31 Aralık 2013 Salı 14:25
42 ilde darbe planı!
Devlet içindeki paralel yapılanmanın, 17 Aralık'ta gerçekleştirdiği "darbe" girişiminin kodları çözülüyor. Derin operasyonu mercek altına alan istihbarat raporu, hükümetin zamanında refleks göstererek ikinci dalgasını engellediği girişimin, kamuoyuna yansıyandan çok daha büyük çaplı bir "yıkım" hedeflediğini ortaya çıkardı.

Başbakanlık'a sunulan raporda, kolluk ve yargıdaki paralel yapının, 25 Aralık tarihinden itibaren art arda gelen ve aralarında İzmir, Kayseri, Isparta, Gaziantep ve Şanlıurfa'nın da bulunduğu 42 ili kapsayan operasyonlar için harekete geçtiği net ifadelerle belirtildi.

HAZIRLIK 2010'DA BAŞLAMIŞ

Savcı Muammer Akkaş'ın talimatını verdiği ikinci dalga operasyon gerçekleşseydi, aralarında AK Partili birçok belediye ve il başkanı, 2023 Türkiye vizyonunu oluşturan prestij projeleri yürüten işadamları, sanayiciler, ticaret ve sanayi odası başkanları ile bazı Kürt aşiretlerin önde gelen isimlerinin gözaltına alınıp tutuklandağı bir "cadı avı" başlatılacaktı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın masasındaki istihbarat raporunda, paralel yapılanmanın derin operasyonlara yönelik planlamasının 2010 yılında hazırlandığı, bu çerçevede hedef olarak belirlenen belediye başkanı, il başkanı, işadamı, sanayi ve ticaret odası başkanlarının yakın takibinin sağlanması için "suikast" söylenti ve ihbarlarının devreye sokulduğu ve "koruma tahsisi" sağlanarak paralel yapıya bağlı polislerin "yakın koruma" olarak görevlendirildiği vurgulandı.

150 BELEDİYE BAŞKANI YAKIN KORUMADA!

Bu yöntemle 150 civarında belediye başkanına koruma tahsis edildiği ifade edilen raporda, yakın korumalar kanalıyla, dost meclislerindeki sohbetlerden bile cümleler cımbızlanarak, süreç içinde kullanılmak üzere bir havuzda toplandığı, aynı kumpasın bazı işadamları, sanayi ve ticaret odaları başkanları ve AK Partili il başkanları için kurulduğu kaydedildi.

27 İLDE PARALEL YAPININ HÜCRE ŞUBELERİ

Raporda, havuzda toplanan bu verilerin Emniyet istihbaratın datalarında değil, paralel yapılanmanın şube evlerinde biriktirildiği, bu amaçla ülke genelinde 27 ilde paralel şube oluşturulduğu da ifade edildi.

Operasyonlarda, yolsuzluk ve rüşvetin yanı sıra itibarsızlaştırma amaçlı suçlamaların da eklemlenmesinin planlandığı, bunlar arasında "kadın ticareti, uyuşturucu, insan ve tarihi eser kaçakçılığı" gibi suçlamaların da yer alacağı belirtildi.

İLLEGAL YAPIDA 2 BİN RÜTBELİ POLİS

Raporda ayrıca, devlet içindeki illegal yapılanmanın 2 bin rütbeli polis, yüzlerce yargı mensubu, bürokrat, bankacı, akademisyen ve medya kanadına ilişkin bir teşkilata sahip olduğu ve örgütün kendi arasında şifreli iletişim kurduğu da vurgulandı. Yargıdaki yapılanmaya HSYK'daki bir grubun destek verdiği de belirtildi. Derin operasyonun ardından istihbarat birimleri tarafından hazırlanan rapor Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a sunuldu.

KORUMA DEĞİL, TARASSUT

TÜRKİYE genelinde 2010 yılında itibaren "suikast" söylentileri ve ihbarları nedeniyle 150 civarında belediye başkanına polis koruması tahsis edilmiştir. Bu polisler, belediye başkanlarını korumadan çok adeta tarassut altına almışlardır. Başkanların ikili görüşmelerinde bile "can güvenliği" bahanesi ile bulunan korumalar, dost meclislerindeki sohbetlerden bile bazı cümleler çıkartarak, bir havuzda toplanmasını sağlamışlardır. Aynı kumpası bazı işadamları, sanayi ve ticaret odaları başkanları için de kurulmuştur.

DATALAR ŞUBEDE!

HAVUZDA toplanan veriler, paralel devlet yapılanmasının il ve ilçelerdeki sorumlusuna kullanım amaçlı olarak aktarılmış ve başkanlara şantaj aracı olarak kullanılarak kimi ihalelere müdahale edilmiş, bazı ihalelerin paralel yapılanmanın kurduğu şirketlere yönlendirilmesi amaçlanmıştır. Toplanan veriler, Emniyet İstihbarat'ın datalarında değil, paralel polis yapılanmasının yurt sathındaki şubelerinde biriktirilmiştir. Bu datalar örgütün sivil, akademisyen ve medya üyelerin tarafından değerlendirilerek dosyalanmıştır.

MİT KRİZİNİN ARDINDAN

25 Aralık tarihinden itibaren 42 ili kapsayacak şekilde genişletilmesi planlanan operasyonla Hükümet'in yıkılması hedeflenmiştir. Paralel devletten emir alan çok sayıda savcı ve emniyet müdürünün, üstlerine haber vermeden çok gizli yürüttüğü soruşturma, 7 Şubat 2012 tarihli MİT krizinin hemen sonrasında uygulamaya konulmuştur. Operasyonun genişletilmesi planlanan iller arasında İzmir, Kayseri, Isparta, Gaziantep, Ağrı ve Şanlıurfa'da yer almaktadır.

ÇÖZÜM SÜRECİNE DARBE

DOĞU ve Güneydoğu'da sınır illerinde bulunan ve çözüm sürecini destekleyen bazı köklü ve büyük Kürt aşiretlerinin de önde gelenlerinin "kayıt dışı sınır ticareti, uyuşturucu ve insan ticareti ile mazot kaçakçılığı" suçlamaları ile tutuklatıp çözüm sürecine başka bir yönden de darbe vurulması planlanmıştır.

AKŞAM
Son Güncelleme: 18.02.2015 23:01
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
<strong>Dikkat!</strong> Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
cigdem-akgul@hotmail.com 3 yıl önce

Başbakan,bu hükumet dualarla yürüyor diye boşuna demedi,insanlık tarihi boyunca haktan ve doğruluktan yana olanlar,zulümlerle karşılaşmıştır.Devletimizin ve milletimizin bekası için,kardeşliğimizin devamı için,zalimin zulmünden sana sığınıyoruz Allah'ım,sen ülkemizi,devletimizi,milletimizi ve başbakanımızı koru,onları da ıslah eyle,ıslahları mümkün değilse şerlerini bizden def eyle amin...

Avatar
e akca..ea1893@mynet.com 3 yıl önce

istediğiniz kadar yalanlayın biz mesajı aldık hayal kırıklığına ugradık resmen arkamızdan vurulduk,bu saatten sonra ha chp ha cemaat.yazıklar olsun 60 yıllık nur hareketinin saygınlığına leke sürüldü...yazıklar olsun

Avatar
Bilal demir 3 yıl önce

Aslında bu olayları değerlendirmeden önce geçmiş tarihimizde yapılan, Türkiye'nin büyümesine kırbaç vuran o zihniyetsiz kural tanımayan darbe rejimlerini hatırlamak lazım. Aynı dizi senaryolarını her dönem farklı aktrislerde tekrarlayan o dizinin yapımcıları yine Türkiye'de gösterime sundu. Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana gösterimden düşürmeyen yapımcıları ve onlara desdeğini hiç esirgemeyen Türk asıllı yönetmenleri yine matinaya uyarmamış olsada hesaplamadıkları bir şey vardı artık. Bu millet aynı küllahta Mısır yiyip aynı sinemada aynı filmleri izlemeye usandı ve bıktı artık. Artık kimse patlamış Mısır yemezzz.