26 Şubat 2014 Çarşamba 11:55
Arşivden çıkan gerçek
Sevilay Yükselir Sabah gazetesi'ndeki "Hangisi daha makbul?" başlıklı yazısı..

Başbakan Erdoğan'la oğlu Bilal arasında geçtiği iddia edilen telefon görüşmeleri internete düştüğü sıralarda canlı yayındaydım a haber'de. Tesadüf işte. Ya da İlahi adalet... Konuğum olan hukukçular Kezban Hatemi ve Fidel Okan'la bizim gündemimiz de dinlemelerdi. Dinlemeler konusunda Türkiye'nin geldiği noktayı tartışıyor ve CHP Lideri Kılıçdaroğlu'nun 3 yıl önce... Oda TV Davası'na ait telefon tapelerinin ortaya saçıldığı o dönemde Samanyolu TV'de yaptığı açıklamaları izliyorduk. Aynen şöyle demiş Kılıçdaroğlu: "Kim veriyor bu dinleme kayıtlarını? Bunlar gizli değil mi? Soruşturma gizli değil mi? Bunları veren savcının bu ülkede hesap vermemesi diye bir olay olabilir mi? Kim bu savcı? Hukukun üstünlüğüne inanıyorsak, soruşturma gizliyse, iddianame ortaya çıkmadan bu servisleri yapan kim? Bu nedir biliyor musunuz? CHP'ye karşı bir komplo kurmak istiyorlar!"

Tabii bizim bu kaydı bulup yayınlamamızın asıl nedeni 3 yıl önce dinlemeler konusunda oldukça sert tepki gösteren ana muhalefet liderinin daha iki hafta önce telefon tapeleriyle grup toplantısında yaptığı şovu yani samimiyetsizliğini yüzüne vurmaya çalışmaktı. İşte tam o sırada rejideki arkadaşlar kulağıma CHP Genel Merkezi'nde Başbakan Erdoğan ve oğlu arasında geçtiği iddia edilen telefon kayıtları üzerine olağanüstü toplantı olduğunu üflediler. Şaka gibiydi belki ama az önce izlediğimiz kayıtta hukukun üstünlüğünden, dinleme olaylarının ne kadar rezil bir mesele olduğundan bahseden bir lider partisinin MYK'sını toplamış ve bunun üzerine bir muhalefet belirleme kararı almıştı. Denilecek çok şey var tabii Kılıçdaroğlu'nun bu duruşuyla ilgili ama demeyeceğim artık. Çünkü artık bunu CHP tabanının demesi gerekiyor. CHP'ye oy veren kitlenin sorgulaması gerekiyor. Tabii biliyorum hemen bunun üzerine bana yöneltilecek soru ya da eleştiri şu olacak: "İyi de bu dinlemeler daha önce yapıldığı tarihlerde senin Başbakan'ın nerdeydi? O zaman niye şimdilerde 'paralel paralel' deyip yerden yere vurduğu adamlara 'durun' demedi!"

Bakın... Başbakan'a bu paralel yapı ve kötücül ruhlarıyla memlekete verdikleri zararı vaktinde fark etmediği için kızılabilir. Eleştirilebilir ama şu andaki duruşunu kimse sorgulayamaz! Çünkü bu doğru bir duruş. Haklı bir duruş. Sorgulanması gereken, 3 yıl önce telefon dinlemeleri ile alakalı tespitleri, açıklamaları son derece yerinde olan Kılıçdaroğlu'nun geldiği noktadır! Başbakan hatalı davranmıştı geçmişte ama bu hatasını fark etti ve hatasından döndü. Hem de çok radikal ve net biçimde. Alkış! Peki Kılıçdaroğlu? O ne yaptı? Garabete düştü. Peki bu durumda biz kimin yanında olmalıyız? Devletin içine çöreklenip, devletin imkânlarını kullanarak biriktirdikleri belge ve dinlemelerle devlete şantaj yapıp diz çöktürmeye kalkanlara postayı koyan bir liderin mi? Yoksa bu şantajcı çetelerin eline tutuşturduğu malzemelerle tetikçi pozisyonuna düşen diğer bir liderin mi?
Hangisinin cevap verin bana!



video: ahaber
Son Güncelleme: 26.02.2014 12:05
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.