22 Temmuz 2015 Çarşamba 21:35
Arınç: Sınırda fiziki güvenlik sistemi kurulacaktır
 Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, Bakanlar Kurulu toplantısının ardından basın mensuplarını açıklamalarda bulundu. Arınç, bugün Ceylanpınar'da şehit edilen polislere başsağlığı dileyerek şunları kaydetti; ''Kıdemsiz 2 polis arkadaşımızın, birisi 1 yıllık birisi 5 yıllık, evlerinde uyuyorlarken arkadan ateş edilmek suretiyle şehit edildiklerini biliyoruz. Hem Suruç'ta hayatını kaybedenlere, hem de adıyaman'da şehit edilen uzman askerimize hem de bugün evlerinde alçakça şehit edilen askerlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Polislerimizle ilgili olarak, PKK bağlantısı olduğu bilinen bir oluşum tarafından, bunun bir misilleme olduğu ve katledilmesi olayını üslendiğini biliyorsunuz. Bu oluşumun gerçekten bağlantılı olup olmadığı araştırılıyor. Ama neresinden bakarsak bakalım, bir terör örgütünün işlediği terör suçudur. Bunu yapanlar mutlaka karşılığını göreceklerdir.''

''DEAŞ'UN BULUNDUĞU YERLERE GÖRE EN ACİL YERDEN BAŞLANACAK SINIR GÜVENLİK SİSTEMİ TAKVİYE EDİLECEK''

Arınç, bugünkü Bakanlar Kurulu toplantısında sınırdaki gelişmelerin değerlendirilidiğini söyledi. Kara Kuvvetleri Komutanı Hulisi Akar'ın da toplantıya katıldığına dikkat çeken Arınç, Milli Savunma Bakanlığı'nın sınırdaki terörist geçişlerini engellemek için alınacak tedbirlere ilişkin sunum yaptığını dile getirdi. Bülent Arınç şunları söyledi; ''Bugünkü toplantıda Milli Savunma Bakanımız ve Kara Kuvvletleri Komutanımız ve ilgili üst düzey komutanlarımızın katıldığı bir sunum yaptı. Bu sunumun ismini 'Sınır Fiziki Güvenlik Sistemi olarak kısaltabilirim, önemli bir projeksiyonla anlatıldı. Asıl önemli olan DEAŞ tehdinine karşı teröristlerin geçiş noktalarını engellemek ve bunun için fiziki engellerin alınmasıdır. Sınırda fiziki güvenlik sistemi kurulacaktır. Bununla İçişleri Bakanlığımız kriz bölgelerinde ilave olarak hangi tedbirlerin alınacağına, Suruç'ta yaşananlar, polislerimizin şehit edilmesi üzerine açıklamalarda bulundu. Kara Kuvvetleri Komutanımız Hulisi Akar ve Milli Savunma Bakanımız ile üst düzey askerlerimizin verdikleri bilgilerle, sınır güvenliğimizde risk sıralaması kaçakçılar, sığınmacılar ve teröristlere yöneliktir. Sadece teröristlerin geçişini engelleyecek, insani yardım amaçlı geçişleri kolaylaştırabilecek, yabancı savaşçıların engelleyecek bir çalışma gereklidir. DEAŞ'ı bir tehdit olarak gördüğümüze göre, özellikle onların bulunduğu yerlere göre en acil yerden başlanarak sınır güvenlik sistemimiz takviye edilecektir. Teröristlerin geçiş noktalarının engellenmesi amacıyla ek tedbirler alınacaktır. ''

SİVİL UÇAK ÜRETİMİ

Türkiye'de sivil uçak üretimi konusunda Bakanlar Kurulu'na bilgi verildi. Bundan sonra atılacak adımlar konusunda bilgilendirme yapıldı.

SORU-CEVAP

Güvenli bölge ve uçuşa yasak bölge seçeneği hükümet nezdinde halen masada mı? İncirlik’in açılması için bu şartlar halen geçerli mi?
İki komşu ülkedeki olaylarla ilgili olarak Türkiye’nin tutumu bellidir. Hem IŞİD’e karşı hem de diğer olaylara karşı tavrımız en başından beri belli. Türkiye’de bir algı operasyonu var. Son yaşadığımız olaylardan sonra yanlış algıların, Türkiye’de oluştuğunun farkındayız. Propoganda amaçlı fevkalade etkili bir kampanya yürütülmektedir. Son derece alçakça bir kampanyadır. Türkiye için IŞİD lanetli bir terör örgütüdür. Terörün her türüyle olduğu gibi IŞİD’le mücadeleye de kararlıyız. Türkiye, uluslararası koalisyonda yerini almıştır. Bu koalisyon hava harekatı yapmaktadır. Türkiye, bu konuda üzerine düşeni yapmaktadır. Fakat etkili ve sonuç alıcı olması için uçuşa yasak bölge talebimiz vardır.

TÜRKİYE HAKKINDAKİ İDDİALAR

"(DAEŞ'e karşı Türkiye Hükümeti yeterli mücadeleyi yapmıyor) algısı üzerinden propaganda amaçlı, fevkalade etkili bir kampanya yürütülmektedir. Bu alçakça bir yalandır. Hiçbir noktası doğru değildir. DAEŞ, Türkiye'nin lanetlediği bir terör örgütüdür. Ülkemiz terörün her türüyle olduğu gibi bu terör örgütüyle de mücadele etmeye kararlıdır"
"1 Ocak 2015'ten bu yana şu an itibarıyla 600'e yakın kişi DAEŞ terör örgütü ile bağlantılı olabilecekleri şüphesiyle gözaltına alınmıştır. Bunlardan 102'si tutuklanarak cezaevine gönderilmiştir. Temmuz 2015 tarihinden itibaren Suriye'de radikal tabir edilen gruplara katılım bin civarındadır. DAEŞ'e katılanları kastediyorum. PYD'ye katılanların sayısı da bin 500, 2 bin civarındadır."

KOALİSYON GÖRÜŞMELERİ

Dünkü MYK-Bakanlar ortak görüşmesinde koalisyon görüşmeleri konuşuldu. Seçim sonuçları açıklandığından itibaren Sayın Başbakan pozitif bir çalışma yürütmüştür. Bizim bu çalışmalarımız siyasi partiler ve kamuoyu tarafından olumlu karşılanmıştır. Bizim önceliğimiz hükümet kurma görevi. Milletimiz bir karar verdi. Milletimiz koalisyon kurmamızı istedi. Biz buna karşı duramayız. Bu saygısızlıktır. Bunu hangi parti düşünürse millete karşı saygısızlıktır. Dolayısıyla çok iyi niyetle hükümet kurma çalışması birinci aşamasıdır. CHP ile görüşmeler sürüyor."

"AK Parti'nin tavrı bellidir. Ömer Çelik ve Haluk Koç belli bir günde görüşmelerini devam ettirecektir."

CHP'NİN ULUSAL YAS İLANI ÇAĞRISI

CHP ulusal yas ilan edilmesi konusunda yasa teklifi etmiştir. Bu olayla ilgili ulusal yas ilan edilmemiştir. Ama gerekenler yapılmıştır. Yas ilan edilmenin karşılığının verildiğini düşünüyoruz. CHP bu teklifiyle olmayacağını düşünüyor olmalı. TBMM tatilde çünkü şimdi. Komisyonlarda da yapılamayacaktır. Ulusal yas ilan edilmesi, her olayda yapılırsa anlamını kaybeder diye düşünüyorum.

DEMİRTAŞ'IN ÇAĞRISI

Demirtaş'ın 110 kişi il TBMM ile toplantıya çağrılır ama en az 184 kişiyle açılır. Bunun karşılığını görmemiz lazım. Biz hükümet olarak olağan üstü toplantı çağrısına fayda görmüyoruz. Siyasi partiler arasında tartışmalar çıkabilir.

Ben Demirtaş'a, Sayın Başbakanımızın sunduğu ortak deklarasyon çağrısını önermek istiyorum. Terör bir insanlık suçudur. Kim yaparsa yapsın lanetlemesi gerekir. CHP'den olumlu yanıt aldık. MHP de olumlu tavır sergileyebilir. HDP'nin de imza atmasını umarım. Bu onlar için olumludur. Sayın Demirtaş'ın deklarasyona imza koyması Türkiye partisi olduklarını gösterir. Ne kadar kaçarlarsa üzerilerindeki yaftayı ömür boyu taşımış olacaklardır.

ÇÖZÜM SÜRECİ

Eylemleri yapanlara acımasız bir şekilde karşılığı verilecektir. Rasyonel bir şekilde devam edecektir. Ama silahtan örgütlerin arınması gerekir. Çözüm süreci teröre izin vereceğimiz anlamına gelmez. Eylemlere fırsat verilmeyecektir.

AK Parti tek başına hükümet kuramıyor. Her iki partinin de çözüm sürecine itirazları olmuştur. MHP kategorik olarak reddetmiştir, CHP de zaman zaman karşı çıkmıştır. Hükümet kiminle kurulursa kurulsun, çözüm süreci rasyonel bir şekilde ele alınmaya ihtiyacı vardır. Bir siyasi parti silahtan yana tavır almamalıdır. HDP'nin örgütle iç içe geçmiş olduğu görülüyor. Eş Başkan PKK'nın yan örgütlerine sırtını dayadığını ifade etmesi bir partinin genel başkanına yakışmaz. Hükümeti suçlayacakları yerde olayın faillerinin bulunmasını istemeleri gerekir."

Suruç'taki güvenlik önemleri

Can güvenliğini sağlamak için tüm tedbirleri almalıyız. Asker bölgesiyse TSK, polis bölgesiyse emniyet. Vatandaşın güvenliği için her şey yapılıyor.

Suruç Belediyesi'nin kültür merkezine belediyenin etkinlikleri yapılmaktadır. Polis arama yapalım dediğinde, polisi istemiyoruz demişlerdir. Taraf Gazetesi duysun diye söylüyorum. Sonunda o grubun içine giren birisi eylem yapmıştır. Düşünebiliyor musunuz? O insanların aralarına birinin karıştığını fark edememiştir. İlk aramada olmayan kişi, nasıl kültür merkezine girmiş. Bakınız Suruç Belediyesi'ne ait Amara Kültür Merkezi'nde güvenlik kameralarının olduğu ama 10 aydır çalışmadığı söyleniyor. Belediye arama yapılmasına izin verilmiyor."
Son Güncelleme: 22.07.2015 21:37
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat!.. Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.