN

Avatar
DUYARLI VATANDAŞ 3 yıl önce

Sıkışınca açıklamaya sığının bakalım.Yapılan ağır bedduaları unutacak mıyız? Savcılarınızın operasyonuyla ülkemizin kaybını kim karşılayacak.Kimlerin ekmeğine yağ sürdünüz.Daha düne kadar size her türden hakareti eden Ulusalcılar-Emin Çölaşan-Halk TV-CHP-ulusal Kanal bizim yapamadığımızı Gülen Cemaati yaptı diye sevinç çığlıkları atıyorlar.Meselenin dersaneden başlayıp hangi şer güçlerle işbirliği yaptığınızı Türk Milletine izah etmeniz de artık sizi kurtaramaz.Hiç kusura bakmayın Türkçe Olimpiyatları sponsorları ile aynı paralelde çalıştığınızı, onlarında Gezide neler yaptığını dünya alem öğrendi.Dönüp milleti aptal yerine koymayın.Size her zaman güvenen Başabakanımızı arkadan hançerlediniz.

Avatar
Hakan E. 3 yıl önce

Daima inanc odakli ve siyaset disi bir sivil toplum kurulusu olduklarini iddia etmelerine ragmen tamamen siyasi bir aciklama olmus.AB standartlarina uyumsuzluktan v.s bahsetmeleri olayi bitirmis zaten.Merd-i Kipti secaat arzetmis...

Avatar
almanydan 3 yıl önce

BU ACIKLAMA BASTAN SONA BOSTUR BENIM GÖZÜMDE HEMDE ÖYLE BOSTURKI SIZLER DAHA ÖNCEDE CUNTACILARIN ZAMANINDA DA AYNI SEYLERI SÖYLEDINIZ AMA DEDIKLERINIZIN TAM TERSINI YAPIYORDUNUZ HADI DIYELIM OZAMAN DARBECILER MÜSLÜMANLARA BASKI YAPIYORDU GEREKCENIZ ANLASILIRDI AMA SIMDI SIZE NE OLDU NEYMIS BU HÜKÜMET 2011 SECIMLERINDEN SONRA DEGISMIS FALAN FILAN HEEPSI SIZIN UYDURMANIZ UYDURMANIZ DIYORUM CÜNKÜ MILLETIMIZE BASKA TÜRLÜ ANLATMA SANSINIZ YOK BU MILLETIN SIZE INANMIYACAGINI COK IYI BILIYORSUNUZ ONUN ICIN YAPTIGINIZ HERSEYE KILIF BULUYORSUNUZ AMA INANIN INANDIRICILKTAN COK UZAKSINIZ SIZE ASLA GÜVENMIYORUZ.SUAN BILE HALA HEM GAZETENIZ HEM TELEVIZYONUNUZ AK PARTININ HEMDE ÖZELLIKLE ERDOGANIN ALEYHINDE SÖZCÜ GAZETESINDEN ÖTE YAYIN YAPIYORSUNUZ BIR HALK TV DN DAHA ILERI ERDOGAN DÜSMANLIGI YAPIYORSUNUZ SIZ BIZE NEYI ANLATIYORSUNUZ SIZLERE TAM 30 YILDIR INANDIK VE HIZMET DEDIK AMA GELINEN NOKTADA BIZLERI COK BÜYÜK HAYAL KIRIKLIGINA UGRATTINIZ SIZLERI ALLAHIMIZA HAVALE EDIYORUZ .

Avatar
naif demir 3 yıl önce

Ne derseniz deyin ortık yalanlarınızı niyetiniz ifşa oldu kendinizi kandırmaktan başka bişey deyil

Avatar
TEMEL 3 yıl önce

MIT IN BASINA HAKAN FIDAN GELMEDEN ONCE DEVLET BASKANI HABERDAR OLMADAN FETTULLAH HOCA NIN HABERI OLUYORDU, HAKAN FIDANDAN SONRA BIRAZ DURAKLADILAR.

Avatar
fatih 3 yıl önce

Aramizda kalsin cikista çöpe atarsiniz dediğimiz toplantılar oda biliyoruz sanki çok seffafsiniz...

Avatar
mehmet rıza adlım 3 yıl önce

SİZ BU SON GÜNLERDE MEMLEKETTE VERDIGINIZ ZARARI GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURUN DA ONDAN SONRA BAŞKALARİ HAKKİNDA KONUŞUN MEMLEKET SIZI NASİL BILIYORDU NASİL CIKTINIZ YAZİK GERÇEKTEN YAZİK BU BEDDUALAR HIÇ YAKİŞMADİ EEEE NE OLDUM DEMEYECEKSIN NE OLACAGIM DIYECEKSIN SİZDE NEYDİNIZ NE OLDUNUZ HA PARTINIZDE DEĞIŞTI CHP YE GEÇERSINIZ ARTİK KİLİÇDAROĞLU ILE KOLKOLA GEZERSINIZ YAZİK VALLAHI YAZİK