21 Ocak 2014 Salı 16:35
Başbakan Brüksel'de açıklamalarda bulundu!
Başbakan Erdoğan,  Van Rompuy ve Barroso ile ortak basın toplantısı düzenledi. 

İşte o basın toplantısında konuşulanlar:

Van Rompuy: " Görüşmelerimizde 17 Aralık'tan sonra yaşanana süreci de konuştuk. Hukukun üstünlüğünün önemli olduğunu konuştuk. Bunun Türkiye ve AB arasında bunun öneminden belirttik. Kürt barışıyla ilgili sayın Başbakan'la konuştuk ve bu konuda AB olarak tüm desteğimizi vereceğimizi söyledik." dedi.

"Türkiye'ye desteğimiz tam"

Barroso: " İkili ilişkilerimizi konuştuk. Sayın Başbakan'la yararlı bir görüşme gerçekleştirdik. Bu ilişkilerin öneminden bahsetmek istiyorum. Türkiye'deki yatırımın yüzde 75'i AB'den gelmektedir. Hem AB hem Türkiye bunu daha da arttırmak istemektedir. Vize kolaylığı getirmiştik. Bazen AB'de bazı konularda endişe duyuyoruz. Bu endişe duyulan konuları bugün sayın Başbakan Erdoğan'la paylaştım. Bu sohbet sonucunda bize güvence verdi. Hukukun üstünlüğü garantisi verdi. Şuna inancım tamdır. Reformları sürdürmeye devam edecektir. Türkiye'nin karşılaştığı durumları izliyoruz. Biz AB olarak Türkiye'ye tam destek verilyoruz. Ticaret anlaşmasıyla ilgili de konuştuk. Türkiye'ye teşekkür ettik geri dönüş anlaşması nedeniyle. Doğalgaz koridoruyla ilgili konuştuk. Türkiye bu koridorun büyük ortağı. Çok acil olarak Kıbrıs konusunda çözümler üretmemiz gerektiğini konu aldık.

Ve son olarak Suriye'de yaşanan trajediye dikkat çektik. Başbakan Erdoğan'la çok ortak görüş belirttik. Başbakan reformlara devam edeceğini söyledi.

"Müzakere sürecine tekrar başladık"

Erdoğan: "Avrupa Birliği konsey başkanı üzerine burdayız. Çok verimli görüşmeler yaptık. Türkiye olarak AB ile yapılan müzakerelerde çok samimi olduk. Üzerimize düşen her şeyi yaptık. AB ile müzakere sürecinde 3.5 yıllık bir durgunluk geldi. Kasım ayında yeni fasıllar açıldı. Aralık ayında vize uygulaması başladı ve ardından geri kabul anlaşması imzalandı.

Tam 51 yıldır devam eden ilişkinin tam üyelik hakkımızı istiyoruz. Şu bir gerçek ki; son ekonomik krizden AB etkilenmiş gözüküyor. Şu anda AB'nin krizden çıkması diğer ülkeleri de etkilemektedir. Bir katılımcı ülke olarak biz de bundan memnun oluyoruz.

Yaşanan ekonomik kriz AB-Türkiye ilişkisinin ne kadar önemli olduğunu göstermiştir. AB ile dış politika ve güvenlik konusunda da
Özellikle Suriye'de son zamanlarda yaşananlar Türkiye'yi çok ciddi rahatsız etmektedir. Dün gösterilen fotoğraflar yapılan soykırım bizi rahatsız etmiştir.  Cenevre 2'de yapılacak toplantı çok önemlidir ve orada bu konuda alınacak kararı bekliyorum.
Biz Suriyeli mültecilere kucak açtık. 2 milyar dolar kadar bir harcama yaptık. Şimdiye kadar bize diğer ülkelerden gelen yardım 130 milyon dolar.

BM'nin Suriye konusunda kararlı bir adım atmalarını bekliyorum. Kıbrıs konusunda her türlü olumlu adımların atılmasından yanayız. Şimdiye kadar bunu yaptık yapmaya da devam edeceğiz.

Kuzey Kıbrıs cumhurbaşkanı ile yaptığımız görüşmede olumlu adımlar atmaya devam dedik. Ama Rum kesimi olumlu adım atması gerekir.
Türkiye olarak müstakbel tam üye olarak AB'ye büyük katkı sağlayacağımızı biliyoruz. Biz AB'ye yük olmak için değil yük almak için geliyoruz.
Görüşmelerimizde AB ülkelerinde vize serbestisi için imzalar atıldı. Bundan sonra da bunu hızlandıracağız.

Kuvvetler ayrılığı noktasında demokratik ülkelerde hiçbir sorun yoktur. Hukukun üstünlüğü konusunda kimsenin bir sorunu yoktur.
Yargının hem bağımsız hem de tarafsız olması gerekir. Bunu yapmak yasamanın görevidir. Eğer Yürütme ve yasama ile yargı düzelmezse o devlet yargı devleti olur.

"Merkez Bankası'nı tebrik ediyorum"

Yargı bağımsızlığından saparsa sıkıntı olur. Halkın iradesinin üstünde bir güç kabul etmiyoruz. dedi.
Merkez Bankası bağımsız bir kurumdur. Benim alanım ekonomidir. Kendilerini bu karardan dolayı tebrik ediyorum.

"Esed gidince halkın iradesi gelecek"

Öncelikle bu fotoğraflar Cenevre 2 toplantısını olumlu istikamette etkilemesini umuyorum. Bu fotoğrafları görüp de ses çıkmazsa ne zaman adım atılacak. Atılması gereken adımları bize sormamalarını istiyoruz.

Beşar giderse kim gelecek sorusundan bıktık. O giderse halkın iradesi gelecektir. Baas rejimi gittikten sonra iktidara halk gelecek. Şimdiye kadar 150 bin insan öldü. Esed giderse kim gelecekmiş? Bundan kötü olamaz ya. Halkın iradesi gelecek.

İletişim'deki sıkıntı dezenformasyona neden oluyor. Kuvvetler ayrılığı konusunda konuştum. Kuvvetler ayrılığı birbirine tahakküm edemez. Güçlenen bir Türkiye var. Dış mihraklar bunu istemiyor. Ülkemize karşı bazı tertipler içine girdiler ve biz bunu fark ettik." dedi.
Son Güncelleme: 18.02.2015 23:01
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.